Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
+90 212 210 00 33 - 210 55 88
  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

İŞLETME İLE ORTAKLARI ARASINDAKİ PARASAL TRAFİĞİN BANKALAR ARACILIĞIYLA TEVSİKİ ZORUNLU MU?

ANASAYFA  /  MAKALELER  /  VERGI  /  İŞLETME İLE ORTAKLARI ARASINDAKİ PARASAL TRAFİĞİN BANKALAR ARACILIĞIYLA TEVSİKİ ZORUNLU MU?

                                                                                                                                         

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK                                                                                                             

VE DENETİM TİC. LTD. ŞTİ.

 

Dr. Yusuf İLERİ
Yeni Yüzyıl Üniversitesi
Hukuk Fakültesi
SMMO-Çözüm Dergisi 130. Sayı-12.10.2015

 

İŞLETME İLE ORTAKLARI ARASINDAKİ PARASAL TRAFİĞİN BANKALAR ARACILIĞIYLA TEVSİKİ ZORUNLU MU?

1.GİRİŞ
Vergi Usul Kanunu’nun Mükerrer 257 maddesinin birinci fıkrasının (2) no.lu bendinde1
Maliye Bakanlığına mükelleflere muameleleri ile ilgili tahsilat ve ödemelerini bankalara
yönlendirme zorunluluğu getirmek yetkisi verilmiştir. Bu zorunluluğa uymayanlar için ise
VUK’un Mükerrer 355 inci maddesinde özel usulsüzlük cezaları öngörülmüştür. Maliye
Bakanlığı bu yetkisini kullanmış, zorunlulukla ilgili dört ayrı genel tebliğ yayımlamıştır.
Çalışmamızda; gerek Mükerrer 257 inci madde ve bu madde kapsamında yayımlanan genel
tebliğler, gerekse Danıştay kararları ekseninde, şirket ve ortakları arasındaki para trafiğinin VUK
Mükerrer 355’inci maddesindeki cezalara konu olacak şekilde zorunluluk kapsamına alınıp
alınmadığı incelenecektir.
2.KANUN MADDESİNDE İŞLETME İLE ORTAKLARININ PARA TRAFİĞİ
Vergi Usul Kanunu’nun Maliye Bakanlığına zorunluluk getirme yetkisi veren Mükerrer
257 ini maddesinin (2) no.lu bendi2 şöyledir:
“Maliye Bakanlığı (…) mükelleflere muameleleri ile ilgili tahsilat ve ödemelerini banka,
benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etmeleri
zorunluluğunu getirmeye ve bu zorunluluğun kapsamını ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslarını
belirlemeye yetkilidir.”

Kanun maddesinde, zorunluluğun sadece vergi mükelleflerine ve mükelleflerin vergisel
muamelelerine getirileceği belirtilmiştir. Bunun mevhumu muhalifinden hareketle, vergi
mükellefi olmayanlara ve vergi mükellefi olsa dahi muamele, vergisel bir muamele değilse
zorunluluk getirilemeyecektir. Şu halde zorunluluk getirilirken vergi mükellefleri ve vergisel
işlemler koşulu birlikte aranacaktır. Mükelleflerin vergi dışı muamelelerine zorunluluk
getirilemeyeceği gibi vergi mükellefi olmayanların muamelelerine de zorunluluk
getirilemeyecektir. İşletme ortaklarının, ortaklıktan doğan sıfatlarından ötürü vergi mükellefi
olamayacakları açıktır. Bu durumda kanun maddesi, işletme ile ortakları arasındaki para
hareketlerini banka ve diğer finans kurumlarına yönlendirme adına Maliye Bakanlığının yetki
kullanımına kapalıdır.
2.BAKANLIK TEBLİĞLERİN ZORUNLULUK
Kanun maddesinin yetki vermediği bir konuda Bakanlıkça yapacak bir düzenleme
normlar hiyerarşisine aykırı olsa da; verginin aktif tarafı olarak olgusal sonuçlar yaratması
nedeniyle Maliye Bakanlığının konuya yaklaşımı önemlidir. Maliye Bakanlığı bugüne kadar
tevsik zorunluluğu ile ilgili olarak 3203, 3234, 3245 ve 3326 sıra no.lu Vergi Usul Genel
Tebliğlerini yayımlamıştır. Bu tebliğlerin ilk ikisinden değil, ama son ikisinden işletme
ortaklarından söz edilmiştir. Bakanlıkça yayımlanan tebliğlerin ilki olan 04.07.2003 tarihli 320
no.lu Tebliğle zorunluluk kapsamına “Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit


1 29.7.1998 tarih ve 23417 sayılı Mükerrer Resmi gazete’de yayımlanmıştır.
2 29.7.1998 tarih ve 23417 sayılı Mükerrer Resmi gazete’de yayımlanmıştır.
3 4.7.2003 tarih ve 25158 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
4 01.08.2003 tarih ve 25186 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
5 28.10.2003 tarih ve 25273 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
6 07.04.2004 tarih ve 25445 sayılı Resmi gazete’de yayımlanmıştır

 

edilenler, defter tutmak zorunda olan çiftçiler, serbest meslek erbabı ile vergiden muaf
esnafın kendi aralarında yapacakları ticari işlemleri ile nihai tüketicilerden (…) mal veya hizmet
bedeli olarak yapacakları (…)TL’yi aşan tahsilat ve ödemeleri
alınmıştır.” Bu tebliğin
yayımından 24 gün sonra Bakanlık 323 no.lu Genel Tebliği yayımlamıştır. Bu Tebliğde de,
zorunluluk kapsamına alınanlarla ilgili 323 no.lu Tebliğin yukarıya alıntıladığımız metni aynen
tekrarlanmıştır. Bu iki tebliğde de işletmelerin ortaklarıyla aralarındaki para hareketleriyle ilgili
herhangi bir açıklama yer almamıştır. Bundan, kanun maddesinin lafzına uygun şekilde işletme
ile ortakları arasındaki para trafiğinin zorunluluk kapsamına alınmadığı sonucunun çıktığını
rahatlıkla söyleyebiliriz.
Şirket ve ortakları arasındaki para trafiği ilk olarak 18.10.2003 tarihli 324 no.lu Tebliğe
konu olmuştur. Tebliğdeki ifadelerle:
İşletmelerin kendi ortakları ile diğer gerçek ve tüzel kişilerle olan ve herhangi bir ticari
içeriği olmayan nakit hareketlerinde işlem tutarı (…) aşıyor ise bunlar da tevsik kapsamında
olacağından banka, özel finans kurumları veya PTT aracılığıyla tahsilat ve ödemeler
yapılacaktır.
Örnek: A işletmesi ortağı olan B işletmesinden nakit olarak borç almıştır. Bu borç ticari
bir içeriği olmamakla beraber nakit hareketi söz konusu olduğundan bedelin (…) aşması halinde
tahsilat ve ödemeler banka, özel finans kurumları ve PTT aracılığıyla yapılacaktır.

