Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
+90 212 210 00 33 - 210 55 88
  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

Yeminli Mali Müşavir Sözleşmelerinin Feshi

ANASAYFA  /  MAKALELER  /  VERGI  /  Yeminli Mali Müşavir Sözleşmelerinin Feshi

                                                                                                                                         

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK                                                                                                             

VE DENETİM TİC. LTD. ŞTİ.

 

Dr. Yusuf İLERİ
Yeni Yüzyıl Üniversitesi
Hukuk Fakültesi
Yeminli Mali Müşavir
Vergi Dünyası Dergisi– 12/2014

 

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİR SÖZLEŞMELERİNİN FESHİ
ÖZET:
Kamusal yönü de olan yeminli mali müşavirlik mesleğinin oldukça büyük bir muhatap
kesimi ile geniş, karmaşık ve ayrıntılı konuları vardır. Böylesi bir alanda kuralların açık ve
anlaşılır olması önem arz etmektedir. Bu nedenlerledir ki, Meslek mevzuatı belli konularda
meslek mensuplarına sözleşme yapmak zorunluluğu getirmiştir. Mesleğin çatı örgütü olan
TÜRMOB ise meslek mensupları için çeşitli sözleşme taslakları hazırlayarak meslek
mensuplarının hizmetine sunmuştur. Bu makalede Meslek mevzuatının sözleşme düzenleme
yükümlülüğü getiren hükümleri, bu hükümlerdeki sözleşme feshine ilişkin kurallar ile
TÖRMOB tarafından yeminli mali müşavirler için hazırlanan “Denetim ve Tasdik
Sözleşmesi” taslağındaki sözleşmenin feshi ile ilgili hükümler incelenmiştir.
Anahtar Kelimeler: Tasdik hizmeti, Sözleşmenin feshi, Sözleşmenin yenilenmek
istenmesi, Haklı neden, Sözleşme serbestisi.
1.GİRİŞ
Yeminli mali müşavirlerce yapılacak tasdik hizmetinin ‘kamu hizmeti” niteliğinde
olduğu Anayasa Mahkemesinin 19.3.1987 tarih ve E:1986/5, K:1987/7 sayılı kararıyla1
belirlenmiştir. Yüksek Mahkemenin bu kararında yapılan diğer bir tespitte “Yeminli mali
müşavirleri sahip oldukları tasdik yetkisi nedeniyle, ‘kamu görevlisi’ sayması”dır2. Yeminli
mali müşavirlik mesleğiyle ilgili günümüzde de geçerli olan son derece değerli tespitlerin
yapıldığı bu kararda “Yeminli mali müşavirler, müşavirlik yaptığı gerçek ve tüzel kişiliklerle
özel hukuk hükümlerine göre sözleşme yapmış ve ücretle çalışan serbest meslek sahibidirler.”
vurgusu yapılmıştır. Belirtmek gerekir ki Anayasa Mahkemesi bu kararında, kararına konu
olan yeminli mali müşavirlikle ilgili düzenlemeleri iptal etmiştir3. Ancak Yüksek
Mahkemenin bu içtihadındaki hükümler kararın akabinde yasallaşan 1989 tarihli Serbest
Muhasebecilik, Serbest Muhasebecilik Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik
Kanununun ruhuna işlenmiştir.
Yeminli mali müşavirlerin gerçek ve tüzel kişilerle kurduğu sözleşmeler bir tarafından
mükellef diğer tarafından yeminli mali müşavir gibi özel hukukun eşit koşullardaki iki kişisi
arasında akdedilmiş hizmet sözleşmeleri olsa da; sözleşmelere konu olan hizmetin mahiyetine
inildiğinde vergi gibi kamu ve devlet yararıyla doğrudan alakalı olan dolayısıyla vergi

 

