Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
+90 212 210 00 33 - 210 55 88
  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

Tarıma Yönelik Vergilendirmemiz Ulusalmı

ANASAYFA  /  MAKALELER  /  VERGI  /  Tarıma Yönelik Vergilendirmemiz Ulusalmı

                                                                                                                                         

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK                                                                                                             

VE DENETİM TİC. LTD. ŞTİ.

 

Dr. Yusuf İleri
Haliç Üniversitesi Öğretim Görevlisi
Dünya Gazetesi - 12.11.2002

 

TARIMA YÖNELİK VERGİLENDİRMEMİZ ULUSAL MI?
Vergide ulusallık kavramı ile; yatırımlar ve ihracatı geliştirmede, sanayi, tarım ve
hizmetleri teşvikte, iç tasarruf ve sermaye oluşumunda, bu amaçlı bilimsel araştırma ve
geliştirmede(AR-GE), gelirin ve servetin adaletli dağılımında, vergisel tedbirlerin ekonomik
yapımıza ve sosyal dokumuza uygunluğu ve katkısından söz etmekteyiz. Bu amaçlı bu ikinci
yazımızın konusunu, bu kez tarım ve tarımsal üretim ile ilgili vergisel düzenlemeler
oluşturmaktadır.
Türkiye 'de tarımın yıllık ortalama büyüme hızı 1980 öncesi yıllarda, %3,6 civarında
iken, 1980-90 arasında %1,3, 1990-97 arasında ise %1,2 'ye düşmüş ve bu son iki dönemde de
nüfus artış hızının altında kalmıştır.
Vergisel yönüne geçmeden önce belirtmek gerekir ki, Türkiye'de tarımın çok ciddi
yapısal sorunları bulunmaktadır. Bunlar hızlı ve yaygın erozyondan, buna bağlı verimli toprak
kaybından, hala egemen olan küçük köylü tarımının mülkiyet yapısına, miras yoluyla
toprakların giderek parçalanmasına; ekonominin diğer kesimlerinin kullanamayacağı kadar
düşük vasıftaki emek gücünün tarımda yığılmasına vb. kadar uzanır. 1980 öncesi dönemlerde
bu yapısal zaaflara rağmen tanının "iyi" bir büyüme göstermesi devletin çok yönlü desteğiyle
mümkün olabilmişti. Bu destekler girdilere (gübre ve faiz hadleri) ve ürünlere verilen
(destekleme alımları yoluyla) mali desteklerden oluşuyordu. Ayrıca dış ticaret koruması
yoluyla iç pazar dış rekabetten korunuyordu. 1970'li yıllarda yapılan desteklerin kapsamı
tarım üretiminin %16'sına varmıştı. Ancak bu destekler sayesindedir ki, Türkiye (başta
Amerika ve AB olmak üzere hemen her ülkenin stratejik bir hedef saydığı) gıda alanında
kendi kendine yeter olabilme hedefine ulaşabildi. Bu dönemde siyasetçilerin başlıca övünç
kaynağı "Türkiye'yi dünyada kendi kendine yeter olabilen yedi ülkeden biri" haline
getirebilmiş olmaktı.
1980'le birlikte, devlet destekleri azaltıldı. Ayrıca ithalat giderek serbestleştirildi, faiz
hadleri yükseltildi. Türkiye et, süt, buğday ve mamulleri gibi temel gıda maddelerinde
ithalatçı olmaya başladı. l990'lı yıllara gelindiğinde GB'de "Son Aşama"ya geçişin getirdiği
AB’nin Ortak Tarım Politikası'nı Türkiye'nin kendi kaynaklarından finanse ederek
uygulaması ve tarımda serbest dolaşıma geçiş; GATT Uruguay Anlaşması'nın tarımda da
serbestleşmeyi getirmesi ve sübvansiyonlara karşı çıkanların getirdiği olumsuzluklar eklendi.
Hayvancılıkta ise, büyük çöküş yem fabrikaları, SEK, EBK gibi bu kesimde (kârsız) alımsatım
yapan fabrikaların özeleştirilmesiyle oldu.

