Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
+90 212 210 00 33 - 210 55 88
  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

Eurobondların Albenisi ve Vergisel Cazipliği

ANASAYFA  /  MAKALELER  /  VERGI  /  Eurobondların Albenisi ve Vergisel Cazipliği

                                                                                                                                         

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK                                                                                                             

VE DENETİM TİC. LTD. ŞTİ.

 

Dr. Yusuf İleri
Dünya Gazetesi / 31.05.2004

 

EUROBONDLAR'IN ALBENİSİ VE VERGİSEL CAZİPLİĞİ
Ülkemiz borç çevirebilmek ve kamu finansmanı için tekrar tekrar borçlanmayı vergiye
tercih ediyor. Hazine'nin, yurtdışında ihraç ettiği ve yoğun ilgi gördüğünde genellikle
yabancıların "Türkiye'ye güveninin bir göstergesi olarak sunulan Eurobondlar", devlet veya
diğer kurum ve kuruluşların kaynak sağlamak amacıyla kendi ulusal para birimimiz dışında
herhangi bir para birimi cinsinden ihraç ettikleri uzun vadeli tahvillerdir.
Eurobond'un tasarrufçu için birçok nedenle albenisi var. Her şeyden evvel ikinci
piyasaları var, yani alım-satımı kolay. Vade sonunu beklemeden nakde çevrilebilir. Ama onu
son bir yıldır asıl cazip kılan getirisi oldu. Parasını dövizde tutmak isteyen için iyi bir
alternatif. Döviz tevdiat hesapları (DTH) reel olarak kayıpla sonuçlanırken, bugün en düşük
getirili Eurobond dahi kazandırıyor. Dolayısıyla Eurobond DTH'yı beğenmeyenler için iyi bir
seçenek.
Eurobond'un albenisini artıran bir unsur da içeride ihraç edilen devlet tahvillerine göre
daha güvenli görülmeleri. Bu etkinin psikolojik olduğunu, ülke içinde konsolidasyona giden
bir Hazine'nin Eurobondlar'ı da bu kapsama alacağı görüşünü ileri sürenler var. Ancak bu
kâğıtların dış piyasalarda satılması, yabancıların da elinde olması ve kate edildikleri ülkedeki
yasalara tabi olmaları bunları farklı kılıyor. Eurobondlar'ın geri ödenmemesi halinde
Hazine'nin, IMF gibi birçok uluslararası kuruluş ve ülkeyi hesaba alması gerek. Böyle bir
durumda Hazine'nin uzun süre dışarıdan borçlanamayacağı ve sırf bu nedenle böyle bir yola
başvurmaktan kaçınacağı gibi bir inanç var finans piyasalarında.
Hazine'nin bir konsolidasyon halinde vadesi uzakta olan Eurobondlar'a dokunmak
yerine daha yakın vadeli kâğıtları, bunlar ağırlıklı olarak içeride ihraç edilenler, ödememeyi
tercih edeceği düşünülüyor.
Türkiye menkul sermaye iratlarının vergilendirilmesinde yerli-yabancı ayrımı
yapmıyor. Ancak menkul sermaye gelirlerinde, özellikle finans piyasalarına hâkim olan kamu
kâğıtlarından sağlanan gelirlerde büyük vergi muafiyetleri var. Bu yönüyle Türkiye dünyanın
"düşük vergili" ülkeleri arasında yer alıyor.
Eurobondlar'dan ya faiz kazancı ya da vadesinden önce satarak değer artış kazancı
elde edilmekte, Eurobondlar'dan elde edilen faiz kazançları GVK'nun 75/5'inci maddesi
gereği menkul sermaye iradı, elden çıkartılmasından dolayı elde edilen kazançlar ise;
GVK'nun mükerrer 80. maddesine göre, değer artış kazançları sayılıyor sayılmasına ama
vergilendirilmesinde önemli bir istisna var. Bu nedenle de ikili bir uygulama mevcut.
26.07.2001 tarihinden önce ihraç edilmiş olan Eurobondlar'ın faiz gelirleri ile elden
çıkartma dolayısıyla sağlanan kazançların vergilendirilmesi, genel hükümlere tabi. Buna göre
26.07.2001 tarihinden önce ihraç edilmiş bulunan Eurobondları'nı elden çıkartan bir kişi, bu işlemden

dolayı 2004 yılında elde etmiş olduğu değer artış kazancı 14 milyar lirayı geçiyorsa,
GVK'nun 86'ncı maddesi gereği aşan kısmı, değer artış kazancı olarak beyan edecektir.
Buna karşılık GVK'nun geçici 59. maddesi uyarınca 31.12.2006 tarihine kadar
26.07.2001-31.12.2004 tarihleri arasında ihraç edilen devlet tahvilleri ve Hazine bonolarının
faiz gelirleri ve elden çıkarılmasından sağlanan diğer kazançlar toplamının; 2004 yılında 156
milyar 505 milyon 290 bin lirası gelir vergisinden istisna. Ve bu istisna düşüldükten sonra
kalan tutar 14 milyarı aşıyorsa beyan edilecektir. İşte GVK'nun geçici 59. maddesindeki bu
istisna, devlet tahvili niteliğine sahip olan Eurobondlar'ı cazip kılıyor. İstisna sadece gerçek
kişilerce elde edilen kazançlar yönünden geçerli olup, ticari işletmelere ait olan bu tür gelirler
için uygulanmayacak.
Eurobondlar'dan elde edilen faiz veya değer artış kazançları GVK'nun 79. maddesine
göre TC Merkez Bankası döviz alış kuru ile TL'ye çevrilerek beyana esas kazançların tespiti
gerekiyor. Eurobondlar döviz cinsinden düzenlendikleri ve ihraç edildiklerine göre, elde
edilen faizler için GVK'nun 76/2. maddesindeki indirimden faydalanmaları aynı bentteki
parantez içerisindeki hüküm uyarınca mümkün değil. Bunların itfası sırasında oluşan değer
artışları GVK'nun 75/5'inci maddesi gereği irat sayılmamakta. Eurobondlar'dan faiz gelirleri
stopaja tabi tutulmuş menkul sermaye iradı sayılmakta.
Yaklaşık 27 milyar dolar olduğu tahmin edilen Eurobondlar'ın 12,6 milyar dolarlık
kısmının, bir başka deyişle yüzde 46,7’sinin yurtiçindeki yatırımcıların elinde olduğu ileri
sürülüyor. Dolayısıyla Türkiye'de mukim kişilerin Eurobondlar'dan, faiz veya elden çıkarma
sebebiyle sağladıkları kazançları istisna ve indirimleri aşıyorsa, aşan kısmının beyan edilmesi
zorunluluğu vardır.



Yusuf ileri
27-10-2015 12:38:29
Bu yaziyi indirmek için tıklayınız :   DOWNLOAD PDF

Bizi Takip Edin

  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

© 2015 Tüm Hakları Saklıdır Yusuf ileri

HİZMETLERİMİZ

  • » Bağımsız Dış Denetim Hizmetleri
  • » Vergi ve Tasdik Hizmetleri
  • » Mali Danışmanlık Hizmetleri
  • » Diğer Danışmanlık Hizmetleri
  • » Hukuk Danışmanlığı

ADRES

Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
Şişli/İSTANBUL
Yusuf ileri
2019 © Powered by : KETENCEK I.T