Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
+90 212 210 00 33 - 210 55 88
  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

Enflasyon Düzeltmesine Zorunlu Geçiş

ANASAYFA  /  MAKALELER  /  VERGI  /  Enflasyon Düzeltmesine Zorunlu Geçiş

                                                                                                                                         

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK                                                                                                             

VE DENETİM TİC. LTD. ŞTİ.

 

Dr. Yusuf İleri / Haliç Üniversitesi Öğretim Görevlisi
02.03.2014 / Dünya Gazetesi

 

ENFLASYON DÜZELTMESİNE ZORUNLU GEÇİŞ
Enflasyon düzeltmesi, sayısı 586.000 üzerinde olan kurumlar vergisi mükellefi,
1.730.000 civarında gelir vergisi mükellefleri arasından sayısını tespit edemediğimiz bilanço
usulüne göre defter tutan gelir vergisi mükellefi, sayısı 60.000'e yakın SM, SMMM ile YMM
ve ayrıca vergi idaresini doğrudan ilgilendiriyor. Enflasyon düzeltmesine ilişkin Vergi Usul
Kanunu'nda değişiklik yapan 5024 sayılı kanunun amacı, mali tabloların enflasyonun
etkisinden arındırılması suretiyle vergileme üzerindeki enflasyondan kaynaklanan
olumsuzlukları gidermek olarak açıklanmıştır. Ne var ki, mükelleflerin yararına sonuçlar
doğuracağı iddiasını taşıyan bu düzenlemelere, ilk geçici vergi dönemi hariç diğer
dönemlerde uymak zorunluluğu var. Doğrusu bir an için enflasyon düzeltmesiyle
mükelleflerin daha az vergi ödeyeceklerini kabul etsek dahi bu kez de, bir bakıma “zorla
iyilik" yapılması gibi garip bir tablo ortaya çıkıyor. Hâlbuki bu uygulamanın en azından
"isteğe" dönüştürülmesi, bilanço usulüne göre defter tutan önemli sayıda bir mükellef
kesimiyle beraber, vergi idaresi ve meslek mensuplarını büyük oranda rahatlatmış olacak.
Nitekim "genişletilmiş yeniden değerleme" olarak ifade edilen bu sistem öncesindeki
uygulama olan ve bu 5024 sayılı kanunla kaldırılan "yeniden değerleme" müessesesinin
uygulaması da zorunlu olmayıp, isteğe bağlıydı.
Enflasyon düzeltmesiyle ilgili hükümlere göre mükellefler geçici vergi ve hesap
dönemleri sonundaki "fiyat endekslerine" göre mali tablolarını düzeltmeye tabi tutup
tutmayacaklarını belirleyeceklerdir. Bu şartlar, fiyat endeksindeki artışın, içinde bulunulan
dönem dahil son üç hesap döneminde %l00'den ve içinde bulunulan hesap döneminde
%l0'dan fazla olması halinde oluşacaktır.
Enflasyon düzeltmesi uygulaması, her iki şartın birlikte gerçekleşmemesi halinde sona
erecektir. Gerçi ülkemiz uygulamasında enflasyonun hangi yılda ne oranda gerçekleşeceği,
olası krizler ve devalüasyonlar nedeniyle önceden belli olmamakla beraber bu şartlardan
ikincisinin birincisine göre aşılması daha kolay görülmektedir. Çünkü ülkemizde fiyat
endekslerindeki artış 1970 yılındaki yüzde 6,5 dışında o tarihten bu yana hiçbir yıl yüzde
10'un altında gerçekleşmemiştir. Bakanlar Kuruluna enflasyon düzeltmesi uygulamasına
geçişle ilgili "şartları değiştirme yetkisi" verilmiştir.
Bu yetkilerden biri fiyat endeksindeki artışın son üç hesap döneminde %100 oranını
%35'e kadar indirmeye dair yetkidir ki, bu yetki enflasyon düzeltmesi uygulamasına geçişi
kolaylaştırmaktadır. Maalesef iç ve dış dengelere bağlı ekonomik yapımız, son derece kırılgan
olan bu dengelerin bozulmasına bağlı olarak %35 oranını değil üç yıl, bir yıl içerisinde bile
yakalamaya müsaittir. Diğer şart olan fiyat endeksindeki artışın içinde bulunulan hesap
döneminde %l0'dan fazla olması halinin, %25'ten fazlaya çıkarılmasına dair yetkinin kullanılması