Ancak bu tebliğin akabinde 27.04.2004 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 332 no.lu
Tebliğle işletmenin ortaklarıyla arasındaki para trafiği ile ilgili getirilen bu zorunluluk
kaldırılmıştır. Tebliğde bu açıkça yazılmasa da sistematik yorumunda, yani tebliğin bütünlüğü ve
diğer tebliğlerle bağlantısı kurulduğunda bu sonuca ulaşılmaktadır. Şöyle ki;
Tebliğin, “1. Tevsik Zorunluluğunun Tutan ve Başlangıcı” başlığında tevsik kapsamı ile
ilgili olarak sadece 323 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde söz edilmiş ve teşvik
kapsamını “mükelleflerin ticari işlemleri ile nihai tüketicilerden mal veya hizmet bedeli olarak
yapacakları (…) tahsilat ve ödemeleri” ile sınırlamak suretiyle işletmenin ortaklarıyla
gerçekleştirdiği para hareketini zorunluluk dışında tutmuştur. Bir sonraki paragrafta işletme
ortaklarının zorunluluk kapsamına alındığı 324 no.lu tebliğe vurgu yaparken, zorunluluk
kapsamına değil de, sadece bu tebliğdeki esaslardan söz etmesi de bu görüşü pekiştirmektedir.
Ortaklarla ilgili hususun esasla değil de kapsamla ilgili olduğu açıktır. 324 no.lu Tebliğde esasla
ilgili açıklamalar, vadeli satışlarla ilgili olarak yapılan “Fatura bedelinin belirlenen limiti aşması
halinde, bu bedelin limit altında kalan tutarlarla taksit taksit ödenmesinin banka ve benzeri
kurumlarla ödenme zorunluluğunu kaldırmayacağına ilişkin açıklamalardır.
4.DANIŞTAY KARARLARINDA ZORUNLULUK
4.1. Genel Tebliğe Karşı Açılan Davada Danıştay’ın Zorunluluğa Bakışı
Maliye Bakanlığının yayımladığı 320 sayılı VUK Genel Tebliğinin Anayasaya aykırı
olduğu savıyla Danıştay nezdinde iptali istenmiştir. İptal talebinin dayanağı, “Yasa maddesinde
nihai tüketiciler ve veriden muaf esnafın yer alınmamasına karşın tebliğle bunların da kapsama
alınması” olarak açıklanmıştır. Davaya bakan Danıştay Dördüncü Dairesi “320 sayılı Vergi Usul
Kanunu Genel Tebliğinin söz konusu bölümünde yasaya aykırılık görmemiş, davanın reddine”
dair karar vermiştir. Danıştay Dördüncü Dairesinin 22.12.2004 tarih ve E:2003/1715,
K:2004/2587 sayılı kararında, gerekçe şöyle açıklanmıştır:
“Sözü edilen tebliğ ile ticari işlemler ve finansal hareketlerin taraflarının izlenmesi ve
vergiyi doğuran olayların mali kurumların kayıt ve belgeleri yardımıyla tespit edilmesi yoluyla
mükelleflerin nakit hareketlerinin izlenerek kayıt dışı ekonominin önlenmesi amaçlanmış olup,
nihai tüketici ve vergiden muaf esnaf sadece ticari işlemlerin tarafı olarak tebliğde yer
almışlardır.

 

Danıştay, zorunluluk kapsamına ya tüccar ya da esnaf niteliğini taşıyanların alındığı
tespitini yapmıştır ki, bu tespit konumuz itibariyle önemlidir. Zira işletme ortakları tüccar da
değildir, esnaf da değildir. Yüksek Mahkeme, nihai tüketiciler ile vergiden muaf esnafın sadece
zorunluluk kapsamında olan kişilere yaptıkları mal ve hizmet satışları nedeniyle zorunluluk
kapsamına alındığı gerekçesiyle Tebliği onamıştır. İşletme ile ortakları arasındaki para
hareketlerinin ticari niteliği yoktur. Danıştay, sanki şirket ve ortakları arasındaki para hareketi ile
ilgili zorunluluk dava konusu edilmiş gibi gerekçe yazmıştır. İşletmenin ortaklarıyla arasındaki
para trafiğini banka ve aracı kurumlara yönlendirme zorunluluğunu kaldıran 332 no.lu Tebliğ,
Danıştay’ın bu kararıyla okunduğunda anlamlı olacaktır.
4.2.Kesilen Özel Usulsüzlük Cezalarına Danıştay’ın Bakışı
Maliye Bakanlığının yayımladığı 332 no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde sonra
da işletme ile ortakları arasındaki para hareketleri bankalar aracılığıyla gerçekleştirilmediği
gerekçesiyle VUK Mükerrer 355’inci maddesindeki cezaların kesildiğini yargı kararlarından
öğreniyoruz. Yargıya yansıyan uyuşmazlıklarda Danıştay “ortaklar ile şirket arasında yapılan
tahsilat ve ödemelerde” 320 ve 323 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinin
hükümlerine bakılacağına dair kararlar ihdas etmiştir. Danıştay’ın 16.02.2011 tarih ve
E:2010/1778, K:2011/394 sayılı kararında şu tespitleri yapmıştır:
“320 ve 322 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerince birinci ve ikinci sınıf
tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenler, defter tutmak zorunda olan çiftçiler, serbest
meslek erbabı ile vergiden muaf esnafın kendi aralarında yapacakları ticari işlemleri ile nihai
tüketicilerden (…) mal veya hizmet bedeli olarak yapacakları 8.000.000,-TL’sını aşan tahsilat ve
ödemelerinin banka veya özel finans kurumları aracı kılınarak yapılmasının (…) olayda ise
davacının bu yönde bir işlemi tespit edilemediği, bu durumda ortaklar ile şirket arasında yapılan
tahsilat ve ödeme işlemlerinin banka ve benzeri finans kurumları ile yapılmadığı ile kesilen özel
usulsüzlük cezasında isabet görülmediği”

