Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
+90 212 210 00 33 - 210 55 88
  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

Yatırımlara Stopaj Engeli

ANASAYFA  /  MAKALELER  /  VERGI  /  Yatırımlara Stopaj Engeli

                                                                                                                                         

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK                                                                                                             

VE DENETİM TİC. LTD. ŞTİ.

 

Dr. Yusuf İLERİ
Haliç Üniversitesi Öğretim Görevlisi
Dünya Gazetesi - 10.07.2003

 

YATIRIMLARA STOPAJ ENGELİ
Yatırım indirimi, GSMH’de sanayi sektörüne ağırlık tanıyan yeni bir dağılımı hedef
edinen 1963 ile 1967 yılları arasına alan ilk Beş Yıllık Kalkınma Planı döneminde, vergi
sistemimize girdi. Bu ve izleyen planlı denetimli, hesaplı sermaye girişi ve istikrarlı
büyümeyle yürütülen ekonomi döneminde; enflasyonda, borç servisi/ihracat oranı ve GSMH
reel büyüme hızında olumlu neticeler alındı. Bu kadar olumlu etkiyle imalat sanayiinde de
cumhuriyet tarihinin en olumlu neticeleri alındı. Ne var ki ilki hemen l980 sonrasında yapılan
ve birbirini izleyen değişiklerle bu önemli teşvik müessesesi kesilip kırpılarak kuşa
döndürüldü. Yatırım indirimini verimsiz bir hale getiren bu değişikliklerin en önemlilerinden
biri de kurumlar vergisi matrahından indirilen bu tutarlar üzerinde tevkifat yapılması
yönündeki düzenlemelerdir. Tevkifatla yetinilmeyip, yatırım indiriminden faydalanan
tutarlara ilişkin vergilendirme sistemi sık sık değiştirildi. Yatırımlar gibi ülke ekonomisi için
hayati önem taşıyan vergi mükellefleri açısından ise herkesin bağlı olacağı kuralları ve yükleri
önceden bilmesi ve geleceğe yönelik planlarını buna göre yapması gereken hassas bir alanda
yasa koyucu tarafından bu kadar değişiklik yapılması hiç kuşku yok ki yatırımları ve yatırım
kararlarını başlı başına olumsuz etkileyen bir faktör olmuştur. Ayrıca oranları yüksek tutulan
tevkifata ilişkin yasal düzenlemeler yeterince açık olmaması nedeniyle konu, birçok kez
yargıya kadar taşındı. Şunu da belirtelim ki yatırım indirimi müessesesinde stopaj
uygulamasına odaklaşan bu tartışmalar, bu sistemi kısırlaştıran diğer önemli değişikliklerin
önüne geçti ve bu değişikliklerin ekonomiye etkileri hiç analiz edilmedi. Daha evvelki
yazılarımda yatırım indiriminde gerçekleştirilen değişikliklerin bu yönüne dikkat çektiğimiz
için, bu kez 4842 sayılı yasayla getirilen değişiklikler neticesinde, 2002 yılı kurumlar vergisi
beyannameleri üzerinden indirilen yatırım indirimi tutarlarının tevkifat karşısındaki
durumlarına değinmeye çalışacağım.
Hemen belirtelim ki Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan 80 seri no’lu Kurumlar
Vergisi Genel Tebliği üzerine olası bir tarhiyata karşı ihtirazı kayıtla beyanname vererek,
vergi mahkemelerinde dava açmış olanlar hakkında artık söz ve karar sırası yargıya geçmiştir.
4842 sayılı kanunun l 7'nci maddesiyle GVK'na eklenen bu geçici 61 inci maddesinin
birinci paragrafında; 24.04.2003 tarihinden önce düzenlenen yatırım teşvik kapsamındaki
yatırımlarla ilgili yatırım indirimi uygulamasına, GVK'nun bu tarihten önceki yürürlükte
bulunan hükümlerinin uygulanacağı yönünde genel bir vurgu yapıldıktan sonra ikinci
paragrafında tevkifata ilişkin özel bir düzenleme yer almıştır. Bu paragrafta, tevkifata tabi
yatırım indirimi ikili bir ayrıma tabi tutulmuştur. Paragrafta geçen "yukarıda belirtilen şekilde
yatırım indirimi istisnasından yararlanan kazançlar" şeklindeki ilk tümcenin lafzı yorumunda,
maddenin yürürlük tarihi olan 24.04.2003 tarihinde önce yatırım indirimi istisnasından
yararlanan yani bu tarihe kadar kurumlar vergisi beyannamesi vererek bu beyannamelerde
indirilen tutarların tevkifata tabi tutulacağı anlaşılmaktadır. İkinci tümcedeki "...bu maddenin yürürlük

