Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
+90 212 210 00 33 - 210 55 88
  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

Zamanaşımı Gerekçesiyle Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Hakkına Kısıtlama Mümkünmü(E-Yaklaşım)

ANASAYFA  /  MAKALELER  /  VERGI  /  Zamanaşımı Gerekçesiyle Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Hakkına Kısıtlama Mümkünmü(E-Yaklaşım)

                                                                                                                                         

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK                                                                                                             

VE DENETİM TİC. LTD. ŞTİ.

 

Dr. Yusuf İLERİ
E-Yaklaşım / Nisan 2011 / Sayı: 220

 

ZAMANAŞIMI GEREKÇESİYLE TARHİYAT ÖNCESİ UZLAŞMA HAKKINA KISITLAMA MÜMKÜN MÜ ( E - YAKLAŞIM )
I- GİRİŞ
Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Yönetmenliğinin 9. maddesinde zamanaşımı gerekçe gösterilerek mükelleflere tarhiyat öncesi uzlaşma kapısını kapalı tutan hükümler mevcuttur. Yönetmeliğin dayanağı olan Vergi Usul Kanunun Ek Madde 11’de yer almayan bu sınırlamalar, makalemizin konusunu oluşturmaktadır.
II- UZLAŞMA
A- TARHİYAT SONRASI UZLAŞMA
Uzlaşma hükümlerinin vergi sistemi içinde uzun bir geçmişi vardır. 1963 yılında 205 sayılı Kanun ile VUK eklenen bu hükümler vergi ve cezaya muhatap olanlara bunların tutarları hakkında Vergi idaresi ile uzlaşma imkânı getirmiştir. Bugün de yürürlükte olan bu Yasa ister bir vergi inceleme raporuna dayansın isterse takdir komisyonu kararına göre yapılsın bütün tarhiyatlar için uzlaşma imkânı sağlamaktadır. Bu şekildeki yirmi iki yıllık bir uygulamadan sonra 1985 yılında ikili bir yapıya geçildi. Sisteme ‘Tarhiyat Öncesi Uzlaşma’ eklendi. Bir vergi incelemesine bağlı olarak bulunan matrah/vergi farkları için rapordan sonra tarhiyattan evvel uzlaşma istemek mümkün hale getirildi. Bu yeni yapılanmanın ismi ‘Tarhiyat Öncesi Uzlaşma‘ olunca, bidiyatakinin ‘Uzlaşma ‘ olan ismi değişmediği ve aynen korunduğu halde; gerek Öğretide ve gerekse Vergi İdaresi ve diğer uygulamacılar tarafından ‘Tarhiyat sonrası uzlaşma‘ olarak ifade edilmeye başlandı.
Uzlaşma VUK’nun Dördüncü Kitabının Üçüncü Bölümünün sonuna eklenen 10 madde ile düzenlenmiştir. Maddeler oldukça ayrıntılıdır. Kabul etmek gerekir ki tarhiyat sonrası uzlaşmaya ilişkin düzenlemelerde bir istikrar oluşmuştur. Bunun nedenlerinden biri temel düzenlemelerin yasa ile yapılmış olması diğeri ise uygulamanın oldukça uzun bir geçmişe dayanmasıdır.
B- TARHİYAT ÖNCESİ UZLAŞMA
Tarhiyat öncesi uzlaşma VUK’nun ek madde 11’de (tek madde olarak) düzenlenmiştir. Kapsama alanı vergi incelemesine dayanılarak tarh edilecek vergilerle kesilecek cezalardır. VUK’nun 359. maddesinde yazılı fiillerle meydana çıkan matrah/vergi farkları uzlaşma kapsamı dışında tutulmuştur. Madde tarhiyat öncesi uzlaşma yaptırma yetkisini Maliye Bakanlığına vermiştir. Bakanlık bu yetkisini bir yönetmelikle düzenleyecektir. Uzlaşmaya varılan hususlar hakkında dava açılamayacağı ve hiçbir mercie şikâyet edilemeyeceği uzlaşmanın tabii koşulu sayılmıştır. Kanunun 112 maddesinde belirtilen gecikme faizinin alınacağı teyit edilmiştir. Tarhiyat sonrası uzlaşma kapısının kapalı olduğu durumlar belirtilmiştir.