1 12.11.1987 tarih ve 19632 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
2 Bu kararda “Yeminli mali müşavirlerin ‘memur’ olmadıklarından şüphe yoktur. Çünkü bu kimseler, idarenin daimi ve sabit kamu
hizmetleri kadrosunda yer almış ve bürokratik hiyerarşı içinde bulunan, devletten maaş alan elemanlar değildir.” Denilmiştir.
3Yeminli mali müşavirlik, hukuk ve vergi sistemimize ilk olarak üç maddelik bir paketle 1985 yılında girdi3. 213 sayılı Vergi Usul Kanununa
eklenmek suretiyle yasallaştırılan bir düzenleme Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 81 üyesinin başvurusu sonucu, Anayasa Mahkemesi
tarafından iptal edildi. İptal davasında, ne yeminli mali müşavirlikle ilgili düzenlemelerin bütünü, ne de yeminli mali müşavirliğin
kaldırılması talep edilmişti. Yüksek Mahkeme, kanunla düzenlenmesi gereken hususların, Bakanlar Kurulu’na bırakılmasını, Anayasa’nın
128, 123 ve 7 nci maddelerine aykırı buldu.

 

idaresini de ilgilendiren nazik bir mevzu ortaya çıkmaktadır. Yüksek Mahkemenin mezkur
kararında devlet ve yeminli mali müşavirler arasındaki ilişkiyi bir kamu ilişkisi” görmesi
bundandır. Zira yeminli mali müşavirlere özel hukuk sözleşmesi ile değil, bir kanunla görev
verilmiştir. İşte böylesine kamusal bir alanla iç içe giren bir konuda düzenlenecek sözleşmeler
özel hukukun kapsamına girse de bütünüyle piyasanın inisiyatifine bırakılmamıştır. Bu
nedenledir ki meslek mevzuatı belli konularda meslek mensubuna, iş sahipleri ile sözleşme
yapmak zorunluluğu getirmiş ve bu zorunluluğa uymayanlar için çeşitli müeyyideler
öngörmüştür. Mesleğin çatı örgütü olan Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve
Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) ise meslek mensupları için tek tip
sözleşme örnekleri hazırlayarak meslek mensuplarının hizmetine sunmuştur. TÜRMOB bu
kapsamda yeminli mali müşavirler için “Denetim ve Tasdik Sözleşmesi” örneği hazırlamıştır.
Vurgulamak gerekir ki bu sözleşmeler işleri gereği yeminli mali müşavirler tarafından en
yaygın kullanılanlardandır. Çalışmamızda bu sözleşme örneğindeki fesih ile ilgili hükümler
incelenecektir.
