Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
info@ileriymm.com
+90 212 210 00 33 - 210 55 88
  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

İNDİRİMLİ VERGİNİN BÜYÜMEYE ETKİSİ

ANASAYFA  /  MAKALELER  /  VERGI  /  İNDİRİMLİ VERGİNİN BÜYÜMEYE ETKİSİ

                                                                                                                               

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK                                                                                                             

VE DENETİM TİC. LTD. ŞTİ.

Doç. Dr. Yusuf İLERİ

Yeni Yüzyıl Üniversitesi

Hukuk Fakültesi

 

İNDİRİMLİ VERGİNİN BÜYÜMEYE ETKİSİ

İndirimli kurumlar vergisi, mükelleflere yatırımlar nedeniyle daha az vergi ödeme olanağı sağlar. Hesaplanmasında iki oran önem arz eder. Bunlardan biri yatırıma katkı oranıdır. Bu oranla yatırım nedeniyle devletin vazgeçeceği vergi tutarı belirlenir. Yatırım nedeniyle vazgeçilecek vergi tutarı belirlendikten sonra sıra bu tutarın, ödenecek vergiden hangi dönemde tenzil edileceğine gelir. Bu da indirim oranıyla belirlenir. İndirimli vergi oranları da yatırıma katkı oranları gibi Bakanlar Kurulu tarafından altı bölge itibariyle tespit edilmiştir. Bu oranlar, bölgesel ve büyük ölçekli yatırımlar için %50, %55, %60, %70, %80, ve %90 olarak sıralanmıştır. Stratejik yatırımlar için tüm bölgelerde uygulanacak vergi indirimi oranı yüzde doksan, yatırıma katkı oranı ise yüzde ellidir. Dikkat edilirse, indirim oranları da tıpkı katkı oranları gibi 1. Bölgeden başlayarak 6. Bölgeye doğru kademe kademe arttırılmıştır. Yatırıma katkı oranı ne kadar yüksek olursa, vazgeçilecek vergi tutarı o kadar fazla olur; indirim oranının yüksekliği ise, yatırıma katkı tutarında erken yararlanma sonucunu doğurur.  

Maddenin ilk halinde indirimli orandan yararlanma, yatırımın tamamlanıp yatırımdan kazanç elde edilme koşuluna bağlanmıştı. 6322 sayılı Kanunla, kurumun yatırım dönemindeki faaliyetlerinden elde edilen kazançlarının da indirimli vergiden faydalanmasına imkan sağlanmıştır. Önemle belirtmek gerekir ki, Bakanlar Kurulu’nun 2017/9917 sayılı kararıyla, 2017’de gerçekleştirilecek yatırım harcamaları için vergi indiriminin tüm yatırımlar ve tüm bölgelerde yüzde yüz oranında, yatırıma katkı tutarının yatırım döneminde yatırımcının diğer faaliyetlerinden elde ettiği kazançlarına uygulanacak oranının yüzde yüz olacağı belirtilmiştir. Aynı kararda tüm yatırımlar ve bölgeler için geçerli olan yatırıma katkı oranına 15 puan ilave edileceği de açıklanmıştır. Teşvik kapsamında 2017 yılında hangi sektörlerde ne tutarda yatırım harcamasının yapıldığına dair yayımlanmış bir veri yok. Ancak yılın ilk çeyreğinde 22.2.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan bu kararın 2017 yılının 3. çeyreğindeki yüzde 11,1 oranındaki büyümeye katkısı yadsınamaz. Zira devam eden yatırımlarda yüzde yüz oranında indirim demek, 2017 yılında diğer faaliyetler nedeniyle yararlanılacak katkı tutarının kazanç kadar olması veya bu tutarı aşması halinde, hiç vergi ödememek demektir. Belli ki, %100 indirim, ilave %15 katkı payı yatırım harcamalarını tetiklemiş ve öne çekmiştir. Yüzde 11.1 büyümeye bu etken üzerinde de bakmakta yarar var. Ayrıca, 2017 yılında öngörülen bu özel teşvikler nedeniyle teşvik belgesinin revize edilmesi için Ekonomi Bakanlığı’na başvurma mecburiyeti olmadığını da not edelim.

Bu arada yatırımı zararla sonuçlanan mükellefler yönünde vergi indiriminin bir yarar sağlamayacağını belirtelim. Zira yatırım tamamlandıktan sonra sadece teşvik kapsamındaki yatırımdan sağlanan kazançlar indirimli kurumlar vergisinden faydalandırılmakta, diğer kazançlar genel geçer oranlarla vergilendirilmektedir. Bu durumda, mükellefin teşvik kapsamındaki yatırımdan kazanç sağlamaması halinde, teşvik bütün cazibesini yitirir. Oysa yatırım döneminde dahi diğer faaliyetlerinden doğan kazançlar nedeniyle indirimli kurumlar vergisinden yararlanan mükellef, yatırımı tamamlama başarasını gösterdiğine göre bu aşamadan sonra haydi haydi diğer faaliyetlerden elde ettiği kazançlar yönünden indirimden faydalandırılması beklenir. Gerçi daha sonra 6745 sayılı Kanunun 66. maddesiyle yatırım tamamlandıktan sonra henüz yararlanılmamış olan yatırıma katkı tutarının yeniden değerleme oranında arttırılması imkanı getirilmiştir. Ne var ki düşük karlılık durumunda göreceli bir yarar sağlayacak olan endekslemenin, zarar haline bir faydası yoktur. Yani zarar halinde yatırımı kendisi için artık bir yüke dönüşen mükellef, birde yatırım nedeniyle hakkettiği vergi indirimini karlı kazançlarından indirme imkanından yoksun bırakılmaktadır. Bu arada teşvik belgesine bağlanmış yatırımlardan doğan alacaklardan sağlanan kur farkı ve vade farkı gibi gelirlerin de indirimli vergi uygulamasında tabii olarak faydalanması gerekmektedir. Bu bağlamda yatırımlarla ilgili faaliyetlerden elde edilen nakit girdilerinin faiz, repo, döviz, gibi araçlardan değerlendirilmesi sonucu elde edilecek olan iratların da indirimden yararlandırılması doğru olanıdır. Öte yandan endeksleme 07.09.2016 tarihinde yürürlüğe girdiği halde, Maliye Bakanlığı gerek Tebliğ ve gerekse Özelgelerle, 2017 yılına devreden yatırım katkı tutarlarıyla uygulamayı başlatacağını açıklamıştır.



Yusuf İLERİ
13-02-2018 15:55:01
Bu yaziyi indirmek için tıklayınız :   DOWNLOAD PDF

Bizi Takip Edin

  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

© 2015 Tüm Hakları Saklıdır Yusuf ileri

HİZMETLERİMİZ

  • » Bağımsız Dış Denetim Hizmetleri
  • » Vergi ve Tasdik Hizmetleri
  • » Mali Danışmanlık Hizmetleri
  • » Diğer Danışmanlık Hizmetleri
  • » Hukuk Danışmanlığı

ADRES

Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
Şişli/İSTANBUL
Yusuf ileri
2018 © Powered by : KETENCEK I.T