Tarhiyat öncesi uzlaşamaya ilişkin Kanun’daki hususlar ana hatlarıyla böyledir. VUK’nun tarhiyat sonrası uzlaşma ile ilgili hükümlerine herhangi bir yollama yapılmamıştır. Tarhiyat sonrası uzlaşmaya ilişkin hükümler ile tarhiyat öncesi uzlaşma arasında Kanunda herhangi bir bağlantı kurulmamıştır. Bu iki organ tamamen birbirinden ayrı ve bağımsız yapılandırılmıştır.
III- TARHİYAT ÖNCESİ UZLAŞMA HER ZAMAN İSTENEBİLİR Mİ?
Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Yönetmenliğe göre tarhiyat öncesi uzlaşmaya iki şekilde gidilmektedir. Diğer bir ifadeyle uzlaşma merasimi iki şekilde başlayabilmektedir. Bunlardan birincisi ’talep’, diğeri ise ’davet’tir. Talep mükellef tarafından, Vergi İdaresine; davet ise vergi inceleme elemanınca, mükellefe yapılmaktadır. İnceleme doğrudan mükellef nezdinde yapılıyorsa talep, mükellefin bilgisi dışında yapılıyorsa davet söz konusudur.
Yönetmenliğin 8. maddesi ’Uzlaşma Talebi’ başlıklıdır. Maddeye göre ’Uzlaşma için nezdinde inceleme yapılan kimsenin (?) yazılı olarak incelemeyi yapan elemana veya bağlı bulunduğu ekip veya grup başkanlığına başvurması şarttır. Talebin inceleme tutanağında yer alması da yeterli görülmüştür.’ Yönetmenliğin 11. maddesi ise ’Uzlaşmaya Davet’ başlığını taşımaktadır. Davet, mükellefin bilgisi dışında yapılan incelemelerde söz konusudur. Maddeye göre, ’Harici bilgilere dayanılarak, mükelleflerin bilgisi dışında yapılan incelemelerde, inceleme elemanı herhangi bir taahhüt altına girmeksizin, muhatabı, uzlaşma talebinde bulunmaya davet edebilir.’
Uzlaşmaya davet keyfiyeti ile uzlaşma müzakeresinin yapılacağı yer ve tarih muhatabına bir yazı ile uzlaşma gününden en az on beş gün önce tebliğ olunur.
Tarhiyat öncesi uzlaşma hakkına sınırlama getiren hüküm Yönetmenliğin 9. maddesinde düzenlenmiştir. ’Uzlaşma Talep Süresi’ başlıklı bu madde aynen şöyledir:
’Nezdinde inceleme yapılan kimseler incelemenin başlangıcından, inceleme ile ilgili son tutanağın düzenlenmesine kadar geçen süre içerisinde her zaman uzlaşma talebinde bulunabilirler.
Bu Yönetmeliğin 11. maddesine göre inceleme elemanlarınca yapılacak uzlaşmaya davet hallerinde ise, davet yazısının tebliğ tarihinden itibaren en geç on beş gün içerisinde uzlaşma talebinde bulunabilir. Şu kadar ki incelemenin sonuçlandığı tarihte tarh zamanaşımının sona ermesine üç aydan az bir zaman kalması halinde mükellefe tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunup bulunmadığı sorulmaz ve tarhiyat öncesi uzlaşmaya davet edilmez.’ Dikkat edilirse uzlaşma talep süresi için iki kıstas getirilmiştir. Bu kıstaslar incelemenin mükellef nezdinde ya da mükellefin bilgisi dışında gerçeklemesine göre değişmektedir. Yönetmeliğin 8. maddesinde belirtilen doğrudan mükellef nezdinde yapılan incelemelerde, inceleme süresince her an uzlaşma talep etmek mümkündür. Buna karşın Yönetmeliğin 11. maddesinde açıklandığı şekilde mükellefin bilgisi dışında yürütülen incelemelerde ise uzlaşmaya davet süresine önemli bir kısıtlama getirilmiştir. Şu halde mükellef nezdinde yapılan incelemeler ile mükellefin bilgisi dışında yapılan incelemelere açıklık kavuşturmak gerekecektir.
A- VERGİ HUKUKUNA GÖRE MÜKELLEF NEZDİNDE YAPILAN İNCELEMELER
