Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
+90 212 210 00 33 - 210 55 88
  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

Hem Varlık Barışından Faydalanmak Hemde Dava Açmak Mümkün

ANASAYFA  /  MAKALELER  /  VERGI  /  Hem Varlık Barışından Faydalanmak Hemde Dava Açmak Mümkün

                                                                                                                                         

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK                                                                                                             

VE DENETİM TİC. LTD. ŞTİ.

 

Dr. Yusuf İLERİ
Yaklaşım / Kasım 2009 / Sayı: 203

 

HEM VARLIK BARIŞINDAN FAYDALANMAK HEM DE DAVA AÇMAK
MÜMKÜN
I- GİRİŞ
İlginçtir, yazıldıkça, konuşuldukça ve tartışıldıkça Varlık Barışı’nın yeni yeni
avantajları ortaya çıkıyor. Konu vergi yazınında da ağırlıklı olarak bu yönüyle tartışılıyor.
Maliye Bakanlığı da başlattığı tanıtım seferberliğinde özellikle Yasa’nın vergisel avantajlarına
vurgu yapmaktadır.
Bu yazıda da Varlık Barışı Kanunu’nun bir avantajından söz edilecektir. Ancak bu
önemli avantaj, Kanun’un yazılı hükümlerinde değil, tam tersine Kanun’a yazılmayanların
sonucu olarak ortaya çıkmıştır.
II- KALDIRILAN MATRAH/VERGİ FARKINA DAVA AÇMAK
Varlık Barışı Kanunu’nu cazip kılan, vergi incelemeleri sonucu gelir, kurumlar ve
katma değer vergisi yönünden tespit edilen matrah ve/veya vergi farkından, Kanun
kapsamında beyan edilen tutarların mahsubuna imkân tanımasıdır. Yasa’ya göre mahsup
işlemi tarhiyattan önce yapılacaktır. 1 Seri No.lu Tebliğ’in(1) 5.3 başlıklı bölümünde de
‘inceleme esnasında vergi incelemesine yetkili olanlar, bu Kanun kapsamında bildirilen ve
beyan edilen tutarları mahsup etmek suretiyle vergi inceleme raporlarını tanzim edeceklerdir’
denmektedir. Bu mahsup neticesinde kalan matrah ve/veya vergi farkı üzerinde ise tarhiyat
önerecektir.
İşte bu yazıda sözü edilecek avantaj bu aşamadan sonra söz konusudur. Mükelleflerin
bu tarhiyata karşı dava açmaları ve bu davada, yasa kapsamında beyan edilen varlık
tutarlarının, mahsup edildiği matrah ve/veya vergi kısmının da gerçeğe ve hukuka aykırılığını
ileri sürmeleri halinde; mahsup işleminin iptal edilip/edilmeyeceği dolayısıyla mahsupla
kaldırılan matrah ve/veya vergi farkının bu kısmı üzerinde de tarhiyat yapılıp/yapılmayacağı
hususunda herhangi bir hükme Yasa’da yer verilmemiştir. Aynı şekilde tarhiyata karşı
açılacak davada, Varlık Barışı Kanunu kapsamında mahsupla ortadan kaldırılan matrah
ve/veya vergi farkının dava konusu edilemeyeceğine ilişkin bir hüküm de Kanun’da yer
almamıştır. Aslında varlık barışı, bir yönüyle vergi hukukundaki ‘Uzlaşma’ müessesine
benzemektedir. İkisi de vergi ve ceza tarhiyatlarına yönelik düzenlemeler içermektedirler.
Uzlaşmada, mükellef tarh edilen vergilerle, kesilen cezaların tutarı konusunda İdare ile
uzlaşmaktadır. VUK ek madde 6’ya göre, uzlaşma tutanakları hem vergi dairesi hem de
mükellef açısından bağlayıcı ve kesindir. Mükellef veya adına ceza kesilen, üzerinde uzlaşılan
ve tutanakla tespit olunan hususlar hakkında dava açamaz ve hiçbir mercie şikâyette
bulunamaz.

Varlık Barışı Kanunu bu yönüyle 4811 sayılı Vergi Barışı Kanunu’na da
benzemektedir. Vergi Barışı Kanunu kesinleşmemiş tarhiyatlara yönelik af hükümleri
taşımaktadır. Kanun, 3. maddesiyle dava açma süresi henüz geçmemiş olan ikmalen, re’sen
veya idarece yapılmış tarhiyatlarda vergilerin %50’si ile cezalarının tamamına af getirmiştir.
Ancak Vergi Barışı Kanunu’nun 3. maddesinde, tarhiyata karşı dava açılmaması barışın
olmazsa olmaz koşulu olarak belirtilmiştir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Af
hükümleri taşıyan diğer yasalarda da benzeri şekilde dava açma yasağı getiren hükümler
mevcuttur.
Ne var ki vergi barışında konu açık bırakılmıştır. Kaldırılan matrah ve/veya vergi
farkına karşı dava açılamaz, açılacak davalarda bu kısım incelenemez şeklinde bir kurala yer
verilmemiştir. Mevcut yasalarımızda da bu yönde bir kural yoktur. Bu durumda mükellefler,
açtıkları davada inceleme raporuyla bulunan matrah ve/veya vergi kısmının tamamının
kaldırılmasını talep edebileceklerdir. Eğer yargılama sonucunda matrah ve/veya vergi farkının
mahsupla kaldırılan kısmı iptal edilirse, mükellef varlık beyanı nedeniyle oluşturduğu rezervi
tüketmemiş olacak, bu tutarları tarhiyatın varsa terkin edilmeyen kısmı, yoksa ileride olası
yeni tarhiyatlara mahsup etmek imkânını elde edecektir. Şu halde Yasa, beyan edilerek
üzerinde %2 veya %5 ödenen varlık tutarlarını mükellef yönünden kazanılmış matrah azaltıcı
bir hak saymaktadır. Mükellefler dilerse bu tutarların mahsup edildiği matrah ve/veya vergi
farkının, hukuka ve gerçeğe uygunluğunu dava açmak suretiyle talep edebileceklerdir.
III- SONUÇ
Yasa’ya uygun şekilde varlık beyanında bulunmuş mükellefin, aleyhindeki vergi
inceleme raporu ile matrah ve/veya vergi farkını sıfır riskle dava konusu yapabilmesi önemli
bir imkândır. Çünkü mükellef davayı açarken ciddi bir endişe yaşamayacaktır. Davayı
kazanırsa, varlık barışı ile oluşturduğu ‘Matrah İndirim Fonu’nu harcamamış olacak;
kaybederse, bu fonu kullanacaktır. Mükellefe avantaj yaratan bu durumun vergi ihtilaflarını
artırmaya elverişli olduğu açıktır.

 

* Yrd. Doç. Dr., Haliç Üniversitesi

(1) 06.12.2008 tarih ve 27076 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

 

 



Yusuf ileri
27-10-2015 09:59:27
Bu yaziyi indirmek için tıklayınız :   DOWNLOAD PDF

Bizi Takip Edin

  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

© 2015 Tüm Hakları Saklıdır Yusuf ileri

HİZMETLERİMİZ

  • » Bağımsız Dış Denetim Hizmetleri
  • » Vergi ve Tasdik Hizmetleri
  • » Mali Danışmanlık Hizmetleri
  • » Diğer Danışmanlık Hizmetleri
  • » Hukuk Danışmanlığı

ADRES

Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
Şişli/İSTANBUL
Yusuf ileri
2019 © Powered by : KETENCEK I.T