tarihinden önce gerçekleşen yatırımlar üzerinden hesaplanan ve kazancın yetersiz
olması nedeniyle sonraki dönemlere devreden yatırım indiriminden yararlanan kazançlar..."
şeklindeki ifadeyle ise 24.04.2003 tarihinde önceki faydalanılmayan yatırım indirimi
tutarlarından sadece 2003 ve müteakip yıl kurumlar vergisi beyannamelerinde indirilen
kazançların tevkifat kapsamına alındığı anlaşılmaktadır. Çünkü burada 2002 yılı kurumlar
vergisi beyannamesinde faydalanılan tutarların tevkifata tabi tutulacağına dair bir ibareye yer
verilmediği gibi "sonraki dönemlere devreden yatırım indiriminden yararlanan kazançlar
üzerinden %19,8 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılır" ifadesiyle de cari yıl olan 2002
kurumlar vergisi beyannamesinde indirilen yatırım indirimi istisnasının bu kapsamda
vergilendirilmek istenmediği kanaati uyanmaktadır. Bu bakış ışığında maddenin lafzında
24.04.2002 ila 30.04.2002 tarihleri arasında verilen beyannamelerde faydalanılan yatırım
indirimleri için tevkifat yapılamayacağı sonucu çıkmaktadır. Böyle bir durumda ise bir kez
daha yasal yükümlülüklerini daha evvel yerine getirmiş olanların zarar görmeleri gibi ve
üstelik bir beyanname verme döneminde beyannamelerin veriliş gününe göre farklı vergi
yüklerinin ortaya çıkması gibi tuhaf bir durum ortaya çıkacaktır.
Bu hükmün, yasaların geçmişe yürürlüğü yönünden incelenmesine gelince; geçici 61
madde bir ek madde ve yeni bir düzenleme olarak yayım tarihi olan 24.04. 2003 tarihinde
yürürlüğe girmiştir. Anayasamızda vergi kanunlarının geriye yürümezliğine ilişkin açık bir
hüküm yer almamakla beraber geriye yürümezlik ilkesinin hukuksal dayanağı olarak
07.11.1989 tarih ve 6/42 sayılı Anayasa Mahkemesi karan gösterilmektedir. Söz konusu
karara göre "yükümlüler arasında eşitsizliğe yol açmayacak düzenlemeler üstelik
yükümlülerin yararına olunca geriye yürütülmekle hukuksal güvenlik ilkesini çiğnemiş
sayılamazlar." Bu kararın mefhumu muhalifinden yükümlülerin aleyhine durumlar doğuracak
yasaların geriye yürütülmesinin mümkün olmayacağı sonucu çıkmaktadır. Daha önceki
tevkifat rejimi ise 4842 sayılı yasayla kalındığına göre, 4842 sayılı yasanın yürürlük tarihi
olan 24.04.2003 tarihinden evvel 2002 yılı için verilen kurumlar vergisi beyannameleri
üzerinden tenzil edilen yatırım indirimlerine de -buna ister yasa koyucunun iradesi diyelim
ister liberalizmin o gizli eli diyelim- tevkifat uygulanmasında yasal açıdan engeller
bulunmaktadır.
Türkiye ekonomisi 2000 sonunda yeni bir kilometre taşına geldi, dayandı. Ve 2001'de
yüzde l0'a yaklaşan dramatik küçülme yaşadı. 2002'de ise, yüzde 7,8 oranında büyüdü. Bütün
bu dönemlerde; Türkiye'den mal almak ucuzladı, Türkiye'den şirket almak, banka almak
ucuzladı. Büyük yığınların gelirleri ile işgücü ve tarımsal girdi fiyatlarında gerilemeye ve
işsizliğe yol açan "kalkınmasız büyüme" olgusuna ait sorunlar kategorisi...
Çağdaş bir vergi sisteminin tek amacı, kamu giderlerinin finansmanı değildir. Vergi
politikası; dinamik bir üretim faktörü olan teknolojik gelişimin teşviki, işgücü potansiyelinin
nitelik ve nicelik bakımdan arttırılması ve nihayet yatırımları teşvik ederek sermaye
birikiminin hızlanması yönündeki doğrudan mali olmayan amaçlarda kullanılması için
gecikmiyor muyuz?



Yusuf ileri
27-10-2015 14:09:27
Bu yaziyi indirmek için tıklayınız :   DOWNLOAD PDF

Bizi Takip Edin

  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

© 2015 Tüm Hakları Saklıdır Yusuf ileri

HİZMETLERİMİZ

  • » Bağımsız Dış Denetim Hizmetleri
  • » Vergi ve Tasdik Hizmetleri
  • » Mali Danışmanlık Hizmetleri
  • » Diğer Danışmanlık Hizmetleri
  • » Hukuk Danışmanlığı

ADRES

Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
Şişli/İSTANBUL
Yusuf ileri
2019 © Powered by : KETENCEK I.T