Vergi incelemesine ilişkin kurallar, VUK’nun 134 ila 141. maddelerinde düzenlenmiştir. Belirtmek gerekir ki vergi incelemesinin mükellefin nezdinde yapılması temel kuraldır. VUK’nun 137. maddesinde ’Bu Kanuna ve diğer vergi kanunlarına göre defter ve hesap tutanlar ile evrak ve vesikaları muhafaza ve ibraz etmek mecburiyetinde olanlar vergi incelemesine tabidirler.’ denilmiştir. Maddede sözü edilen defter ve belgelerin mükellef nezdinde olduğu açıktır. Şu halde vergi incelemesi demek, defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak demektir, bu da mükellefin inceleme hakkında bilgilenmesi demektir. Yine bir vergi inceleme aracı olan ve Kanunun 134. maddesinde sözü edilen fiili envanter, ancak mükellefin işyerinde yapılabilir. Filli envanter gibi önemli vergisel sonuçlar doğurabilen bir çalışmanın mükellefin bilgisi dışında gerçekleşmesi hem düşünülemez hem de sağlıklı sonuçlar vermez. Kanun’un 139. maddesinde, incelemenin esas itibariyle incelemeye tabi olanın işyerinde yapılacağı belirtilmiştir. Maddeye göre, memuriyet adresinde yapılacak incelemeler de mükellefin rızasına tabidir. İnceleme ister mükellefin işyerinde yapılsın isterse inceleme elemanının memuriyet adresinde yapılsın her iki durumda da vergi incelemesi tabii olarak mükellefin bilgisi dahiline girecektir. ’İncelemede Uyulacak Esaslar’ Kanun’un 140. maddesinde açıklanmıştır. Bu esaslara uyulmuş sayılmanın asgari koşulu, incelemeye tabi olan şahsı bilgilendirmekten geçmektedir. Ezcümle maddenin birinci bendinde incelemeye tabi olana, işe başlamadan evvel incelemenin konusunun açık olarak izah edileceği, ikinci bendinde nezdinde inceleme yapılanın rızasını gerektiren resmi çalışma saatleri dışındaki çalışmalar ile üçüncü bendindeki inceleme bittiğinde bunu gösteren belgenin nezdinde inceleme yapılana verilmesi belirtilmiş ki bütün bunlar mükellefle müştereken yapılacak işlerdir. Kanun’un 141. maddesinde belirtilen inceleme tutanaklarının birer nüshasının mükellefe veya nezdinde inceleme yapılan kimseye bırakılması mecburiyetini yerine getirmenin olmazsa olmazı, yine mükellefi bilgilendirmekten geçmektedir. Kanun’un 142 ila 147. maddelerinde sözü edilen aramalı incelemelerde de mükellefin inceleme sürecine dahil edilmesi temel ilkedir.
B- MÜKELLEFİN BİLGİSİ DIŞINDA YAPILAN İNCELEMELER
Mükellefin bilgisi dışında inceleme yapılacağına ilişkin bir kural Vergi Usul Kanunu’nda yer almamıştır. Daha açık bir ifade ile Yönetmenliğin 11. maddesinde geçen ’Harici bilgilere dayanılarak, mükelleflerin bilgisi dışında yapılan incelemeler’ bir yasa kuralı değildir. Gerçi Kanunun incelemenin yapılacağı yeri gösteren 139. maddesinde işin terk edilmesi nedeniyle incelemenin ’yerinde’ yapılması imkânsızlığından söz edilmiştir. Ama bu durumda da temel yaklaşım mükellefe ulaşmak ve inceleme hakkında mükellefi bilgilendirmektir. Vergi incelemesi özelliği itibariyle ta başından sonuna kadar muhatabın bilgisi dahiline giren bir süreçtir. Şu halde Yönetmelikteki ’mükellefin bilgisi dışında yapılan incelemeler’ ifadesi, fiili bir bir durumu açıklamaya çalışmaktadır. O halde Yönetmeliğin maksadını irdelemek gerekecektir
Yönetmelikteki ifadede iki mana çıkmaktadır. Birincisi inceleme elemanı tüm çabasına rağmen mükellefe ulaşamamıştır. Çünkü Yönetmelikte Harici bilgilere dayanılarak yürütülen incelemelerde söz edilmektedir. Ulaşılamayan bir mükellefi uzlaşmaya davet etmenin bir yararı olamaz. Hem zaten ulaşılamayan bir kişiye soru sormak onu uzlaşmaya davet etmek mümkün değildir.
İkincisi ise mükellefe ulaşmak mümkündür ancak incelemenin selameti ve amme alacağını tehlikeye sokmamak için inceleme Harici bilgilere dayanılarak mükelleflerin bilgisi dışında yürütülmüştür; sıra mükellefi bilgilendirmeye ve uzlaşmaya davete gelmiştir. Nitekim Yönetmelikteki şu hüküm ancak böyle bir önerme ile bir anlam kazanabilir.