Tarımda esas sorun temel girdiler; petrol ürünleri, gübre, tohum ve ilaçtaki periyodik
fiyat artışları ve bunların bünyelerine devletçe eklenen dolaylı vergilerdir. Tekel niteliğindeki
çok uluslu firmaların denetiminde olan bu girdilere, uygulanan fiyat tarifesi bir nevi "iç
gümrük" işlevi görmektedir. Bu fiyatlara köprüler, yollar gibi kamusal hizmetlere yapılan
zamlar ile temel girdiler olan petrol, dizel, gübre, ilaç ve tohuma uygulanan katma değer
vergisi ve akaryakıta uygulanan akaryakıt tüketim vergisi ve akaryakıt fiyat istikrar payı
(bunların kaldırılmasıyla yerlerine geçen özel tüketim vergisi) eklenince, yurt içinde üretilen
malların maliyetleri dahi aynı anda gerçekleştirilen mal ithalatının serbestleşmesiyle, ithal
malların satış fiyatlarının üstüne çıkmaktadır. Ve nihayet bütün bunlara eklenen yüksek
ulaştırma fiyatları, çiftçilerin kendi ürünlerini, bioteknoloji-gen tekniği ile üretilen bol
sübvansiyonlu ithal tarım ürünleri ile rekabet ederek, pazarlarda satmalarını olanaksız
kılmıştır. Çiftçilere yapılan doğrudan gelir desteği ise, tarımı değil; üretimsizliği teşvik
etmektedir.
Dolaysız vergilere gelince: Burada konumuzla ilgili tek vergi olan GVK O 1.O1. 1998
tarihinde geçerli olmak üzere yapılan değişiklerle, Küçük çiftçi muaflığı kaldırılmış;
çiftçilerin elde ettikleri zirai kazançlar herhangi bir ayrım ve istisna uygulanmaksızın GVK
94. maddesine göre hasılatları üzerinden tevkifat yapılmak, bazı hallerde ise, gerçek usulde
vergilendirileceği hükme bağlanmıştır. Oysa bu değişiklikten önce, GVK 12. maddesinde 24
grup olarak tespit olunan işletme büyüklüğü ile 13. maddesinde belirlenen satış tutarı
ölçüsünü aşmayan çiftçiler, gelir vergisinden muaf tutulmakta; bu ölçüleri aşarak vergiye tabi
olacak çiftçilerden yıllık hasılat tutarları 53'üncü maddede yazılı haddi aşmayanların
kazançları götürü gider esasına, aşanların kazançları ise, gerçek kazanç usulüne göre tespit
olunmaktaydı. Kazancın götürü gider esasına göre tespiti halinde, hasılat üzerinden %70 ila
%80 götürü gider ve ayrıca bazı temel harcamalar, gider olarak indirildikten sonra
vergilendirilmeye geçiliyordu. Çiftçilerden satın alınan zirai mahsuller ve hizmetler için satış
hasılatları üzerinden yapılan ödemelerden; GVK 94.maddesi uyarınca yapılacak stopaj
oranları %1 ila %4 arasında tespit olunmuştur. Bu durumda satış tutarı üzerinden %1 ila %4
vergi alınması ile bunun sağladığı gelir üzerinden %10 ila %40 vergi alınması arasında hiçbir
fark yoktur. Üstelik, tüccar ya da ilgili kurum tarafından alış esnasında tevkif yoluyla peşin
olarak alınan bu yüksek vergiler; nihai vergilendirme sayıldığı için, zarar hali dahil hiçbir
şekilde iadesi mümkün olamamaktadır.



Yusuf ileri
27-10-2015 14:37:26
Bu yaziyi indirmek için tıklayınız :   DOWNLOAD PDF

Bizi Takip Edin

  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

© 2015 Tüm Hakları Saklıdır Yusuf ileri

HİZMETLERİMİZ

  • » Bağımsız Dış Denetim Hizmetleri
  • » Vergi ve Tasdik Hizmetleri
  • » Mali Danışmanlık Hizmetleri
  • » Diğer Danışmanlık Hizmetleri
  • » Hukuk Danışmanlığı

ADRES

Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
Şişli/İSTANBUL
Yusuf ileri
2019 © Powered by : KETENCEK I.T