Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
+90 212 210 00 33 - 210 55 88
  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

Enflasyon Düzeltmesine Göre Amortismana Tabii İktisadi Kıymetler ve Birikmiş Amortismanlar

ANASAYFA  /  MAKALELER  /  VERGI  /  Enflasyon Düzeltmesine Göre Amortismana Tabii İktisadi Kıymetler ve Birikmiş Amortismanlar

                                                                                                                                         

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK                                                                                                             

VE DENETİM TİC. LTD. ŞTİ.

 

Dr. Yusuf İLERİ
Yaklaşım Dergisi / Nisan 2004

 

ENFLASYON DÜZELTMESİNE GÖRE AMORTİSMANA TABİ İKTİSADİ
KIYMETLER VE BİRİKMİŞ AMORTİSMANLAR
I- GİRİŞ
Bilindiği üzere enflasyon düzeltmesinden evvel çeşitli vergi yasalarında işletmelerin
enflasyondan doğan fiktif kârlarını, enflasyon köpüğünü alarak vergilendiren
düzenlemeler yer almıştı. Bunlar, çoğunlukla işletmeye dahil amortismana tabi iktisadi
kıymetlere yönelikti.
Değişikliğe uğramadan evvel ‘’Yeniden Değerleme’’ başlıklı Vergi Usul
Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi ile amortismana tabi kıymetlerin değerleri ve
birikmiş amortismanları güncellenirken, ‘’enflasyon düzeltmesi’’ adı altında 5024
sayılı Kanun (1) ile yapılan değişikliklerle bu hükümler kaldırılarak güncelleştirme
kapsamına parasal olmayan aktif ve pasif kalemleriyle gelir tablosu unsurları
alınmıştır. Bundan hareketle 5024 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikleri yeniden
değerleme muhasebesinin genişletilmiş şekli olarak değerlendiren ve bu yeni
uygulamayı ‘’Genişletilmiş Yeniden Değerleme Muhasebesi’’ olarak adlandıran
görüşler ileri sürülmüştür .(2)
Çalışmamızda öncelikle bu yeni düzenleme ile kaldırılan hükümlerin, konumuz
olan amortismana tabi kıymetlerin değerleme ve vergiye etkileri açısından genel bir
karşılaştırılması yapılacak, daha sonra da bu kıymetler ile birikmiş amortismanlara
ilişkin enflasyon düzeltmesi hükümlerinin izahına çalışılacaktır.
II- ÖNCEKİ HÜKÜMLERLE ENFLASYON DÜZELTMESİ
HÜKÜMLERİNİN GENEL BİR KARŞILAŞTIRILMASI
Enflasyon düzeltmesinin; hukuk, vergi ve muhasebe sistemimizle mali
yaşantımıza girmiş olduğu bu kısa süre uygulamasının zorluk ve belirsizliklerle bir
arada geçeceğini göstermektedir. Çalışmamızın bu bölümünde enflasyon düzeltmesi
adıyla getirilen bu yeni düzenleme ve bu düzenleme ile kaldırılan hükümlerin,
konumuz olan amortismana tabi kıymetlerin değerleme ve vergiye etkileri açısından
şu ana kadar tespit ettiğimiz olgular çerçevesinde genel bir karşılaştırılması
yapılacaktır. Ancak ilerleyen bölümlerde açıklanacağı üzere, amortismana tabi iktisadi
kıymetlere ilişkin enflasyon düzeltmesi bir takım merhalelerden sonra tamamlanacaktır.
Dolayısıyla gerek bu belirsizlikler, gerekse uygulanmasından doğacak olası gelişmeler
nedeniyle, zaman içerisinde burada sıraladıklarımız dışında başka farklılıklar ve
sorunların doğacağı muhakkaktır.