‘Şu kadar ki incelemenin sonuçlandığı tarihte tarh zamanaşımının sona ermesine üç aydan az bir zaman kalması halinde mükellefe tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunup bulunmadığı sorulmaz ve tarhiyat öncesi uzlaşmaya davet edilmez.’
Hüküm açıkça inceleme elemanına mükellefe şunu sorma şu daveti yapma demektedir. Bu kişinin ulaşılan ve hatta huzurdaki bir kişi olduğu açıktır.
IV- YÖNETMELİK MÜKELLEF HAKLARINI KISITLIYOR MU?
Yönetmeliğin bu hükümlerinin sadece vergi inceleme elemanlarını bağladığı mükellef haklarına bir halel getirmediği düşünülebilir. İlk bakışta bir mükellefe ve sanki ulaşılamayan bir mükellefe tarhiyat öncesi uzlaşma hakkı olduğunun hatırlatılmamasından ibaretmiş gibi anlaşılmaktadır. Bu durumda, mükellefin haklarını bilmek durumunda olduğu, en azından bir meslek mensubundan yardım alarak haklarını takip edebileceği sonucuna varılır ki bu açıdan bakıldığında Yönetmeliğin mükellef haklarını kısıtlamadığı yargısına varılır. Nitekim bu yönde yapılan değerlendirmeler vardır. Yönetmelikteki bu hükümle yapılacak tarhiyatın mükelleflere tebliğinin bir şekilde yapılamamasının önüne geçilmesi ve bu suretle kamu alacağının tehlikeye düşmesinin önlenmesi amaçlanmıştır. Kanaatimize göre bu hüküm mükelleflerin bilgisi dışında yapılan incelemelerde olduğu gibi yalnızca inceleme elemanının bu dönemde mükellefin tarhiyat öncesi uzlaşma isteyip istemediğini sorma veya davet etme mecburiyetini ortadan kaldırır. Yoksa mükellefin bu dönemde inceleme elemanı sormadan veya davet beklemeksizin tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunup uzlaşmadan yararlanma hakkı vardır. Ancak konuyu açacak ve aydınlatacak sorular vardır: Mükellef uzlaşma talep ederse ne olacaktır? İnceleme elemanı mükellefin tarhiyat öncesi uzlaşma talebini tutanağa geçirecek midir? Kendisine uzlaşma için gün verecek midir? Maddede buna engel bir hükme yer verilmemiştir. Ancak mükellefin uzlaşma talep etmesi halinde bu talebin tutanağa geçirileceğine dair bir hükme de yer verilmemiştir. Esasen önemli olan nokta da budur. Çünkü mükellefe uzlaşma hakkının hatırlatılmaması ve tutanağa geçirilmemesine gerekçe yapılan zamanaşımı gibi hassas bir konudur. Yönetmelik diyor ki ’incelemenin sonuçlandığı tarihte tarh zamanaşımının sona ermesine üç aydan az bir zaman kalması halinde mükellefe tarhiyat öncesi uzlaşma’ yapılması ve buna ilişkin merasimin tamamlanması kamu alacağını tehlikeye sokabilir. Yani tarhiyat öncesi uzlaşmanın herhangi bir nedenle temin edilememesi veya uzlaşmaya varılamaması halinde vergi ve/veya ceza ihbarnamelerinin mükellefe tebliği bir risk içerir. Kısaca Yönetmelik tarh zamanaşımının sona ermesine üç aydan az bir zaman kalması halinde mükellefe tarhiyat öncesi uzlaşma hakkını hatırlatmayı dahi sakıncalı görmektedir. Mükellefe yasal uzlaşma hakkını hatırlatmakta mesafeli duran bir yaklaşımın mükelleften gelecek talebe sıcak bakmasını, bu talebi tutanağa geçirmesini ve tarhiyat öncesi uzlaşmayı gerçekleştirmesini beklemek zordur. Uygulamada da yapılan budur.