2.YMM’LERİN VERGİ MÜKELLEFLERİYLE SÖZLEŞME KURMASININ
HUKUKİ DAYANAKLARI
2.1.ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİNDEKİ HÜKÜMLER
Yeminli mali müşavirleri sözleşme düzenlemeye zorunlu tutan hükümler Serbest
Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Ve Yeminli Mali Müşavirlerin Çalışma Usul
Ve Esasları Hakkında Yönetmelik’te de düzenlenmiştir4 (kısaca “Çalışma Yönetmeliği”
denilecektir). Bu Yönetmelik 3568 sayılı Kanunun 50 inci maddesi uyarınca TÜRMOB
tarafından hazırlanmıştır.
Yönetmeliğin 24, 25 ve 26 inci maddeleri meslek mensuplarının düzenleyecekleri
sözleşmelerle ilgili hükümleri içermektedir. Yönetmeliğin “Sözleşme Yapılması” başlıklı 24
üncü maddesinde meslek mensuplarının; (a) Defter tutmak, (b) Süreklilik arz eden müşavirlik
hizmetinde, (c) İnceleme, tahlil ve denetim yapmak ve bunlarla ilgili rapor ve benzerlerini
düzenlemek, (d) Yeminli mali müşavirlerin tasdik işlemlerinde sözleşme yapmaları zorunlu
tutulmuştur. Yönetmeliğin 25 inci maddesinde ise bu sözleşmelerde bulunması gereken asgari
bilgilere yer verilmiştir. Maddeye göre sözleşmelerde en az şu hususlara yer verilir: (a)
Tarafların açık adresleri, vergi daireleri ve vergi daireleri sicil numaraları, (b) Yapılacak
işlerin amacı, kapsamı, (c) Tarafların karşılıklı sorumluluk ve yükümlülükleri, (d) Ücret tutarı
ve ödeme şekli, (e) Sözleşme yeri, tarihi ve süresi.
Meslek mensuplarının sözleşme düzenlemek zorunda oldukları işler ile bu
sözleşmelerde bulunması zorunlu olan asgari hususlar bu şekilde belirlendikten sonra
Yönetmeliğin 26 ncı maddesinde sözleşmenin feshine ilişkin hükümler düzenlenmiştir. Bu
madde5 şöyledir.
Taraflar haklı nedenlerle veya karşılıklı rızaları ile aralarındaki sözleşmeyi her zaman
feshedebilirler.
Bu takdirde alınmış olan defter ve belgeler bir ay içinde devir teslim tutanağı
düzenlenmek suretiyle sahiplerine geri verilir. Devir teslim gerçekleşmediği takdirde durum
meslek mensubu tarafından odaya bildirilir.
Tarafların tazminat hakları genel hukuk kurallarına tabidir.
Ücretin ödenmemesi ve meslek mensubuna tevdi edilen belgelerin sağlıklı ve güvenilir
olmaması fesihde meslek mensubunun haklı gerekçesidir.

