Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
+90 212 210 00 33 - 210 55 88
  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

FİKTİF BİR VERGİ ÜZERİNDE BAŞARILI ÖĞRENCİLERE VAKIF ÜNİVERSİTELERİNİN KAPISI KAPATILIYOR MU?

ANASAYFA  /  MAKALELER  /  VERGI  /  FİKTİF BİR VERGİ ÜZERİNDE BAŞARILI ÖĞRENCİLERE VAKIF ÜNİVERSİTELERİNİN KAPISI KAPATILIYOR MU?

                                                                                                                                         

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK                                                                                                             

VE DENETİM TİC. LTD. ŞTİ.

 

Dr. Yusuf İLERİ
Yeminli Mali Müşavir
[email protected]
Dünya Gazetesi-13.06.2015

 

FİKTİF BİR VERGİ ÜZERİNDE BAŞARILI ÖĞRENCİLERE VAKIF ÜNİVERSİTELERİNİN KAPISI KAPATILIYOR MU?

Vakıf üniversiteleri eğitim ve öğretim faaliyetine başladıklarından bu yana katma
değer vergisi ile hep sorunları oldu. Başlangıçtaki sorun, katma değer vergisinde muaf olup
olmadıklarına ilişkindi. Bu sorun çok sayıda vergi davasına konu oldu ve Danıştay katında
vakıf üniversitelerinin KDV’ye tabi oldukları yönünde karara bağlandı. Bugün için sorun
başka bir zeminde, hem de bu kez vakıf üniversitelerine ağır bir vergi yükü getirecek şekilde
devam etmektedir. Üstelik bu vergileme, maalesef bu ülkenin en başarılı öğrencileri üzerinden
ve bir istisna hükmü altında gerçekleştirilmektedir. KDV Kanunun 17/2-b maddesinde
“Sosyal amaç taşıyan istisnalar” başlığı altında yer alan “Üniversitelerin ilgili dönemdeki
kapasitesinin %50’sini geçmemek üzere bedelsiz olarak vereceği eğitim ve öğretim
hizmetlerinin katma değer vergisinden istisnasını” öngören düzenlemeden söz etmekteyiz. İlk
bakışta bu hükümden anlaşılan, bursla okutulan öğrencilerden dolayı vakıf üniversiteleri ve
nihai yüklenicisi olan öğrencilerden katma değer vergisi aranmayacağına ilişkin hukuksal bir
güvenliğin sağlandığıdır. Zira vergi hukukunda, verginin konusuna getirilen ayrıcalığa
“istisna” adı verilir. Böyle olunca da istisnanın, önceki duruma göre mükellefe vergisel bir
avantaj sağlaması gerekir. Ne var ki istisna ile tam tersine vakıf üniversiteleri ağır ve fiktif bir
şekilde vergilendirilmek istenmektedir. Zira söz konusu madde hükmü indirim iptalini
getirmektedir. KDV sisteminde indirim iptali demek, istisna edilen işlemlerle ilgili önceden
yüklenilen KDV tutarlarının iptal edilerek vergi dairesine ödenmesi demektir.
İstisnayı getiren irade demek istiyor ki, vakıf üniversitelerinin bedelsiz verdiği eğitim
ve öğretim hizmetinin emsal bedeli üzerinde Kanunun 27 maddesi uyarınca %8 oranında
KDV hesaplanması gerekmekteyken; işte, KDV Kanunun 17/2-b maddesi ile vakıf
üniversiteleri böyle bir vergi yükünden kurtulmuştur. Kazın ayağı öyle değildir. Bir kere 27
inci maddenin burslu öğrenciler için çalıştırılmasının önünde ciddi hukuki engeller vardır,
hatta bu mümkün değildir. Vakıf üniversiteleri bir kısım öğrencileri Yükseköğretim
Kurulunun kararıyla, bir kısmını da kendi iradeleriyle burslu okuturlar. YÖK kararıyla burslu
okutulan öğrencilerin hizmet bedeli YÖK tarafından “sıfır” olarak belirlenmiştir. Sıfır bir
değer olarak vergi matrahıdır. Vakıf üniversiteleri tarafından burs adı altında yapılan
indirimler ise, YÖK Kanunun Ek 9 uncu maddesine göre belirlendiğinden, bu ücretlerin de
emsal bedeli yönünde tenkit edilecek bir yönü yoktur. Diğer taraftan 27 inci madde üzerinde
vakıf üniversitesi aleyhine yapılacak bir tarhiyatın meşruiyet sorunu olacaktır. Zira
Danıştay’ın vakıf üniversitelerinin KDV’ye tabi olduğu yönündeki kararlarında da
vurgulandığı üzere, nihai kertede KDV’nin yüklenicisi öğrencidir. Bu cümleden hareketle
Vakıf üniversitesinin ezcümle YÖK burslu okuttuğu öğrenci adına emsal bedeli üzerinden bir
KDV ödemesi halinde, bu KDV’yi bu öğrenciden hangi hukuki gerekçelerle tahsil edeceği
sorusunun izahı yapılmadan bu öğrenciler için yüklenilen KDV’nin iptali yapılamaz. Vakıf
üniversitelerinin eğitim ve öğretim hizmetinin %8 oranında, bu hizmetler için yüklenilen
KDV’de ise oranın %18’e kadar ulaştığı göz önüne alınırsa vergi yükünün yüzde yüzü aşan
oranda artırılması diğer bir paradokstur.

 

Vergiye tabi olsun vergiden istisna olsun eğitim ve öğretim hizmeti, hizmeti alanın burslu
olup olmadığına göre bölünen, parçalanabilen bir hizmet değildir. Buradan yola çıkan
Maliye Bakanlığı yayımladığı KDV Genel Uygulama Tebliği ile son derece olumlu bir adım
atarak kısmi burslu öğrenciler için yüklenilen KDV’nin tamamının indirim konusu edileceğini
deklere etmiştir. Bu durumda, kala kala tam bursla okutulan yani bu ülkenin en başarılı
evlatları üzerinde vakıf üniversitesini vergilendirme sorunu kalmıştır. Burslu öğrenciler
üzerinden haksız ve ağır bir vergilemeye muhatap kalan vakıf üniversitesi yargı sürecinde de
bir sonuç alamadığı takdirde bunun faturasını bu öğrencilere kesebilir. Bu işin temelinde bir
yasa hükmü olduğu ve burslu öğrenci okuttuğu sürece böyle ağır ve fiktif bir vergi yüküyle
karşılaşacağını gören bir vakıf üniversitesi, meseleyi kökten çözmeye çalışırsa, burslu
öğrenciyi kabul etmesi sorunlu hale gelecektir. Bu ülkenin en kritik sınavlarında zirveyi
yakalamış en başarılı evlatlarının geleceği önündeki bu engelin kaldırılması ülkenin beka
meselesidir.



Yusuf ileri
13-11-2015 10:08:04
Bu yaziyi indirmek için tıklayınız :   DOWNLOAD PDF

Bizi Takip Edin

  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

© 2015 Tüm Hakları Saklıdır Yusuf ileri

HİZMETLERİMİZ

  • » Bağımsız Dış Denetim Hizmetleri
  • » Vergi ve Tasdik Hizmetleri
  • » Mali Danışmanlık Hizmetleri
  • » Diğer Danışmanlık Hizmetleri
  • » Hukuk Danışmanlığı

ADRES

Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
Şişli/İSTANBUL
Yusuf ileri
2019 © Powered by : KETENCEK I.T