Elbette kamu alacağının güvence altına alınması önemlidir. Tarh zamanaşımının sona ermesine üç aydan az bir zaman kalması halinde tarhiyat öncesi uzlaşma konusunda bazı özel tedbirlere ihtiyaç duyulabilir. Belli ki tarhiyat öncesi uzlaşmaya ilişkin VUK’nun Ek Madde 11 hükmünde bir yetersizlik vardır. Zamanaşımı söz konusu olduğunda hem mükellef haklarını hem de kamu alacağını güvence altına alacak bir düzenleme yapılmamıştır. Yönetmenliği düzenleyenlerin oldukça dikkatli davranarak bu eksikliği fark ettikleri açıkça anlaşılmaktadır. Ancak bu eksiklik Yönetmelikle ve uzlaşmaya kısıtlama getirilecek şekilde giderilemez. Bu normlar hiyerarşisine aykırıdır. Mükellefin yazılı talebine rağmen uzlaşmaya davet edilmemesi tarhiyat aleyhine açılacak bir davada ileri sürülmesi, tarhiyatın hükümsüzlüğü sonucunu doğurabilir. Şu halde zamanaşımı kaygısıyla tarhiyat öncesi uzlaşmaya sınırlama getiren Yönetmelik hükümlerinin Hazine yararına da olduğu söylenemez. Yasa ile bir sınırlama getirilmediği sürece; ister zamanaşımı olsun, ister başka bir sebep olsun, çözüm uzlaşma müessesini daha etkin ve hızlı çalıştırmada aranmalıdır.
Danıştay mükellefin tarhiyat öncesi uzlaşma talebini, yasal düzenlemeye göre yerine getirilmesi zorunlu olan idari bir görev görmektedir. İncelememize konu olan Yönetmelik hükmüne tam uymasa da büyük benzerlikler içeren bir Danıştay kararı bulabildik. Danıştay kararına konu olan uyuşmazlıkta; 1991 yılı işlemleri incelen bir şirket hakkında düzenlenen inceleme tutanağına mükellefin tarhiyat öncesi uzlaşma talebi geçmiştir. Uzlaşma görüşmesinin 20.12.1996 günü saat 14.00’de yapılacağı hususu mükellefe bildirilmiş, ancak inceleme elemanı tarafından aynı gün ve saatte başka bir vergi dairesine bağlı mükelleflerin uzlaşma görüşmesinin yapılacağının saptanması nedeniyle uzlaşma görüşmesinin 27.12.1996 tarihine alındığı yükümlü şirkete bildirilmiştir. Mükellefin 27.12.1996 günü uzlaşma komisyonuna başvurmasına karşın 20.12.2996 tarihinde uzlaşmaya gelmediği gerekçesiyle uzlaşmanın temin edilemediğine ilişkin 27.12.1996 günlü tutanak tutulmuştur. İdari Yargılama Usulü Kanun’un 54. maddesinde belirtilen Kararın Düzeltilmesi istemi kapsamında incelenen olayda Danıştay Onbirinci Dairesi’nin Kararı’nda şu görüşlere yer veriyor:
‘Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Yönetmeliği dikkate alındığında tarhiyat öncesi uzlaşma talebinin karşılanması gerekeceği, aksi halde yasada öngörülen prosedürün tamamlanmaması ve yönetimin yerine getirmek zorunda olduğu idari hizmetin gereği gibi işlememesi nedeniyle yükümlü şirkete izafe edilmeyen nedenlerle yasal bir haktan yoksun kalınması sonucunu doğuracağı, bununda hukuki güvenlik ilkesiyle bağdaşmayacağı, bu durumda olayda tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunan yükümlü şirketten kaynaklanmayan nedenlerle uzlaşma görüşmesi gerçekleşmediğinden yasa ile tanınan bir haktan yoksun kalındığı hususu göz ardı edilerek, yasal prosedür tamamlanmadan yapılan cezalı tarhiyatın (?) düzeltilmesi istenmektedir. (?) Düzeltme isteminin reddine (?) oybiriğiyle karar verildi.’
Dikkat edilirse Danıştay çözümlemesine konu olan uyuşmazlıkta vergi incelemesi tarh zamanaşımının son üç ayı içerisinde tamamlanmıştır. Yazımıza da zamanaşımının son üç ayı içerisinde neticelendirilen vergi inceleme raporlarına bağlı tarhiyat öncesi uzlaşma talepleri incelenmektedir ki bu yönüyle ele aldığımız konu ile Danıştay kararına konu olan olay örtüşmektedir. Kararın Yönetmeliğe göre farklılık gösteren tarafı ise, tarhiyat öncesi uzlaşma talebinin vergi inceleme tutanağına geçmesidir. Ancak bu olayda