4 3.1.1990 tarih ve 20391 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
5 21.11.2007 tarihinde değişiklik görerek yürürlüğe giren hali.

Bu hükümler oldukça eşitlikçidir. (1) Her iki tarafa da haklı nedenle sözleşmeyi fesih
hakkı verilmiştir. (2) Karşılıklı rıza halinde sözleşmenin feshinde bir beis yoktur. (3)
Tazminat hakkı genel hukuk kuralları dahillinde her iki tarafa da tanınmıştır. Bir meslek
yönetmeliğinin hassasiyeti olsa gerek ki sadece meslek mensupları yönünde sözleşmenin
feshine dayanak olacak haklı nedenlerin neler olacağı belirlenmiştir. Buna göre ücretin
ödenmemesi ve meslek mensubuna tevdi edilen belgelerin sağlıklı ve güvenilir olmaması
fesihde meslek mensubunun haklı gerekçesidir. Hizmet sözleşmelerinde “Sözleşmeyi
fesheden taraftan, dürüstlük kurallarına göre hizmet ilişkisini sürdürmesi beklenemeyen bütün
durum ve koşullar, haklı sebep” nedenidir. Yönetmeliğe paralel bir bakış açısı ile iş sahibini
sözleşmeyi feshe götürecek haklı nedeni belirleyebiliriz: Meslek mensubunun ilgili
mevzuattan doğan hizmet yükümlülüklerini yerine getirmemesi, noksan ve hatalı yapması iş
sahibi yönünden sözleşmenin haklı nedenle feshine gerekçe olacaktır. İlerideki bölümlerde
açıklanacağı üzere sözleşme fesihlerinde “haklı neden” önemli bir unsurdur. Zira karşılıklı
rıza dışında yani tek taraflı sözleşme fesihlerinde, sözleşmeyi fesih edenin haklı nedeni yoksa
çeşitli yükümlülüklerle karşılaşacağı gibi ayrıca tazminat ödemek durumunda kalabilecektir.
2.2.TASDİK YÖNETMELİĞİNDEKİ HÜKÜMLER
Yeminli Mali Müşavirlerin Tasdik Edecekleri Belgeler, Tasdik Konuları, Tasdike
İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 10 uncu maddesinde de yeminli mali
müşavirleri sözleşme düzenleme zorunluluğu getiren hükümler mevcuttur. Bu hükümler
Yönetmeliğin 10 uncu maddesinde yer almıştır. Maddeye göre yeminli mali müşavirlerce
yaptırılacak tasdik hizmetinin tasdik sözleşmesine bağlanması zorunludur. Maddede tasdik
sözleşmesinde yer alması zorunlu olan hususlara da yer verilmiştir ki, bu hususlar Çalışma
Yönetmeliğinin 25 inci maddesinde sıralanan hususlarla bire bir örtüşmektedir. Maddede,
“Tasdik sözleşmesinin, yazılı gerekçe göstermek şartıyla taraflarca her zaman
feshedilebileceği” vurgusuna yer verilmekle birlikte buna önemli bir istisna da getirilmiştir.
Maddeye göre “Sürekli denetimlerde yıllık beyannamelerin ve buna ekli mali tabloların beyan
edileceği aydan önceki üç ay içinde tasdik sözleşmesi feshedilemez.” Bu kuralı açacak
olursak mevzuatımızda tasdike tabi yıllık beyannameler gelir vergisi ve kurumlar vergisi
beyannameleridir. Bir takvim yılına ait yıllık gelir vergisi beyannamesi izleyen yılın Mart
ayının başından yirmibeşinci günü akşamına kadar verilmektedir (GVK md. 92). Kurumlar
vergisi beyannamesi ise, hesap döneminin kapandığı ayı izleyen dördüncü ayın birinci
gününden yirmibeşinci günü akşamına kadar (Nisan ayına tekabül etmektedir) verilir (KVK
md. 14/3). Bu durumda bu beyannamelerin beyan edileceği aydan geriye doğru gidersek gelir
vergisi beyannameleri beyannamenin verilmesinden önceki Aralık, Ocak ve Şubat aylarında
kurumlar vergisi beyannamesi ise Ocak, Şubat ve Mart aylarında fesih edilemez. Anlaşılıyor
ki kural koyucu irade, mükellefin tasdik raporunu onunla bütün bir yıl çalışmış meslek
mensubu tarafından yazılmasını ve tasdik sorumluluğunu da bu kişinin almasını istemiştir.
Hiç kuşku yok ki bu başından da vurguladığımız üzere tasdik hizmetinin devletin finansman
kaynağı olan vergi ile yani kamu yararıyla olan ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Maddede
diğer önemli bir kural da tasdik zorunluluğu olan firmalar için getirilmiştir. Bu kurala göre
“Yıllık mali tabloların tasdiki zorunlu tutulan işletmelerin, tasdik sözleşmesinin feshi halinde;
bu işletmeler bir ay içinde diğer bir yeminli mali müşavirle sözleşme yapmak zorundadırlar6.
2.3.ÜCRET YÖNETMELİĞİNDEKİ HÜKÜMLER

