Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
+90 212 210 00 33 - 210 55 88
  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

Muhasebe Dışı Envanter İşlemleri

ANASAYFA  /  MAKALELER  /  VERGI  /  Muhasebe Dışı Envanter İşlemleri

                                                                                                                                         

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK                                                                                                             

VE DENETİM TİC. LTD. ŞTİ.

 

Dr. Yusuf İLERİ
Dünya Gazetesi/30.01.2001

 

MUHASEBE DIŞI ENVANTER İŞLEMLERİ
Dönem sonu işlemleri envanter çalışmalarını kapsar. Bu çalışmalar muhasebe içi ve
muhasebe dışı çalışmalar olarak iki ana bölümde gerçekleştirilir.
Kanundaki deyimiyle, envanter çıkarmak; saymak, ölçmek, tartmak ve değerlendirmek
suretiyle, bilanço günündeki mevcutları, alacakları ve borçları kati bir şekilde ve müfredatlı
olarak tespit etmektir. 1 Türk Ticaret Kanunu’nda yer alan bu tanım, Vergi Usul Kanunu’nda
da aynen muhafaza edilmiştir2.
Görüldüğü üzere envanter işlemlerinin birinci aşaması saymak, ölçmek, tartmak gibi
fizik çalışmaları içine almakta, ikinci aşama ise fizik çalışmalarının değerlendirilip muhasebe
kayıtlarına aksettirilmesini içermektedir3.
Bu yazının konusu muhasebe dışı envanter çalışmalarıdır.
Saymak, ölçmek, tartmak gibi fizik çalışmalar olarak adlandırdığımız bu muhasebe
dışı işlemlere kısaca iktisadi kıymetlerin işletmeye aidiyetinin tespiti diyebilir.
Vergilendirme ve vergilendirmeye ilişkin bütün hüküm ve uygulamaların söz konusu
olabilmesi için iktisadi kıymetin işletmeye ait olması gerekir.
Aidiyeti belirleyecek birinci unsur MÜLKİYET’tir. Mülkiyet genel olarak;
gayrimenkullerde tapu belgesi, taşıtlarda ruhsatname, gemilerde gemi sicili, diğer makine
tesis cihaz demirbaş ve emtiada ise fatura ve/veya fatura yerine geçen belgelerle kanıtlanır.
Ancak burada sorun medeni hukukun düzenlediği hukuksal mülkiyete mi yoksa vergi
hukukuna mahsus bir özel mülkiyet biçimi olan ekonomik mülkiyete mi itibar edileceğidir.
VUK'nun 3. maddesinde vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin
işlemlerin gerçek mahiyeti, aynı kanunun 134. maddesinde ise vergi incelemesinde maksat,
ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olarak
açıklanmış, 1 Seri No’lu Muhasebe Uygulamaları Genel Tebliğinde ise özün önceliği kavramı
adı altında işlemlerin muhasebeye yansıtılmasında ve onlara ilişkin değerlendirilmelerin
yapılmasında biçimlerinden çok özlerinin esas alınması gerektiği belirtilmiştir.
Nitekim, Danıştay 4. Dairesi 10.01.1987 tarihli ve 1 196/7 sayılı kararında da4
ekonomik yaklaşım ilkesinin etkinliğini şu şekilde vurgulamıştır.

 

1 Türk Ticaret Kanunu Md. 73
2 Vergi Usul Karnın Md. 186
3 Mehmet Ali CANOĞLU, ‘’Dönem Sonu İşlemlerinin Muhasebe Kaydı’’ Vergi Dünyası S.232(Aralık 2000) Sh.4
4 Selim KANETi,"Vergi Hukukunda Ekonomik Yaklaşım İlkeleri" Vergi Dünyası S.131 (Temmuz 1992) Sh.4

 

