Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
+90 212 210 00 33 - 210 55 88
  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

Uluslararası Holdinglere Vergi İstisnası

ANASAYFA  /  MAKALELER  /  VERGI  /  Uluslararası Holdinglere Vergi İstisnası

                                                                                                                                         

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK                                                                                                             

VE DENETİM TİC. LTD. ŞTİ.

 

Dr. Yusuf İLERİ
Dünya Gazetesi-11.02.2008

 

ULUSLARARASI HOLDİNGLERE VERGİ İSTİSNASI
Tam mükellef anonim şirketlerin yurtdışı iştirak hisselerini elden çıkarmalarında
sağlanan kazançlara ilişkin istisnadan söz ediyoruz. Alışılagelmiş vergi istisnalarından farklı
bir istisna. Belki de geçici maddeler arasında yer almış olsa, uygulama süresi süreli olacağı
için bu kadar garipsenmeyecek. Ancak istisnaya ilişkin hüküm KVK’nun 5’inci maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendinde yani asli maddeler arasında yer almış. Öncelikle iştirak
kazancının tarifini yapalım. Kurumlar vergisi uygulamasında, bir kurumun başka bir kurumun
başka bir kurumun sermayesine iştirakinden elde ettiği kazanç, iştirak kazancı veya temettü
kazancı olarak nitelendirilmekte. Buradaki istisna temettü kazançları için değil. Bu kazancı
sağlayan iştirak hisselerinin satışından sağlanan kazançlara yönelik. Yani kabaca
Türkiye’deki bir şirket yurtdışındaki şirketlerin hisselerinin alım ve satışı arasındaki kazanç
belli bazı koşullarla kurumlar vergisinden istisna edilmiş. İstisnaya ilişkin hüküm aynen
şöyle: “Kazancın elde edildiği tarih itibarıyla aralıksız olarak en az bir yıl süreyle nakit
varlıklar dışında kalan aktif toplamının yüzde 75 veya daha fazlası, kanuni ve iş merkezi
Türkiye’de bulunmayan anonim veya limited şirket niteliğindeki şirketlerin her birinin
sermayesine en az yüzde 10 oranında iştirakten oluşan tam mükellefiyete tabi anonim
şirketlerin, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan yurtdışı iştirak hisselerinin elden
çıkarılmasından doğan kurum kazançları.” Şimdi bunları açalım: Bir defa tam mükellefiyete
tabi bir anonim şirketin varlıklarını bir yıl süreyle yurt dışında yerleşik bir şirketin
sermayesine dahil edilmesi istisna için olmazsa olmaz bir koşul. Üstelik bu iştirakin bir yıl
süreyle ve 365 gün boyunca aralıksız mevcut olması gerekiyor. Bu koşulların Türkiye’de bir
sermaye çıkışını öngördüğü açık ve bu sermayenin hatırı sayılır bir süre boyunca yurt dışında
kalması öngörülüyor. Sermayenin ışık hızıyla hareket ettiği küreselleşme çağında, bir yıllık
süre öyle hafife alınır bir süre değil. Aralıksız yani gün atlamadan kalması da cabası.
Bu yurt dışındaki anonim ve limited şirkete yapılan yatırımın şirketin varlıklarının
önemli bir bölümünü oluşturması gerekiyor. Bu da oran olarak verilmiş. İştirakçi şirketin aktif
toplamından nakit varlıklar indirildikten sonra kalan tutarın yüzde 75 veya daha fazlasının
yurtdışı iştirak hisselerinden oluşması gerekiyor. Doğrusu niçin yüzde 50 veya daha az değil
de yüzde 75 esas alınmış; ya da niçin bir kısmının da örneğin yüzde 50’sinin Türkiye’deki
şirketlere iştiraki öngörülmemiş, bu belli değil. Yasa gerekçesinde de herhangi açıklayıcı bir
bilgi yok.
Sonra aktif toplamının tutarı ile ilgili bir rakam verilmemiş. Oysa mademki aktif
içindeki dağılım esas alınmış, aktif büyüklüğü ile ilgili bir rakam verilmesi gerekmez miydi?
Yani örneğin yüz bin dolar da aktif büyüklüğüdür, bir milyon dolar da bir aktif büyüklüğüdür.
Böyle sınırlararası hareket ederek şirket sermayelerine iştirakçi olacak sermayenin doğal bir
büyüklüğünün olacağı muhakkak. Herhalde bu nedenle olmalı ki bir aktif büyüklüğü verilmemiş.

Sanki istisnaya uygun bir şirket zaten mevcut da sadece bu şirketin tarifi yapılmış
gibi. Ya da bu koşullara uygun bir şirket mi kurulacak? Bütün bunlar belli değil. İstisnaya
ilişkin koşullar bunlarla da bitmiyor! Yurtdışı iştiraklerin her birisinin sermayesine yüzde 10
oranında iştirak etmesi gerekiyor. Nakit varlıklar dışındaki aktif büyüklüğünün yüzde 75’i ile
yüzde 10 şartları bir arada aranıyor. Yani hem en az yüzde 75 iştirak olacak hem de bu iştirak
şayet birden fazla şirkete bölünmüş ise her birindeki pay, en az yüzde 10 oranında olacak.
Ayrıca elden çıkarılan iştirak hisselerinin, tam mükellef kurumun aktifinde “iki tam yıl
süreyle” yer alması isteniyor. Bu da sermayenin yurt dışı iştirake bağlı kalma süresini uzatan
bir koşul.
Bu istisna ile yurtdışına sermaye transferi öngörülüyorsa, bugünkü istihdam ve üretim
sorunları içinde bunu anlamak mümkün değil. İstisnanın amacının, asıl faaliyeti yabancı
şirketlere iştirak etmek olan uluslararası holding olarak isimlendirilen bir yapılanmayla
Türkiye’nin yerli yatırımcıların yanı sıra yabancı yatırımcılar için de bir cazibe merkezine
dönüştürmek olduğu yönünde görüşler var. Ancak kazın ayağı öyle değil! Kim holdingini
kaybetmiş de biz bulalım.



Yusuf ileri
27-10-2015 11:43:07
Bu yaziyi indirmek için tıklayınız :   DOWNLOAD PDF

Bizi Takip Edin

  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

© 2015 Tüm Hakları Saklıdır Yusuf ileri

HİZMETLERİMİZ

  • » Bağımsız Dış Denetim Hizmetleri
  • » Vergi ve Tasdik Hizmetleri
  • » Mali Danışmanlık Hizmetleri
  • » Diğer Danışmanlık Hizmetleri
  • » Hukuk Danışmanlığı

ADRES

Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
Şişli/İSTANBUL
Yusuf ileri
2019 © Powered by : KETENCEK I.T