Danıştay 9. Dairenin 16.02.2011 tarih ve E:2010/1777, K:2011/393 sayılı kararında da
sonuç ve gerekçeler aynıdır:
“… Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenler, defter tutmak
zorunda olan çiftçiler, serbest meslek erbabı ile vergiden muaf esnafın kendi aralarında
yapacakları ticari işlemleri ile nihai tüketicilerden mal veya hizmet edeli olarak yapacakları
8.000.000 TL'sini aşan tahsilat ödemelerinin banka veya özel finans kurumları aracı kılınarak
yapılması ve bu kurumlarca düzenlenen dekont veya hesap bildirim cetvelleri ile tevsiki zorunlu
olduğu gözönüne alındığında, davacının bu yönde bir işlemi tespit edilmeden, ortaklar ile şirket
arasında yapılan tahsilat ve ödeme işlemlerinin banka ve benzeri finans kurumları ile
yapılmadığı gerekçesi ile kesilen özel usulsüzlük cezasında yasal isabet görülmediği gerekçesiyle
kabul eden Vergi Mahkemesinin kararı; (…) aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun
görülmüş olup, temyiz istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın
bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, (…) temyiz isteminin reddine ve kararın
onanmasına (…)oybirliği ile karar verildi.”

5. SONUÇ
Kanun maddesine göre para hareketlerinin banka ve benzeri finans kurumları aracılığıyla
yapılması hususunda ancak mükelleflere ve mükelleflerin vergi ile ilgili işlemlerine zorunluluk
getirilebilir. Bu demektir ki zorunluluk ticari nitelikteki işlemler için söz konusudur. Nitekim
Maliye Bakanlığı tebliğlerinde zorunlulukla işlemin ticari niteliği yönünde hep bağlantı
kurulmuştur. İşletme ve ortaklarıyla ilgili para hareketlerinin ticari yönü olmadığı gibi işletme
ortaklarının bu sıfatları nedeniyle vergi mükellefiyetleri de söz konusu değildir. Madde hükmü
işletme ile ortakları arasındaki para hareketlerine zorunluluk getirmeye kapalıdır. 324 no.lu
Tebliğle getirilen zorunluluğun 332 no.lu Tebliğle kaldırılmasını buna bağlıyoruz. Danıştay’ın

kararları ise işletme ile ortakları arasındaki para hareketlerine zorunluluk getirilmeyeceği
yönündedir. Yüksek Mahkeme zorunluluğa uyulmadığı gerekçesiyle kesilen özel usulsüzlük
cezalarını kaldırmıştır.



Yusuf ileri
13-11-2015 10:04:41
Bu yaziyi indirmek için tıklayınız :   DOWNLOAD PDF

Bizi Takip Edin

  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

© 2015 Tüm Hakları Saklıdır Yusuf ileri

HİZMETLERİMİZ

  • » Bağımsız Dış Denetim Hizmetleri
  • » Vergi ve Tasdik Hizmetleri
  • » Mali Danışmanlık Hizmetleri
  • » Diğer Danışmanlık Hizmetleri
  • » Hukuk Danışmanlığı

ADRES

Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
Şişli/İSTANBUL
Yusuf ileri
2019 © Powered by : KETENCEK I.T