Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
+90 212 210 00 33 - 210 55 88
  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

Gelir İdaresinin Yeniden Yapılandırılması

ANASAYFA  /  MAKALELER  /  VERGI  /  Gelir İdaresinin Yeniden Yapılandırılması

                                                                                                                                         

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK                                                                                                             

VE DENETİM TİC. LTD. ŞTİ.

 

Dr. Yusuf İLERİ
Dünya Gazetesi / 02.07.2004

 

GELİR İDARESİNİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI
Bugünlerde "gelir idaresi"nin çağdaş gelir idarelerine paralel ölçüde yeniden
örgütlenmesi amacıyla "Gelir İdaresi Başkanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun
Tasarısı" hazırlanmıştır. Aslında bu tasarıyı Kamu Yönetimi Temel Yasa Tasarısı ile Kamu
Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu ile beraber ve bir bütünlük içinde ele almak gerekiyor.
Maliye Bakanlığı'na "bağlı kuruluş" olarak yeniden şekillenecek olan Gelir İdaresi
Başkanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun Tasarısı'nın dayanağı Kamu
Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı'nın 24. maddesidir. Söz konusu maddeye göre "Bağlı
kuruluşlar, bir bakanlığın hizmet ve görev alanına giren ana hizmetlerden özel önemi
bulunanları yürütmek üzere, kanunla kurulan kuru1uşlardır. Bağlı kuruluşlar, merkez teşkilatı
ile istisnai ve zorunlu hallere münhasır olmak üzere ihtiyaca göre kurulan taşra teşkilatından
oluşur."
Gelir İdaresi Tasarısı'nın 4. maddesinde ise teşkilatın görev ve yetkileri belirtilmiş ve
ilk görev, devlet gelirleri politikasını uygulamak olarak açıklamıştır. Devletin gelirler
politikasını uygulamak demek, devletin başta vergi olmak üzere gelirlerini toplamak
demektir. Bunun ise ancak taşrada örgütlenmekle yani vergi dairesi kurmakla mümkün
olacağı açıktır. Bugün gelir idaresinin bin civarında taşra birimi var. Bu kadar yaygın ve
büyük bir örgüt ve bu ihtiyacı, istisnai ve zorunlu hallere münhasır görerek; kuruluş ruhunu ve
yasasını bu esaslara göre düzenlemek doğrusu anlaşılır gibi değil. Burada "istisnai" kavramına
niçin yer verilmiş? İstisna; kuraldışı, ayrık tutulan anlamına geliyor. Gelir idaresinin taşra
teşkilatı esas olarak vergi dairelerinden oluştuğuna göre, vergi dairesi kurmak bundan böyle
istisnai bir durum mu sayılacaktır? Ayrıca "zorunlu" yerine "gerekli" kavramı niçin
kullanılmamıştır? Yani vergi dairesi gerekli olunca değil de, sadece zorunlu olunca mı
kurulacaktır? Yoksa kamu finansmanında vergi toplamak esas olan değil de, istisnai olarak
düşünülen ve başvurulan bir kaynak mı olacaktır?
Vergi yönetimi ve uygulamasında vergi dairesi müdürlükleri, hizmetin en temel
çalışmalarını yapan en önemli birimlerdir. Bunların her birisi ayrı bir küme olarak bir
müdürün yönetiminde çalışmakta, müdür yardımcısı ve servis şefleri de bunlara bağlı olarak
hiyerarşik bir bütünlük içinde görev yürütmektedir. Bugünkü durumda şefler, vergi dairesinin
temel direkleridir, işi asıl kotaran onlardır. Bütün bu görevlere atamalar ise "sınavlar"'
yapılmaktadır. Bu sınavlardır ki vergi yönetiminde ve dolayısıyla uygulamasında bir "kalite"
vardır.
Tasarıyla vergi dairesi müdürlükleri şube müdürlüğüne dönüştürülürken vergi dairesi
müdürlerinin "vergi incelemesi" yapmak yetkileri de alınıyor. Bir kişiye verilen ve onun
şahsında somutlaşan inceleme yetkisi koca bir vergi laboratuvarı ve buranın temsilcisinden
esirgeniyor. Buna karşılık Sayıştay'a hesap verme görevi, ilgili müdüre kalıyor. Tasarının 26.

maddesiyle şube müdürlüğüne dönüşen bu birimlerdeki müdür altındaki
tüm çalışanlar, Kamu Yönetimi Temel Yasası Tasarı'nın 28. maddesiyle tek bir kadro altında
birleştirilmekte; üst yöneticiler ve şefleri yer değiştirmede, memuriyete yeni başlamış kişiler
düzeyine indirmesine olanak vermektedir. Bütün bunlara bağlı olarak sınav sistem ine son
verilmektedir. Vergi yönetiminin bu isimsiz kahramanları üzerinde uygulanacak bu esneklik,
vergi yönetimini bozacak bir önemde bulunmaktadır. Halbuki yeniden yapılanmadan
beklenilen, bu kesimin merkezi yönetime geçmesinin önündeki engellerin kaldırılması ve
gerçek anlamda yönetici sınıfa dönüşmesinin sağlanmasıdır.
Aslında genelde kamu yönetiminde ve özelde "gelir idaresinde" reform ihtiyacı; yetkilerin,
idari ve denetim birimleri arasında net bir biçimde dağıtılmamış olmasından doğmuştur.
İdarenin birimleri, özellikle denetim ve inceleme elemanları o senin yetkin, bu benim yetkim
diye, zaman zaman aralarında yetki ve görev sorununu tartışmaya başlamışlardır. Yapılması
gereken bu inceleme ve denetim birimleri arasındaki bölünmeleri gidermek iken, tasarıda yeni
bir yetki karmaşasına, yeni bir görev karmaşasına yol açılıyor. Tasarı denetim ve inceleme
birimleri arasındaki çelişkileri attırıyor. Bir taraftan ayrıcalıklar yönünden yukarıdan aşağıya
doğru kesin ölçülerle sıralamalar yapmak var olan bölünmeyi birbirine kapalı bir hale
getirerek sağlamlaştırır iken, diğer taraftan gelir uzmanlığı ve istihbarat uzmanlığı gibi yeni
birimler oluşturmak suretiyle yeni bölünmeler yaratıyor. Ve klasik vergi yönetimi anlayışına
uymayan bir uygulamaya geçerek, büsbütün vergi idaresinin dışında bir birim olan ve
dolayısıyla vergi mevzuatına ve tekniğine uzak olan devlet gelir uzmanlarına "gelir idaresi"
içinde yöneticilik yolu açıyor.



Yusuf ileri
27-10-2015 12:33:35
Bu yaziyi indirmek için tıklayınız :   DOWNLOAD PDF

Bizi Takip Edin

  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

© 2015 Tüm Hakları Saklıdır Yusuf ileri

HİZMETLERİMİZ

  • » Bağımsız Dış Denetim Hizmetleri
  • » Vergi ve Tasdik Hizmetleri
  • » Mali Danışmanlık Hizmetleri
  • » Diğer Danışmanlık Hizmetleri
  • » Hukuk Danışmanlığı

ADRES

Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
Şişli/İSTANBUL
Yusuf ileri
2019 © Powered by : KETENCEK I.T