uzlaşma talebinin, inceleme tutanağına Yönetmenliğe rağmen yani yanlışlıkla geçilmiş olduğu kanaatine varmaktayız. Nitekim uzlaşma görüşmesi yapılmaması için gösterilen gerekçeler, bir yanlışlığın düzeltilmesine ilişkin çabalar gibi görülmektedir. Danıştay’ın kararı net bir çözümlemeye imkân vermese de bazı soruları biçimlendirebilir. Danıştay tarhiyat öncesi uzlaşma talebi karşılanmayan mükellefin yasal bir haktan yoksun edildiği görüşündedir. Yüksek Mahkeme bu haktan yoksun edilmeyi hukuki güvenlikten yoksunlukla eş anlamlı görmekte ve bu durumu bütün bir tarhiyatı ortadan kaldırmaya gerekçe yapmaktadır.
V- ÖN İŞLEMLERDEKİ EKSİKLİKLER
Öğretide uzlaşma konusu ya ’vergi borcunu ortada kaldıran haller’ ya da ’vergi uyuşmazlıklarının idari aşamada çözümlenmesi’ bölümünde ele alınmaktadır. Ancak ’tarhiyat öncesi uzlaşma’ aynı zamanda vergi incelemesinin bir unsurudur. İsminde de anlaşılacağı üzere kronolojideki yeri tarhiyattan evveldir. Vergi incelemesine dayanılarak tarh edilecek vergilerle kesilecek ceza rakamların belirlenmesi açısından yapılan işlemlerdendir. Bunlara ön işlemler denir. Vergi öğretisinde ön işlemler denilince yoklama, inceleme, bilgi toplama gibi eylem ve işlemler anlaşılmaktadır. Tarhiyat öncesi uzlaşma vergi incelemesinin bir unsuru ve tarhiyattan önceki bir aşama olarak uzlaşmanın sağlanması halinde vergi tutarlarının belirlenmesinde uzlaşmanın temin edilememesi veya uzlaşmaya varılamaması halinde yapılacak tarhiyatta belirleyici aşamalarından biridir. Şu halde tarhiyat öncesi uzlaşma işlemlerinde yapılan hukuka aykırılıklar esas işlem olan tarh işleminin hukuka aykırılığı sonucunu doğurur. Ancak ön işlemler bağımsız bir davaya konu edilemezler. Ön işlemlerdeki yanlışlıklar, ancak tarh işleminin mükellefe tebliği üzerine açılan davada ileri sürülebilir. Bu bağlamda tarhiyat öncesi uzlaşmaya ilişkin eksiklik ve yanlışlıklar ancak tarhiyata karşı açılacak bir davada ileri sürülebilir.
VI- TARHİYAT ÖNCESİ UZLAŞMA TALEBİ KABUL EDİLMEYİNCE TARHİYAT SONRASI UZLAŞMAYA GİDİLEBİLİR Mİ?
Yönetmeliğin incelememize konu hükmü mükellefe tarhiyat öncesi uzlaşma kapısını kapatmaya çalışmaktadır. Ancak bu şekilde tarhiyat öncesi uzlaşma kapısı kapatılan mükellefe tarhiyat sonrası uzlaşma kapısı açık mıdır? Vergi Usul Kanunu Ek Madde 11’de, ’uzlaşmanın temin edilememiş veya uzlaşmanın sağlanamaması halinde, verginin tarhından sonra tarhiyat sonrası uzlaşma talep edemezler.’ denilmektedir Tarhiyat öncesi uzlaşma talebi olmayan daha doğrusu inceleme tutanağına geçmeyen bir mükellefin tarhiyat sonrası uzlaşma talebinde bulunabileceği açıktır. Ancak mükellefin yazılı bir müracaatla tarhiyat öncesi uzlaşma talep etmesine karşın incelemenin sonuçlandığı tarihte tarh zamanaşımının sona ermesine üç aydan az bir zaman kaldığı gerekçesiyle tarhiyat öncesi uzlaşmaya davet edilmemesi ya da bu talebine herhangi bir şekilde cevap verilmemesi halinde tarhiyat sonrası uzlaşma hakkı var mıdır?
Vergi İdaresi’nin kendi eylemiyle tarhiyat öncesi uzlaşma hakkı tanımadığı bir mükellefe tarhiyat sonrası uzlaşma kapısını açık tutmaması düşünülemez. Ancak bu her iki yapılanma farklıdır. Birinin diğerinin yerine ikame edilmesi doğru değildir. Aksi görüş yirmi iki yıllık bir uygulamadan sonra tarhiyat sonrası uzlaşmanın ihdasını açıklayamaz.
