Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
+90 212 210 00 33 - 210 55 88
  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

VERGİ İŞLERİNDE ELEKTRONİK TEBLİGATIN KAYGI UYANDIRAN TARAFI

ANASAYFA  /  MAKALELER  /  VERGI  /  VERGİ İŞLERİNDE ELEKTRONİK TEBLİGATIN KAYGI UYANDIRAN TARAFI

                                                                                                                                         

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK                                                                                                             

VE DENETİM TİC. LTD. ŞTİ.

Dr. Yusuf İLERİ

Yeni Yüzyıl Üniversitesi

Hukuk Fakültesi

[email protected]

Dünya Gazetesi-21/11/2015

VERGİ İŞLERİNDE ELEKTRONİK TEBLİGATIN KAYGI UYANDIRAN
TARAFI
İnsanlığın yarattığı birinci dalga uygarlık olan tarımda tebligat işleri at üzerinde
ikincisi olan sanayide ise kağıt ortamında yapıldı. Şimdilerde yaşadığımız üçüncü dalga
uygarlıkta tebligatın ismi elektronik postadır. Bir tıkla bir anda ışık hızıyla binlerce kilometre
öteye tebligat mümkün hale gelmiştir. Öyle sınır filan da tanımıyor. Tebligat gibi işlerde hele
bu vergiye ilişkin bir işlemse prensip olarak idare hızlı olsun ister; mükellefler ise tam tersine
zaman kazanmak isterler. Tebligat işlemlerine hız kazandırmak ve işlem maliyetini düşürmek
amacıyla vergi işlemlerinin elektronik ortamda yapılmasıyla ilgili Maliye Banlığı Tebliği
yayımlandı. Bunun yasal alt yapısı VUK’un 125/A maddesinde 2010 yılında oluşturulmuştu.
Bu kez de aynı yöntemle zorunluluk getirmek ve cezai şart konarak mükellefler
elektronik ortamda tebliğe elverişli hale getirilmek istenmektedir. Kendi rızasıyla sisteme
eklemlenmeyenlere ise VUK’un mükerrer 355 inci maddesi uyarınca ceza kesilecek ve
“internet vergi dairesi kullanıcı kodu, parola ve şifresi” vergi dairesi tarafından verilecek ve
bu adrese yapılan tebligatlar geçerli addolunacaktır. Belirtmek gerekir ki elektronik ortamda
tebligat işlemlerinin bugüne kadar zorunluluk kapsamına alınan diğer işlemlerden önemli
farklılığı vardır. Zira beyanname vermek, bildirim vermek, fatura düzenlemek, defter tutmak
gibi iş ve işlemler hem yasa hem de beyan esası ilkesi gereği mükellefler tarafından yerine
getirilmesi zorunlu olan yükümlülüklerdir. Bunların internet ortamında yapılmasının bu
mükelleflere de kolaylık sağlayan tarafı vardır. Buna karşın tebligat işlemi ve bu işleme
dayanak olan bilgi isteme, defter ve belge talebi, vergi tarhiyatı vb. işlemler bizzat vergi
dairesi tarafından yürütülen işlemlerdir. Bunun vergi dairesi tarafından mükellefe bildirilmesi
işlemine “tebliğ” denmektedir. İşte bu noktadan sonra bu tebliğ işleminin mükellef yönünden
son derece önemli sonuçları vardır. Bunun için de tebligatın mükellefin bilgisine girmesi son
derece önemlidir. Aksi takdirde uzlaşma, indirim, düzeltme, dava açma gibi haklarını
kullanma süresini geçirecek ve tarhiyat kesinleşecektir.
Kamu alacağının sürüncemede kalmaması adına vergi tarhiyatlarına karşı izlenecek
yollar için başvurusu sürelerinin diğer idari işlere göre oldukça kısa tutulduğu malumdur.
Devletin finansmanı ile ilgisi nedeniyle vergi tebligat işleri idarenin yaptığı tüm diğer tebligat
işlemlerinden ayrı kurallara tabi tutulmuştur. Yargı ve idare tarafından yapılan tebligatlar
7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yürütüldüğü halde, vergi tebligatlarında
VUK’da özel olarak yazılmasının bir nedeni de mükellefin mamelekiyle doğrudan
ilişkisindendir.
Tebliğ ile kurumlar vergisi mükellefleri ile Ticari, zirai ve mesleki kazanç yönünden
gelir vergisi mükellefiyeti bulunanlar (Kazançları basit usulde tespit edilenlerle gerçek usulde
vergiye tabi olmayan çiftçiler hariç) zorunluluk kapsamına alınmış bunun dışında kalan