6 Belirtmek gerekir ki mevzuatımızda gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri yönünden zorunlu olarak tasdik kapsamı içerisine alınmış
mükellef kesimi yoktur. Bununla birlikte mülga 29 seri no.lu KDV Genel Tebliğine göre, süresinden sonra tam tasdik sözleşmesi
düzenlenmesi halinde, mükelleflerin Maliye Bakanlığınca belirlenen tutarı aşan kama değer vergisi iade taleplerinin yeminli mali mali
müşavirlerin tasdik raporlarına göre yerine getirilmesi mümkün olmayacaktır.

Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavir
Ücretlerinin Esasları Hakkında Yönetmeliğin 13 üncü maddesinde “Meslek mensubu ücret
sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması ve belli bir meblağı kapsaması şarttır.” Denilmiştir. 14
üncü maddesinde “Ücret sözleşmelerinin münferit ya da süreli olarak yapılabileceği, süreli
sözleşmelerin en az bir yıllık süreyi kapsamasının şart olduğu, Çalışma Yönetmeliğinin 26 ncı
maddesinde ise sözleşme fesihleri ile genel esaslar belirlenmiştir. İncelememize konu olan
Kurumlar vergisi konulu “Denetim ve Tasdik Sözleşmesi” süreli sözleşmelerdir
Ücret Yönetmeliğinin “İşin Devri ve Ücret” başlıklı 17 nci maddesinde ise sözleşme
fesihlerinde haklı nedenin önemini okuyoruz.
“Üzerine aldığı bir işi, haklı bir sebep olmaksızın bırakan meslek mensubu, hiç bir
ücret talep edemez ve peşin aldığı ücreti geri vermek zorundadır. Buna avanslar da dahildir.
Sözleşmenin iş sahibince feshi halinde, meslek mensubunun ücretinin tamamının
ödenmesi gerekir. Şu kadar ki; meslek mensubu, bu duruma kendi kusur ve ihmali ile yol
açmış ise ücret ödenmez. Anlaşmaya göre peşin verilmesi gereken ücret ya da avans
ödenmezse, meslek mensubu işe başlamak ya da işi sürdürmek zorunda değildir.
Bu durumlarda iş; meslek mensupları arasında devir ve teslim edilir ya da sahibine
geri verilir.”
Çalışma Yönetmeliği, sözleşmenin haklı nedenle fesih edilebileceğini yazmış, Ücret
Yönetmeliği ise haklı nedeninin olmadığı durumlarda tarafların yükümlülüklerini
belirlemiştir. Bir sonraki bölümde inceleneceği üzere bu ilkeler TÜRMOB tarafından
düzenlenen sözleşme taslaklarına da aynen geçmiştir.
3.TÜRMOB TEK TİP SÖZLEŞME ÖRNEĞİNDE SÖZLEŞMENİN FESHİ İLE
İLGİLİ HÜKÜMLER
İncelememize konu olan “Denetim ve Tasdik Sözleşmesi” taslağı mesleğin çatı örgütü
olan TÜRMOB tarafından hazırlamıştır. “Denetim ve Tasdik Sözleşmesi” yıllık gelir ve
kurumlar vergisi beyannameleri ve bunlara ekli mali tablolar ile bildirimlerin doğruluğunun
tasdik işleri için kullanılmaktadır. Konu ile ilgili mevzuatta bir sözleşme taslağı hazırlanması
hususunda meslek örgütünü zorunlu olarak yükümlülük altına koyan bir hüküm olmadığı gibi
böyle bir taslağın hazırlanmasına engel bir hüküm de mevzuatımızda yoktur. Anlaşılıyor ki bu
çalışma 3568 sayılı Kanunun 50 inci maddesinin (b) bendi kapsamında yapılmıştır. Belirtmek
gerekir ki bu çalışmanın yapılmış olması hem meslek mensupları hem mükellefler hem de
vergi idaresinin yararınadır7.
TÜRMOB’un bu sözleşme örneği Türkiye genellinde bütün meslek mensupları tarafından
kullanılmaktadır. Hiç kuşku yok ki taraflar karşılıklı irade ile sözleşmelerin hükümlerinde
değişiklik yapabilecekleri gibi özel hükümler de koyabilirler. Bu noktada sözleşme mevzunun
hukukumuzda, Borçlar Kanununda düzenlendiğini kanuna egemen olan ilkenin sözleşme
serbestisi olduğunu belirtmemizde yarar vardır. Sözleşme serbestisi, yasaların çizdiği çerçeve
ile sınırlıdır. Özel hukuktaki ekonomik ilişkileri düzenleyen temel yasa olan Borçlar
Yasası'nın 26 ncı maddesinde konu kurala bağlanmıştır. Sözleşme özgürlüğü başlıklı madde
26’da “Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce
belirleyebilirler." denilmektedir.
3.1. DENETİM VE TASDİK SÖZLEŞMESİNİN FESİH İLE İLGİLİ HÜKÜMLERİ

7 TÖRMOB tarafından hazırlanmış olan sözleşme taslağını bir bütün halinde incelendiğinde, bu taslağa Maliye Bakanlığının da dahili
olduğunu söyleyebiliriz.

