Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
+90 212 210 00 33 - 210 55 88
  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

Sebze ve Meyvede Kdv Karmaşası

ANASAYFA  /  MAKALELER  /  VERGI  /  Sebze ve Meyvede Kdv Karmaşası

                                                                                                                                         

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK                                                                                                             

VE DENETİM TİC. LTD. ŞTİ.

 

Dr. Yusuf İLERİ- Haliç Ünv. Öğrt. Gör.

Dünya Gazetesi - 20.03.2009
 

 

SEBZE VE MEYVEDE KDV KARMAŞASI
Büyük marketler ve dev alışveriş merkezleri taze sebze ve meyveyi %1 KDV ile satın
alırken semt bakkalı ve manavı 7 kat fazlasıyla %8'le satın alıyor. Uygulamanın dayanağı
17.07.2002 gün ve 2002/4480 sayılı Bakanlar Kurulu kararı. Yani bu ilginç karar sekiz yılı
aşkın süredir yürürlükte. Karar, "24.6.1995 tarihli ve 552 sayılı Kanun Hükmünde
Kararname”ye göre toptancı hallerinde faaliyette bulunanlara ve bunlar tarafından "gerçek
usule tabi katma değer vergisi mükelleflerine" yapılan taze sebze ve meyve (mamulleri hariç)
teslimlerinde %1 oranında KDV hesaplanmasını öngörmektedir. Bakanlar Kurulu bu kararla
beraber taze sebze ve meyve teslimlerinde alıcısının gerçek usulde KDV mükellefi
olup/olmamasına göre KDV oranı belirlemiş oluyor. Karardan Erzurum, Diyarbakır ve
Sakarya dışındaki büyükşehir belediyesi olan illerde semt pazarlarında seyyar satıcılık ve
işportacılık yapanlar, büyükşehir belediyesi olan Erzurum, Diyarbakır ve Sakarya illeri ile
büyükşehir belediyesi olmayan illerdeki seyyar satıcılık ve işportacılık yapanlar ile bu illerde
Gelir Vergisi Kanunu'na göre vergiden muaf esnaf ve GVK’na göre basit usulde
vergilendirilen bakkal, lokantacı vb. küçük esnaf etkileniyor. Hemen belirtelim ki Bakanlar
Kurulunun bu şekilde oran farklılaştırma yetkisi yok. Bu Yüksek Mahkeme kararıyla da
saptanmış durumda. Ancak önce kararda geçen "gerçek usule tabi katma değer vergisi
mükellefi" ifadesini incelemekte fayda vardır. Zira KDV Kanunu gerçek usulde mükellefiyet
dışında herhangi bir mükellefiyet şekli öngörmemiştir. Yasanın ilk halinde var olan götürü
usulde vergilendirme 4269 sayılı yasa ile 1.1.1999 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırılmıştır.
Dolayısıyla 4269 sayılı yasa ile yapılan değişikliklerle beraber KDV'de mükellefiyet, gerçek
usulde vergilendirme ile sınırlı kaldığına göre, Bakanlar Kurulu kararında geçen tabirin
mevhumu muhalifi olan "gerçek usulde katma değer vergisi olmayan" ifadesinin içini vergi
tekniği ve hukukuna uygun şekilde dolduracak bir mükellef ya da mükellef kitlesi
bulunmamaktadır.
Acaba bir ifade yanlışlığı mı söz konusudur? Yani "katma değer vergisi
mükelleflerine" ifadesi yerine yanlışlıkla "gerçek usule tabi katma değer vergisi
mükelleflerine" ifadesi mi kullanılmıştır? Şayet "gerçek usulde" sözcükleri kullanılmadan
sadece "katma değer vergisi mükellefiyeti" denilmiş olsaydı o vakit KDV'den muaf tutulmuş
kişi ve kurumlarla KDV'den istisna edilen iş ve işlemler anlaşılacaktı. Kararın kapsamına
giren bir mükellef ya da mükellef grubu olmadığına göre uygulamaya bakmak gerekecektir.
Maliye Bakanlığı İnternet sitesinden yayınlanan içeriğinde semt pazarlarında seyyar satıcılık
ve işportacılık faaliyetinde bulunan 1072 kişi tarafından verildiği belirtilen dilekçeler üzerine
ihdas olunan 09.09.2004 tarih ve B.07.0.GEL.0.44 /4405-1462/42231 sayılı bir özelgede, gelir
vergisinden muaf esnaf ile basit usulde vergilendirilen mükellef statüsündeki bu kişilere
yapılan taze sebze ve meyve teslimlerinin %8 oranında KDV'ye tabi tutulması gerektiği
bildirilmiştir. Öyle anlaşılıyor ki Vergi İdaresi KDV Kanunu'nun 17 maddesinde sayılan vergiden istisna