mükelleflerin ise isteğine bırakılmıştır. Kurumlar vergisi mükelleflerini bir yana bırakırsak
gelir vergisi mükelleflerinin okuma yazma oranı ve öğrenim durumlarıyla ilgili bir çalışma
yapılmış mıdır? Bu mükelleflerin kaçı internetle, elektronik ortamla ve maille tanışıktır?
Tebliğe göre internet vergi dairesi bünyesinde oluşturulacak “Elektronik Tebligat Adresi”ni
kullanabilecek kapasiteye sahip mükellef sayısı nedir? Birçok mükellefin vergi dairesinden
aldığı “kullanıcı kodu, parola ve şifre”yi bir başkasına vereceği bir gerçekliktir. Elektronik Tebligat Adresi internet vergi dairesi bünyesinde oluşturulacağı için bu bir başkası mükellefin
defterlerini tutan ve internet ortamında beyannamelerini veren 3568 sayılı Kanun kapsamına
tabi meslek mensubundan başkası olmayacağı bellidir. Bu iş burada nasıl takip edilecektir?
Buradaki personel işin önemini kavrayabilecek midir? Vergi tebligatları her an, her gün
olacak işlerden değildir. Bu ise, ihmal ve yanılgı getirecektir. Gerçi bu saiklerle olsa gerek
yasa, tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda
yapılmış sayılacağını kabul etmiştir; ancak “Elektronik Tebligat Adresi”nin aktif olarak takip
edilmemesi halinde bu tür süreler yeterli olmayacak yasal süreler kaçacaktır. Bu durumda
maazallah herhangi bir tebligata ilişkin sürenin kaçması halinde sorumlu mükellef olacaktır.
Bu arada Tebliğ’de, “Gerekli şartları taşıyanlara kullanıcı kodu, parola ve şifresi verileceği”
şeklinde muğlak bir ifadenin olduğunu belirtelim. Zira bu yetkinin hangi amaçla kullanılacağı
yönünde bir açıklamaya yer verilmemiştir. Bir an için bu yazıdan sözü edilen sakıncaları
gidermeye dönük olduğunu düşünsek dahi elektronik tebliğ ile doğması muhtemel
sakıncaların böyle içeriği belirlenmemiş soyut bir yaklaşımla giderilmesini beklemek gerçekçi
olmayacaktır. Bir defa VUK’un klasik hükümlerine göre tebligat, ıttıla dahiline girmesi için
canlı olan kişiler arasında yüzyüze gerçekleşmektedir. Bu nedenle VUK’un 94 üncü
maddesinde “Tebliğ yapılacak kimseler” arasında sayılanlar iş sahibi ve işletme için kilit
önemdeki kişilerdir.
Yargı kararları incelendiğinde tebliğ edilen evrakın mükellefin ıttılası dahilline girip
girmediğine bakıldığı hükmün bu temele oturtulduğu görülecektir. İdari ve ikincil bir
düzenlemeyle askıya alınan ve gerektiğinde yine devreye sokulacak tebligatla ilgili VUK’un
hükümlerinde muhatabına tebliğ evrakını alması ya da tebliğe uygun bir pozisyona geçmesi
için herhangi bir zorunluluk yoktur. Hatta VUK’un 93 üncü maddesi vergi dairesinde
yapılacak tebligatları mükellefin rızasına bırakmıştır. Kanunun 102 inci maddesi muhatabın
imzadan çekinme ve tebliğ evrakını almak istememesi halini düzenlemiştir. Şimdi ise
“zorunluluk getirmek ve cezai şart konarak” mükellef sanal ortamda tebligata uygun pozisyon
almaya zorlanmaktadır. Kurumsal firmalar ile yeminli mali müşavirler gibi bazı meslek
guruplarının tercih edeceği elektronik tebligatın, istek dışında VUK’un 103 ila 106 inci
maddelerinde yer alan ve bir merasimin ikmali dışında pratik bir yararı olmayan ilanen tebliğ
yerine ikame edilmesi halinde tebligat alanındaki sakıncaları da gidermiş olacaktır. Konu bu
haliyle bazı mükellefleri hukuki güvenlikten yoksun kılacağı, idareyi ise tarhiyatlarını riskli
hale getireceği için kaygı vermektedir.



Yusuf İleri
10-12-2015 13:05:10
Bu yaziyi indirmek için tıklayınız :   DOWNLOAD PDF

Bizi Takip Edin

  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

© 2015 Tüm Hakları Saklıdır Yusuf ileri

HİZMETLERİMİZ

  • » Bağımsız Dış Denetim Hizmetleri
  • » Vergi ve Tasdik Hizmetleri
  • » Mali Danışmanlık Hizmetleri
  • » Diğer Danışmanlık Hizmetleri
  • » Hukuk Danışmanlığı

ADRES

Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
Şişli/İSTANBUL
Yusuf ileri
2019 © Powered by : KETENCEK I.T