Denetim ve Tasdik Sözleşmesi yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri ve
bunlara ekli mali tablolar ile bildirimlerin doğruluğunun tasdik işlerini konu edinmiştir. Bu
sözleşmelerde geçen birçok hüküm sözleşme feshi ile ilişkilendirilebilir. Ancak sözleşmenin
doğrudan fesih ile ilgili hükümler sözleşmenin 5 ve 8/1 maddelerinde yer almıştır. Sözleşme
örneklerinde bu hükümler şöyle geçmektedir.
Sözleşmenin Sona Ermesi başlıklı 5 inci maddesi:
5.1.Bu sözleşme süre maddesine göre (8.1) sona erer.
5.2.Bu sözleşme 3568 sayılı Kanun’un ve bu Kanuna ilişkin mevzuatın taraflara
tanıdığı nedenler ile bir aylık bir yazılı ihbar müddeti verilmek ve yazılı olarak bildirilmek
koşulu ile her zaman feshedilebilir.
Sözleşmenin Süresi, Yeri, Tarihi başlıklı 8.1 inci maddesi:
8.1.Süre
Bu sözleşme (…) tarihinden itibaren en az bir süre ile geçerli olmak üzere
düzenlenmiştir. Sözleşmenin sona erdiği tarihten en az bir ay önce yazılı ihbarda
bulunulmaması halinde, sözleşme bir yıl daha kendiliğinden uzar.
3.1.1. SÖZLEŞMENİN YENİLENMEK İSTENMEMESİ HALİNDE
Denetim ve Tasdik Sözleşmesinin konu edindiği yıllık gelir ve kurumlar vergisi
beyannameleri ve bunlara ekli mali tablolar ile bildirimlerin doğruluğunun tasdik işleri
süreklilik arz eden hizmetlerdendir. Ücret Yönetmeliğinin 14 üncü maddesinde bu
sözleşmelerin en az bir yıllık süreyi kapsamasının şart olduğu belirtilmiştir8. İşte bu
nedenledir ki bu sözleşme taslağının 8/1 maddesinde Bu sözleşme (…) tarihinden itibaren en
az bir süre ile geçerli olmak üzere düzenlenmiştir” denilmiştir. Belirli süreli hizmet
sözleşmesi, aksi kararlaştırılmadıkça, fesih bildiriminde bulunulmasına gerek olmaksızın,
sürenin bitiminde kendiliğinden sona erer. Sözleşmenin 5.1. maddesinde “Bu sözleşme süre
maddesine göre (8.1) sona erer Ancak 8/1’in devamında “Sözleşmenin sona erdiği tarihten en
az bir ay önce yazılı ihbarda bulunulmaması halinde, sözleşme bir yıl daha kendiliğinden
uzar. Hükmü yer almıştır. Yani bu hükümle birlikte bu sözleşmeler “belirsiz süreli”
sözleşmelere dönüştürülmüştür. Sözleşmeler yıllık düzenlendiğine göre yılın son ayı olan
Aralık ayından önceki Kasım ayında taraflardan biri takip eden dönemde çalışmak
istemediğini ve dolayısıyla sözleşmeyi yenilemek istemediğini karşı tarafa bildirdiği takdirde
sözleşme yeni dönem için yürürlüğe girmeyecektir. Bu durumda sözleşmenin yenilenmesini
istemeyen taraf karşılıklı rıza ile bunu sağlayamıyorsa, sözleşmenin yıllık karakterine bakarak
en geç Kasım ayı içerisinde takip eden dönemde çalışmak istemediğini ve sözleşmeyi
yenilemeyeceğini karşı tarafa ihbar etmek durumundadır. Bunun için haklı bir nedene
aramaya gerek yoktur. Daha net bir vurguyla Kasım ayı içerisinde yapılacak bu bildirim yeni
dönem için tarafları herhangi bir yükümlülük altına koymayacağı için meslek mensubu yeni
dönem için hizmet yükümlülüğü altına girmeyecek, mükellefin ise herhangi bir ücret ödemek
gibi bir borcu doğmayacaktır.
Bütün bu hükümlerin ortaya koyduğu diğer bir husus da TÜRMOB tarafından
hazırlanan bu taslak sözleşmelerine hukuki bir nitelik kazandırılması halinde, takip eden
dönemler için ayrı ve müstakil bir sözleşme düzenlemek gibi bir yükümlülüğün söz konusu
olmadığıdır. Yani sözleşmenin yenilenmeyeceği yönünde hukuka uygun bir irade beyanında
bulunulmamış ve bu beyan hukuki bir değer kazanmamış ise, mevcut sözleşme metni takip
eden dönemde de geçerlilik kazanacaktır.
3.2. SÖZLEŞMENİN FESHİ

8 Vergi ve muhasebe iş ve işlemlerine egemen temel ilkelerden olan dönemsellik ilkesi gereği on iki aydan az olan süreler de kıst donem olarak bir hesap dönemi kabul edilmektedir.