halinde ise enflasyon düzeltmesi uygulamasına geçişi zorlaştırmaktadır. Öte
yandan Maliye Bakanlığı, mükellef ve meslek grupları ya da mükelleflerin aktif toplamları ve
ciroları itibariyle hangi tür mali tabloların; enflasyon düzeltmesine tabi tutulup
tutulmayacağını ve geçici vergi dönemlerinde düzeltip düzeltilmeyeceğini belirlemeye yetkili
kılınmıştır. Bize göre enflasyon düzeltmesi uygulamasına geçişi ötelemeye yönelik yetkiler ile
mükellef ve meslek grupları ya da mükelleflerin aktif toplamları ve ciroları itibariyle tespit
etmeye yönelik yetkilerin, faaliyetini ve üretimini sürdürmek için yabancı kaynak kullanmak
zorunda kalan işletmeler ile küçük ve orta boy işletmeler yararına kullanılmasından ulusal
ekonominin yararı vardır.
Belirsizlik zaafı
Öyle görülüyor ki, enflasyon düzeltmesi uygulamasına geçiş, her geçici vergi dönemi
ve hesap dönemleri sonuyla, bu endekslerin açıklanıp yetkilerin kullanılmasına kadar hep
"belirsiz" kalacaktır. İşte, bu belirsizlik ve kuralsızlık, getirilen bu sistemin belki de en zaaflı
tarafıdır.
Enflasyon düzeltmesinin uygulamasıyla ilgili kesin olan tek olgu, 2003 yılı hesap
dönemi sonunda düzenlenen bilançoların her halükarda enflasyon düzeltmesine tabi
tutulacağıdır. Bu husus, 5024 sayılı kanunla VUK'na eklenen geçici 25'inci maddede açık
olarak yer almıştır. Ancak 31.12.2003 tarihli bilançoların düzeltmeye tabi tutulması her ne
kadar yasa gereği zorunluysa da düzeltmenin nasıl yapılacağına dair halen "bilinmeyen"
birçok husus var. Bu bakımdan özellikle Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanacak tebliğler
önem arz ediyor. Buna karşılık enflasyon düzeltmesinin ilk geçici vergi dönemindeki
uygulaması, mükelleflerin isteğine bırakılmıştır. Bu durumda ikinci geçici vergi döneminin
sonu olan 30.6.2004 tarihi "uygulamanın kaderi" için son derece önemli. Şayet uygulamaya
geçilirse, bilgisayar programları, eğitim, defter ve artan kırtasiye için yapılacak harcamalar
dışında enflasyon düzeltmesine ilişkin ilk vergisel sonuçlar o vakit ortaya çıkacaktır. Bu
aşama konunun bütün tarafları (mükellef, vergi idaresi, SM, SMMM, YMM) için "ilginç"
sonuçlar taşımaya adaydır.
İlginç diyoruz, çünkü enflasyon düzeltmesine geçilmeden evvel, tek tek firma ile
sektörel ve ulusal ekonomi düzeyinde neler getirip neler götüreceği konusunda yeterli bir
çalışma yapılmış değildir. Bir zamanlar Maliye Bakanlığını enflasyon düzeltmesine geçişi
erteliyor diye eleştirenler, şimdi de Maliye Bakanlığına fazla yetki verildiği eleştirisini
yapıyorlar. Hâlbuki bu yetkiler Maliye Bakanlığına verilmemiş olsa; nöbetçi eczane gibi,
nöbetçi mahkeme gibi bu kez de yasa yapmak için sürekli hazır bir nöbetçi Meclis'e ihtiyaç
olacak. Maliye Bakanlığı'nın kendisine yapılan bütün eleştirilere karşın uzun yıllar bu sisteme
niçin geçmek istemediği, zamanla uygulama güçlükleri ve maddi yükler ortaya çıkınca
herhalde anlaşılacaktır.



Yusuf ileri
27-10-2015 13:28:26
Bu yaziyi indirmek için tıklayınız :   DOWNLOAD PDF

Bizi Takip Edin

  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

© 2015 Tüm Hakları Saklıdır Yusuf ileri

HİZMETLERİMİZ

  • » Bağımsız Dış Denetim Hizmetleri
  • » Vergi ve Tasdik Hizmetleri
  • » Mali Danışmanlık Hizmetleri
  • » Diğer Danışmanlık Hizmetleri
  • » Hukuk Danışmanlığı

ADRES

Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
Şişli/İSTANBUL
Yusuf ileri
2019 © Powered by : KETENCEK I.T