Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
+90 212 210 00 33 - 210 55 88
  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

Maliye Bakanlığı ve Maliye Okulu

ANASAYFA  /  MAKALELER  /  VERGI  /  Maliye Bakanlığı ve Maliye Okulu

                                                                                                                                         

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK                                                                                                             

VE DENETİM TİC. LTD. ŞTİ.

 

Dr. Yusuf İLERİ
S. M. Mali Müşavir
Dünya Gazetesi/23.09.2002

 

MALİYE BAKANLIĞI VE MALİYE OKULU
Maliye Okulu hangi ortamda ve ne amaçla kuruldu? Neden kapatıldı? Günümüz
eğitiminde yeri olabilir mi? Türkiye toplumu bu konuya ve bu tartışmaya yabancıdır. Ne var
ki bu tartışma, bugün bir ihtiyaçtan öte bir zorunluluğa dönüşmüştür. Bir eğitim sistemi
düşünün ki, eğitim olanakları olmayan köy çocuklarını alıp birer iş yapan ve üreten meslek
sahibi yapıyor; o eğitim sisteminin iyi incelenmesi gerekir. Bu amaçlı Dünya gazetesindeki
yazımıza, gerek Maliye Okulu mezunları gerekse bu mezunlarla toplumsal ve ekonomik
yaşam içerisinde ilişkili olanların gösterdiği ilgi ve diğer meslek okulu mezunlarının ve
Maliye Okulu gerçeğini bilenlerin konuya duyarlılığı; Maliye Okulu’nu diğer yönleriyle,
ancak en başta bünyesinde yaşadığı ve varlığına kaynak olan Maliye Bakanlığıyla tarihsel
ilişkisi yönünden ele almak gereğini doğurdu.
1924 yılında, eskiyi tasfiye; yeni eğitim ve ekonominin temellerini atma sürecinde
kurulan Maliye Okulu'nun bu kuruluş sürecine denk gelen önemli gelişmelerden biri de,
Maliye Bakanlığının hükümet örgütlemesi içindeki merkezi konumunun gün ışığına
çıkmasıdır. Şunu öncelikle belirtelim: Maliye Bakanlığı, merkezi konumunu Osmanlı
İmparatorluğu'nun tarihsel bakımdan merkezileşmiş yapılarından devralmadı. Osmanlılarda
merkezileşme, açıkça siyasal bir olguydu; oysa mali kaynakların tümü Hazineye ulaşmıyordu.
Yönetsel görevlerine karşılık nazırlar, valiler ve diğer devlet memurları, verdikleri
hizmetlerden doğan gelir haklarına doğrudan sahip olabiliyor ve bunların yalnızca küçük bir
bölümünü Hazineye gönderiyorlardı. Osmanlı hükümeti mali güçlerin bir mozaiğinden
oluşuyordu; bu mozaik içinde yer alan her nezaret kendi gelir kaynaklarından yararlanıyordu
ve bu geliri doğrudan doğruya kendi harcamaları için kullanırken Maliye Nezaretini
bilgilendirmek durumunda değildi. Kaynaklar ve harcamalar merkez dışında değerlendirildiği
için nezaretin bir bütçe oluşturulması kesinlikle olanaksızdı. Örneğin: Harp Nezareti askerlik
vergisine, Dahiliye Nezareti pasaport vergisine, kadastro ile posta ve telgraf ücretlerine
doğrudan el koyuyordu.
Hizmetlerin, 1920'den sonra yeni başkentte yavaş yavaş yeniden örgütlenmesi ve daha
da önemlisi, yasama gücüyle yürütme gücünün ayrılmasıyla birlikte Maliye Bakanlığı devlet
içindeki merkezi konumuna ulaştı. İşte Maliye Okulu, Maliye Bakanlığının bu merkezi
konumuna ulaştığı, daha açık bir ifadeyle Maliye Hazine birliğinin sağlandığı bir süreçte
açılmıştır.
Böylesi bir süreçte kurulan Maliye Okulu, 24 Ocak 1980 kararlarını izleyen; Bütçe
birliğinin bozulduğu, Hazinenin Maliye Bakanlığından koparıldığı, yani Maliye Bakanlığının
merkezi konumunun yok edilerek zayıflatılmaya çalışıldığı süreçte kapatılmıştır. Merkez
Bankası kontrolünün yitirildiği, bankacılık sisteminin kuralsızlaştırıldığı, ithalat kotalarının
kaldırıldığı, devlet yatırımlarının planlanmadığı, girdi fiyatlarının ve ticaretin dolarize

edildiği; liberal politikaların uygulandığı bu dönemde, borçlanmanın vergiye tercih edilmesi
sonucu kamu finansmanı bozulmuş ve ülke ekonomisi likidite tuzağına düşmüştür.
Ulusal eğitim ve ekonomi konusu, bizim gibi gelişme yolunda olan ülkeler açısından
yaşamsal önem taşımaktadır. Bu ise, sömürgeciye bağımlı olmayan ekonomi ve sömürüye
aracı yetiştirmeyen eğitim demektir. Japonya başarıyı mükemmel bir temel eğitim, etkileyici
teknik bilgi birikimi ve yüksek tasarruf oranı ile sağlamıştır. Maliye Okulu bu memlekette
kurulmuş; gerçekçi, halkçı, ilerici, kelimenin tam anlamıyla ulusal eğitim kurumlarımızın
başında gelir. Bu yönleriyle Maliye Okulu, tüketici eğitimi dayatan sömürgecilik anlayışında;
üretici meslek eğitimini veren ulusalcılığa geçiştir. Ezberciliğin yerini, yaşatan bilginin
alışıdır. Maliye Okulu uygulaması, Türkiye'nin gerçek zenginliğidir. Bu zenginlikten yeniden
yararlanmak zorundayız.



Yusuf ileri
27-10-2015 14:42:42
Bu yaziyi indirmek için tıklayınız :   DOWNLOAD PDF

Bizi Takip Edin

  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

© 2015 Tüm Hakları Saklıdır Yusuf ileri

HİZMETLERİMİZ

  • » Bağımsız Dış Denetim Hizmetleri
  • » Vergi ve Tasdik Hizmetleri
  • » Mali Danışmanlık Hizmetleri
  • » Diğer Danışmanlık Hizmetleri
  • » Hukuk Danışmanlığı

ADRES

Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
Şişli/İSTANBUL
Yusuf ileri
2019 © Powered by : KETENCEK I.T