edilmiş kişi, kurum, vakıf, dernek, yardım sandıkları, kooperatifler ile yine
aynı maddede belirtilen Gelir Vergisi Kanunu'na göre vergiden muaf esnaf, basit usulde
vergilendirilenler ve Gelir Vergisi Kanunu'na göre gerçek usulde vergiye tabi olmayan
çiftçilere yapılan taze sebze ve meyve satışlarında %8 oranında KDV hesaplanmasını
aramaktadır. Doğrusu TBMM'nin çeşitli mülahazalarla; kimini sosyal yardımlaşmayı
gerçekleştirmek, kimini tarımı teşvik, kimini işlem maliyetlerinden kurtarmak için KDV'den
istisna ettiğini Bakanlar Kurulunun bir ceza gibi 7 kat fazlasıyla %8 olarak KDV
uygulanmasını kararlaştırmasının anlaşılır tarafı yoktur. KDV Kanunu'nun 28'inci maddesine
göre Bakanlar Kurulu (1) muhtelif mal ve hizmetler için (2) bazı malların perakende safhası
için farklı vergi oranları tespit etmeye yetkili. Bakanlar Kurulunun alıcının vergi karşısındaki
mükellefiyetine ya da hukuki konumuna göre KDV oranı belirleme yetkisi yok. Danıştay
ihdas ettiği bir kararda Bakanlar Kurulunun kullanım amacına göre bir ürünün KDV oranını
farklı tespit etmesini yetki yönünde geçersiz kılmıştır. Sıvılaştırılmış petrol gazının teslimi
%18 oranında KDV'ye tabi iken, Bakanlar Kurulu 21.12.1995 tarih ve 95/7612 sayılı
kararıyla "Sıvılaştırılmış petrol gazının (LPG) otogaz istasyonları tarafından teslimi"nde %40
oranında KDV alınmasını öngörmüştür. Bu kararla beraber LPG tesliminde, mutfaklara ve
sanayide KDV oranı %18 iken otogaz istasyonları tarafından tesliminde %40 KDV oranı
uygulanmıştır. Bakanlar Kurulu'nun bu kararı, dava konusu yapılmış, Danıştay Yedinci
Dairesi tarafından verilen iptal kararı Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu'nun
31.01.2003 tarih ve E:2002/294, K: 200327 sayılı kararı ile benimsenmiştir. 1
Danıştay uyuşmazlığı bir ürünün perakende aşamasında farklı oran belirlenmesine
ilişkin Bakanlar Kuruluna tanınan yetkinin yasaya uygun kullanıp kullanmadığı yönünden ele
alarak çözmüştür. Danıştay kararında geçen (LPG) otogaz istasyonlarının yerini incelenen
Bakanlar Kurulu kararında "gerçek usulde katma değer vergisi mükellefi olmayanlar"
almıştır.
Bakanlar Kurulu'nun normlar hiyerarşisine aykırı bu kararı eşitsizlikçi rekabet yaratır
niteliktedir. Üstelik ayrımcılık zayıftan değil, güçlüden yana yapılmıştır. Maliye Bakanlığının
bir özelgesine konu olan 1072 sayısı bile kararın olumsuz etkilediği kesimin büyüklüğünü
göstermeye yeterli. Oran farklılığının getirdiği yük hem maliyetlere hem de satışlara
yansıyacağı açık. Karardan olumsuz etkilenen bu kesimin acılı halini anlatmaya herhalde
gerek yok. Otomotiv, beyaz eşya ve konut sektöründe KDV oranlarında indirimi konusunda
bir çalışmanın olduğunu hükümet yetkilileri açıkladı. Bu tedbirlerin ne ölçüde etkili olacağı
şüpheli. Ancak taze sebze ve meyvenin KDV oranlarındaki mevcut eşitsizliğin vatandaşın
gıda güvenliğini ilgilendirdiği de düşünüldüğünde giderilmesinin etkili ve yararlı olacağından
şüphe yoktur.

 

http//www.daniştay.gov.tr/kerisim/container.jsp



Yusuf ileri
27-10-2015 10:34:42
Bu yaziyi indirmek için tıklayınız :   DOWNLOAD PDF

Bizi Takip Edin

  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

© 2015 Tüm Hakları Saklıdır Yusuf ileri

HİZMETLERİMİZ

  • » Bağımsız Dış Denetim Hizmetleri
  • » Vergi ve Tasdik Hizmetleri
  • » Mali Danışmanlık Hizmetleri
  • » Diğer Danışmanlık Hizmetleri
  • » Hukuk Danışmanlığı

ADRES

Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
Şişli/İSTANBUL
Yusuf ileri
2019 © Powered by : KETENCEK I.T