" ... Vergi Hukukunda muamelenin ekonomik yönü önemli olup... medeni hukukun katı şekli
şartlarına bağlanmak, Vergi Hukuku prensipleriyle bağdaşmaz. "
Bu bağlamda bir iktisadi kıymetin işletmeye ait olup olmadığına karar verilirken
ekonomik mülkiyetin hukuki mülkiyetle çakıştığı durumlarda hukuki mülkiyetin, bunun
gerçekleşmediği ve hukuki mülkiyet mevcut olmamasına karşılık ekonomik mülkiyetin
olduğu durumlarda ise ekonomik(iktisadi) mülkiyetin esas alınması gerekmektedir. “İktisadi
Mülkiyet”, Alman sisteminde kabul edildiği gibi olağan yararlanım süresi boyunca iktisadi
kıymet üzerinde hukuki malikin etkilerini anlamsızlaştıracak şekilde gerçek hâkimiyete sahip
olma, iktisadi kıymetin zilyetliğine sahip olarak, kendisinden ve gelirinden yararlanma,
iktisadi kıymetin ne şekilde kullanılacağını saptama, riziko ve yükleri taşıma şeklinde
tanımlanabilir. 5
İşletmeye aidiyetin tespitinde ikinci unsur DEFTER VE BELGELERDİR.
Maddi duran varlığın defterlerde ve bilançoda yer almasıyla aidiyet (objektif)
gerçekleşmiş sayılır mı? İşletmeyle arasında objektif bir bağ bulunmayan, işletmenin
gelir/kazanç elde etme faaliyetine hiçbir şekilde etkili olmayan iktisadi kıymetlerin işletmeye
ait oldukları elbette kabul edilemez. Çünkü belgeler ve defterler ve bunların sonuçlarının
yansıdığı belge olan bilanço gerçek ve doğru olmak zorundadır.
O halde defterler ve bilançodaki kayıtlar sadece "ispat yükü" bakımından önem teşkil
etmekte olup, işletmeyle arasında objektif bir bağ bulunmayan iktisadi kıymetin bilançoda
gösterilmiş olmasının ispat yükünün yerini değiştirmesi haricinde bir hukuksal değeri yoktur.
Sorunun diğer bir yönü ise işletmeyle arasında objektif bir bağ bulunan iktisadi
kıymetin bu kez mali tablolarda ve defterlerde gösterilmemesidir.
Bize göre, işletmeyle arasında bir bağ bulunan iktisadi kıymet, bilanço ve defterlerde
gösterilmemiş olsa dahi işletmeye aittir. Zira envanter çıkarmanın amacı, bilanço günündeki
mevcutlar, alacaklar ve borçların tespiti olarak açıklanmıştır. (VUK md. 186 /f.1 ) Bu
durumda işletmeye aidiyet in tespitinde hem kayıtlar üzerinden envanter ve hem de fiili
envanter yapılması gerekmektedir. Çünkü tespit, mevcudun tekrarından ibaret olmayıp,
gerçek olan bir hukuki ve / veya fiili durumun mevcudiyetini belirlemeyi ifade eder. Bu
durumda aksi yöndeki görüşler, denet im ve vergi incelemesi yapılmasını da anlamsız hale
getirir. Başka bir ifade ile bilanço ve defterler koşulsuz doğruysa bunların denetimi gereksiz
demektir.
Bütün bunlardan vardığımız nokta, objektif aidiyet belirlemede "işletmede kullanılma"
kriterinin daha gerçekçi olduğudur. Bu bağlamda, işletmede kullanılma, kriteri iktisadi kıymet
ile işletme arasındaki gerçek bağlantıyı ifade eder. İşletmede kullanılma kriteri Alman
Sistemindeki "işletmeye hizmet etme " kriteri gibi geniş olarak yorumlanmalı, böylece sadece
işletmede fiilen kullanılan iktisadi kıymetlerin değil, ticari kazancın oluşumunda etkili olan


 

5 Funda BAŞARAN. Türk ve Alınan Vergi Bilançosu Hukuklarında Gayri Maddi İktisadi Kıymetleri Aktifleştirme
Şartları. İstanbul: Beta Basım Yayım Dağıtım 1999. Sh. 172 Sh. 181

 

iktisadi kıymetlerin de işletmede kullanıldığını kabul edilmelidir.6 Bu yaklaşımın sonucu
olarak da bunların bilançoda gösterilmeleri ile amortisman, istisna, vergi indirimi gibi bütün
vergisel düzenleme ve uygulamalarda bu ölçüt esas alınmalıdır.

 

6 Funda BAŞARAN. Türk ve Alınan Vergi Bilançosu Hukuklarında Gayri Maddi İktisadi Kıymetleri Aktifleştirme
Şartları. İstanbul: Beta Basım Yayım Dağıtım 1999. Sh. 172 Sh. 181



Yusuf ileri
27-10-2015 15:17:25
Bu yaziyi indirmek için tıklayınız :   DOWNLOAD PDF

Bizi Takip Edin

  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

© 2015 Tüm Hakları Saklıdır Yusuf ileri

HİZMETLERİMİZ

  • » Bağımsız Dış Denetim Hizmetleri
  • » Vergi ve Tasdik Hizmetleri
  • » Mali Danışmanlık Hizmetleri
  • » Diğer Danışmanlık Hizmetleri
  • » Hukuk Danışmanlığı

ADRES

Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
Şişli/İSTANBUL
Yusuf ileri
2019 © Powered by : KETENCEK I.T