Tarhiyat öncesi uzlaşma komisyonların teşekkülünde, ağırlık vergi inceleme elemanlarına verilmiştir. Tarhiyat öncesi uzlaşmada belli bir rakamın aşılmasına bağlı olarak bir üst komisyon kurulmamaktadır. Uzlaşılacak rakamlar konusunda bir üst sınır getirilmediği gibi uzlaşma sırasında vergi ve cezada yapılacak indirim konusunda da bağlayıcı bir oran ya da sınır getirmemiştir.
Tarhiyat öncesi inceleme komisyonlarında müzakere edilen raporlar, tabii olarak vergi inceleme elemanları tarafından hazırlanan raporlardır. Raporun hangi komisyona gideceği, raporu düzenleyen inceleme elemanın taşıdığı kimliğe göre belirlenmektedir.
Tarhiyat sonrası uzlaşma komisyonu ise yetki sınırına göre beş guruba ayrılmıştır. Bu komisyonların başkan ve bütün üyeleri idari görevlerden bulunanlardan oluşmaktadır. Uzlaşma komisyonları yetki sınırlarına göre; 1- Vergi Dairesi Uzlaşma Komisyonları, 2- Defterdarlık Uzlaşma Komisyonları, 3- Vergi Dairesi Başkanlığı Uzlaşma Komisyonu, 4 -Vergi Daireleri Uzlaşma Komisyonu, 5- Merkezi Uzlaşma Komisyonu olarak belirlenmiştir.
Komisyonların yetki sınırları vergi tutarı esas alınarak belirlenmiştir. Vergi tutarı arttıkça yetkili uzlaşma komisyonu değişmektedir. Mahalli uzlaşma komisyonlarından merkezi uzlaşma komisyonuna doğru gidilince; hem uzlaşma konusu tutarlar büyümekte, hem de kaldırılan vergi ve cezaların tutar ve oranı artmaktadır. Uygulamada ilçe ve il uzlaşma komisyonlarının vergi aslında indirim konusunda inisiyatif kullan(a)madıkları, buna karşın merkezi uzlaşma komisyonlarının mükellefin beklentilerini karşılayabilecek inisiyatifleri alabildikleri gözlemlenmektedir.
Kapsam açısından da farklılık vardır. Usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları tarhiyat öncesi uzlaşma kapsamına girdiği halde, bu cezalar tarhiyat sonrası uzlaşmanın kapsamı dışında tutulmuştur.
VII- SONUÇ
Tarhiyat Öncesi Yönetmeliğin 9. maddesinin, ilk bakışta zamanaşımının son üç ayı içerisinde biten incelemelerde mükelleflere uzlaşma hakkının hatırlatılmamasıyla sınırlı hükümlere yer verdiği, ancak daha detaylı incelenmesinde bu hükümlerin mükelleflerin uzlaşma hakkına sınırlama getirdiği sonucu çıkmaktadır. Yönetmelikle getirilen bu kural Yasada yer almamaktadır. Bu durumda Yönetmeliğin dayandığı Yasaya aykırı hükümler içerdiği söylenebilir.
Mükelleflerin uzlaşma hakkına sınırlama, tarh zamanaşımının sona ermesine üç aydan az kalması halinde söz konusudur. Kamu otoritesinin vergi alacağını güvence altına almak amacıyla çeşitli düzenlemeler yapması anlaşılır bir durumdur. Ancak vergiye ilişkin temel kuralların yasa ile düzenleneceği Anayasa’da belirtilmiştir. Yasa ile düzenlenmediği sürece, zamanaşımı ve benzeri gerekçeler gösterilerek Yönetmelikle uzlaşma hakkı sınırlanamaz. Bu durumlarda yapılması gereken uzlaşma hakkını sınırlamak değil, tam tersine uzlaşma müessesini daha etkin çalıştırmak olmalıdır.
Danıştay mükellefe izafe edilmeyen nedenlerle uzlaşmanın gerçekleştirilmemesini yasal bir haktan yoksunluk olarak değerlendirmektedir. Hukuki güvenlik ilkesiyle bağdaşır bulmadığı bu durumu, tarhiyatın iptaline gerekçe yapmaktadır. Şu halde Yönetmeliğin uzlaşmaya sınırlama getiren hükümlerinin sadece mükellef haklarının güvenliği açısından değil, Hazine yararı açısından da yeniden ve yasa ile düzenlenmesi gerekmektedir.
Tarhiyat öncesi uzlaşma komisyonu ile tarhiyat sonrası uzlaşma komisyonu farklı hukuksal organlardır. Tarhiyat sonrası uzlaşma kapısının açık olduğu gerekçesiyle tarhiyat öncesi uzlaşma hakkı sınırlanamaz.