TÜRMOB sözleşme taslağında sözleşmenin feshi hususunda özel bir düzenleme
yapılmamış, konu bütünüyle ilgili mevzuata havale etmiştir. Göndermenin yapıldığı
sözleşmenin 5.2. maddesi yukarıda da zikredildiği üzere şöyledir. “Sözleşmenin 3568 sayılı
Kanun ve bu Kanuna ilişkin mevzuatın taraflara tanıdığı nedenler ile bir aylık bir yazılı ihbar
müddeti verilmek ve yazılı olarak bildirilmek koşulu ile her zaman feshedilebilir.”
Konuya ilişkin mevzuatı yukarıda 2. bölümünde açıklamaya çalıştık. Bu hükümleri bir
kez de sözleşme taslağı ile entegre ederek açıklamak gerekirse;
Çalışma yönetmeliği sözleşmenin feshinde esas olarak karşılıklı rıza aramıştır.
Üzerinde konuştuğumuz hizmet ilişkisi tamamen karşılıklı güvenle yürütülecek bir meseledir.
Sözleşme koşullarını yerine getirmek taraflardan biri için katlanılamaz bir hal almışsa bu
durumda hizmet ilişkisini bir uzlaşma ile sonlandırmak doğru olacaktır. Sözleşmenin karşılıklı
rıza dışında feshinde ise, feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı önem arz etmektedir. Bu
husus ise Ücret Yönetmeliğinin 17 nci maddesinde açıklanmıştır.
Tabii olarak sözleşmeyi fesih etmek isteyen taraf, bu talebini muhatabına yazılı olarak
bildirmek durumundadır. Eğer ortada haklı bir neden varsa fesih bildiriminde bu nedenin
açıkça yazılması gerekmektedir. Fesih bildirimi yapıldıktan sonra haklı nedenden söz edilmesi
samimi bir yaklaşım olarak görülemez ve hukuki bir değer alamaz. Diğer bir ifadeyle önce
sözleşmenin feshi sonra haklı nedenin bulunması sözleşmeye uygun haklı nedenle fesih
değildir. Ücret Yönetmeliğinin 17 nci maddesine göre;
a)Haklı neden yokken sözleşmeyi fesih eden meslek mensubu ise, iş için almış olduğu
ücreti ve avansları geri vermek zorundadır. Ezcümle 01.01.2014-31.12.2014 dönemini
kapsayan bir sözleşmenin 30.06.2014 tarihinde haklı bir neden yokken meslek mensubu
tarafından feshi halinde 01.01.2014-30.06.2014 zaman aralığına ait olan ücret alınmış olsa
dahi iade edilmesi gerekmektedir. Sözleşmenin 5.2 inci maddesi ile mevzuata yapılan atıf
bunu öngörmektedir.
b)Sözleşmenin müşteri tarafından feshi halinde sözleşmede belirtilen sürelerin
bedelinin tamamı iş sahibince ödenir. Örneğin ihbar süresinde bildirimde bulunulmadığı için
2014 yılı için de yürürlük kazanmış bir sözleşmenin 2014/Şubat ayında haklı bir neden
olmaksızın iş sahibi tarafından feshi halinde 2014 yılı ücretinin tamamının iş sahibi tarafından
ödenmesi sözleşme ve ilgili mevzuat gereğidir.
4.SÖZLEŞME DÜZENLENMEMESİNİN HUKUKİ MÜEYYİDELERİ
Çalışmamızda da ortaya konulduğu üzere mali müşavirlik hizmetlerinde sözleşme
düzenlenmesi taraflara bir taraftan hukuki güvenlik sağlarken diğer taraftan da daha nitelikli
bir hizmetin sunulmasına katkı sağlamaktadır. Hal böyle iken yine de sözleşme konusunun
kamu yararını doğrudan ilgilendiren şekli ve maddi vergi yükü olunca, sözleşme işi keyfiyete
bırakılmamış, zorunluluğa dönüştürülmüş bu zorunluluğa uyulmaması halinde bu fiil bir
yaptırıma bağlanmıştır. Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci
Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Disiplin Yönetmeliğinin “Kınama cezası”
başlıklı 6 ncı maddesinin (d) bendinde “Meslek mensuplarınca, Serbest Muhasebeci, Serbest
Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirlerin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında
Yönetmelikte öngörülen yazılı hizmet sözleşmesi yapmadan iş kabul edilmesi” kınama
cezasını gerektiren bir neden olarak sayılmıştır. Dikkat edilirse ceza meslek mensubu için
öngörülmüştür. Şu halde sözleşme düzenlemeye ilişkin zorunluluğun muhatabı meslek
mensubudur. Yani meslek mensubu sözleşme kurmadan işi kabul etmeyecektir.
5.SONUÇ
Kamusal bir faaliyet olan tasdik hizmeti için sözleşme düzenlenmesi hukuki bir
zorunluluktur. Meslek mevzuatı sözleşme düzenlemeden iş kabul eden meslek mensupları için disiplin cezaları öngörmüştür. Hukuki zorunluluk ötesinde sözleşme taraflara yükleyeceği
sorumluluklar itibariyle hem güven unsurunu sağlayacak hem de hizmetin kalitesini
arttıracaktır. Bu durumda zorunluluk ve cezai müeyyide bir bakıma “zorla güzellik yapmak”
gibi bir şey olmuştur.
Mevzuat hükümlerine uygun bir şekilde eşitlikçi bir anlayışla düzenlenmiş olan
TÜRMOB taslak sözleşmesi “belirsiz süreli” sözleşme niteliğindedir. Sözleşmeye göre
taraflardan birinin sözleşme süresi bitmeden yapacağı bir bildirim ile yeni dönem için
yürürlüğe girmeden sözleşmeyi sonlandırması mümkündür. Bu bildirim ile birlikte taraflar
yeni dönem için artık herhangi bir yükümlülük altına girmeyecektir. Yürürlükteki bir
sözleşmenin feshinde mevzuatla özdeş halde karşılıklı irade aranmış, haklı neden olmadan
sözleşmenin feshi halinde ise sözleşmeyi fesih eden tarafa yükümlülükler getirilmiştir.
TÜRMOB sözleşme taslağı, sözleşme fesihlerinde 3568 sayılı Kanun ve bu Kanuna
ilişkin mevzuat hükümlerinin geçerli olacağını benimsemiştir. Bu hükümlere göre sözleşme
düzenlenmesi zorunluluğu hem Çalışma Yönetmeliği hem de Tasdik Yönetmeliği ile
getirilmiştir. Fesih hükümlerinin düzenlendiği Çalışma Yönetmeliği’nde bu hususlar eşitlikçi
bir anlayışla ele alınmıştır. Ezcümle sözleşme fesihlerinde karşılıklı rıza aramıştır. Bunun
dışında her iki tarafa da haklı nedenle sözleşmeyi fesih hakkı verilmiştir. Tazminat hakkı
genel hukuk kuralları dahilinde her iki tarafa da tanınmıştır. Ücret Yönetmeliği ise “haklı
neden”e dayanmayan sözleşme fesihlerinde, feshi yapan tarafa yükümlülükler getirmiştir. Bu
hükümlere göre haklı neden yokken sözleşmeyi fesih eden meslek mensubu iş için almış
olduğu ücreti ve avansları geri verecektir. Sözleşmenin iş sahibi tarafından feshi halinde ise, iş
sahibi sözleşmede belirtilen sürelerin bedelinin tamamını ödemekle yükümlüdür.
Mevzuatta öngörülen sınırlar içinde tarafları karşılıklı irade ile bu sözleşme
hükümlerinde değişiklik yapabilecekleri gibi özel hükümler de koyabilirler.


KAYNAKÇA
-3568 sayılı Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Ve Yeminli Mali
Müşavirlik Kanunu ve bağlı mevzuat,
-Gelir Vergisi Kanunu,
-Kurumlar Vergisi Kanunu,
-Katma Değer Vergisi Kanunu ve Genel Tebliğleri,
-Resmi Gazete,
-Anayasa Mahkemesi Kararları.

 

 

 

 



Yusuf ileri
26-10-2015 13:54:14
Bu yaziyi indirmek için tıklayınız :   DOWNLOAD PDF

Bizi Takip Edin

  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

© 2015 Tüm Hakları Saklıdır Yusuf ileri

HİZMETLERİMİZ

  • » Bağımsız Dış Denetim Hizmetleri
  • » Vergi ve Tasdik Hizmetleri
  • » Mali Danışmanlık Hizmetleri
  • » Diğer Danışmanlık Hizmetleri
  • » Hukuk Danışmanlığı

ADRES

Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
Şişli/İSTANBUL
Yusuf ileri
2019 © Powered by : KETENCEK I.T