 


03.02.1999 tarih ve 23600 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
Ruhi ÖNOĞLU, Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Müessesi ve Ortaya Çıkan Bazı Sorunlar, Vergi Dünyası Dergisi, Mayıs-2009, S:333
Turgut CANDAN-Hüseyin ÇEVİKBAŞ, Vergi Uyuşmazlıklarına İlişkin Danıştay Kararları, Sürekli Yayınlar, Cilt:4/A, VUK-Ek 11
Dn. 11. D.’nin, 22.09.1998 tarih ve E.1998/1096, K.1998/2911 sayılı Kararı.

Doğan ŞENYÜZ-Şükrü KIZILOT-METİN TAŞ-Recai DÖNMEZ, Vergi Hukuku, Yaklaşım Yayıncılık, Ankara 2007, S.143
Nahit KİTİŞ,’ Tarhiyat Öncesi Uzlaşma’, Vergi Dünyası, Ağustos 1989 (sayı:96)
Vergi Hukukunda Uzlaşma,
http://www.legalisplatform.net/ozel_dosyalar/Vergi%20Hukukunda%20Uzla%C5%9Fma.pdf,6.1.2010



Yusuf ileri
27-10-2015 08:43:49
Bu yaziyi indirmek için tıklayınız :   DOWNLOAD PDF

Bizi Takip Edin

  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

© 2015 Tüm Hakları Saklıdır Yusuf ileri

HİZMETLERİMİZ

  • » Bağımsız Dış Denetim Hizmetleri
  • » Vergi ve Tasdik Hizmetleri
  • » Mali Danışmanlık Hizmetleri
  • » Diğer Danışmanlık Hizmetleri
  • » Hukuk Danışmanlığı

ADRES

Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
Şişli/İSTANBUL
Yusuf ileri
2019 © Powered by : KETENCEK I.T