A- UYGULAMAYA GEÇİŞ AÇISINDAN FARKLILIKLAR
5024 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile değişmeden önceki yeniden değerleme adıyla
VUK’nun 298. maddesinde yer alan hükme göre, bilanço usulüne göre defter tutan gelir
ve kurumlar vergisi mükellefleri; akt iflerine dahil amortismana tabi iktisadi kıymetler ve
bu kıymetler üzerinde ayrılmış olup bilançoların pasifinde gösterilen amortismanları, her
hesap sonu itibariyle yeniden değerlemeye tabi tutabilmek imkânı verilmişti. Ancak
iktisadi devlet teşekkülleri hariç bu hükmün uygulaması zorunlu olmayıp, isteğe bağlıydı.
Buna karşılık enflasyon düzeltmesine ilişkin düzenlemelere, ilk geçici vergi
dönemi hariç diğer dönemlerde uymak zorunluluğu var. Doğrusu bir an için enflasyon
düzeltmesiyle mükelleflerin daha az vergi ödeyeceklerinin kabul etsek dahi bu kez de,
bir bakıma zorla iyilik yapılması gibi bir tablo ortaya çıkıyor. Hâlbuki bu uygulamanın
en azından isteğe dönüştürülmesi; bilanço usulüne göre defter tutan önemli sayıda bir
mükellef kesimiyle beraber, vergi idaresi ve meslek mensuplarını büyük oranda
rahatlatmış olacaktır. Çünkü bu düzenlemeler, geniş bir kesimi ilgilendiren, uygulaması
hem zor ve hem de maliyetli olan ve yine bazı kesimlere vergisel yükler getiren
düzenlemeler içermektedir.
B- DÜZELTMEYE TABİ TUTULACAK ATİK’LER VE TUTARLARI
AÇISINDAN FARKLILIKLAR
Eski sisteme göre amortismana tabi iktisadi kıymetler kıymetlerin maliyet
bedellerine eklenmiş bulunan kur farkları ve kredi faizleri, sinema filmleri, alameti
farika hakları, peştamallıklar, ilk tesis ve taazzuv giderleri, organizasyon, etüt ve arama
giderleri ile mahiyetleri ve amortisman süre ve tarzları itibariyle bunlara benzeyen sair
aktif kıymetler yeniden değerleme kapsamına girmiyordu.
Enflasyon düzeltmesinde ise amortismana tabi iktisadi kıymetler, parasal olmayan
kıymetler olarak enflasyon düzeltmesine tabi tutulacaktır. Bu uygulamada iktisadi
kıymetlerin maliyet bedellerine eklenmiş bulunan kur farkları ve kredi faizlerinin bir
kısım tutarları reel olmayan finansman maliyeti adıyla, amortismana tabi iktisadi
kıymetlerin VUK’nun değerleme hükümlerine göre bulunan tutarlarından indirilerek, bu
işlemden sonra bulunan miktarlar düzeltmeye esas alınacaktır.
C- AMORTİSMAN AYIRMA AÇISINDAN FARKLILIKLAR
Enflasyon düzeltmesi öncesi VUK’nun mükerrer 298. maddesine göre yeniden
değerleme yapan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin vergisel avantajı;
değerlemeye tabi tuttukları iktisadi kıymetler için yeni değerleri üzerinden amortisman
ayırmalarıydı. Ancak bina, arsa ve araziler yeni değerleri üzerinden değil; yeniden
değerlemeden önceki değerleri üzerinden amortismana tabi tutulurdu. Böyle olunca
bina, arsa ve araziler için yeniden değerleme yapılsa dahi diğer iktisadi kıymetlerden
farklı olarak bu yeni değerler üzerinden amortisman ayırma ve böylece yeniden değerlemenin

vergisel avantajından faydalanmıyorlardı.
Buna karşılık yeni uygulamada bina, arsa ve araziler enflasyon düzeltmesine tabi
tutularak yeni değerleri üzerinden amortisman ayırabileceklerdir. Ancak boş arsa ve
araziler VUK’nun 314. maddesi uyarınca eskiden olduğu bundan böyle de amortismana
tabi tutulmayacaktır.
D- MALİYET REVİZESİNİN UYGULAMASI YÖNÜNDEN FARKLILIKLAR
GVK’nun 38. maddesi uyarınca; “Mükelleflerin iktisap tarihinden itibaren en az
iki tam yıl süreyle işletmelerinde kayıtlı bulunan gayrimenkul, iştirak hisseleri ve
amortismana tabi diğer iktisadi kıymetleri elden çıkarmaları halinde, bu iktisadi
kıymetlerin maliyet bedeli, bunların elden çıkarıldıkları ay hariç olmak üzere DİE
belirlenen toptan eşya fiyat endeksindeki (TEFE) artış oranında artırılarak kazancın
tespitinde” dikkate alınmaktaydı.
İşletme hesabı esasına göre ticari kazancını tespit eden mükelleflerde bu
uygulamada yararlanıyorlardı. Bu hüküm KVK’nun 13. maddesindeki açık hüküm
uyarınca safi kurum kazancının tespitinde dikkate alınmaktaydı. Burada yapılmak
istenenin arkasındaki düşünce, maliyet revizyonuna konu olan kıymetlerle ilgili
olarak VUK’taki değerleme hükümler inin, bu kıymetlerin satılması halinde oluşacak
fiktif kârları gideremediğidir.(3)
Ne var ki bu hükümler 5024 sayılı Yasayla yürürlükten kaldırılmıştır.
Dolayısıyla gayrimenkul ve amortismana tabi diğer iktisadi kıymetleri elden
çıkarmaları halinde bundan böyle maliyet revizesi yapılamayacaktır. Öte yandan
enflasyon düzeltmesiyle ilgili hükümlere göre mükellefler geçici vergi ve hesap
dönemleri sonundaki “fiyat endekslerine” göre mali tablolarını düzeltmeye tabi
tutup tutmayacaklarını belirleyeceklerdir. Bilindiği üzere geçici vergi dönemleri ya
da normal hesap dönemleri için enflasyon düzeltmesi yapmak ya da yapmamak; hem
fiyat endekslerindeki artışlar hem de Bakanlar Kurulunun yetkisi dahilindeki
yetkilerin kullanılmasına bağlı olarak belli olacaktır. Bu durumda enflasyon
düzeltmesi yapılmayacak dönemlerde, değerleme ve amortisman uygulamaları
VUK’nun enflasyon düzeltmesi öncesi yürürlükte olan hükümlerine göre
yapılacaktır. Enflasyon düzeltmesi yapılacak dönemlerde, düzeltme işlemlerine yeni
düzenleme dayanak oluşturacaktır. Ancak maliyet revizyonuna ilişkin hükümler
yürürlükten kaldırıldığından enflasyon düzeltmesi yapılmayan dönemlerde de
maliyet revizesi yapılamayacaktır. Bu durumda örneğin içerisinde bulunduğumuz
01.01.2003 - 31.03.2003 tarihleri arasındaki ilk geçici vergi döneminde satılan
bir iktisadi kıymet için maliyet revizesi yapılamayacağı için enflasyon sebebiyle
oluşan fiktif kârlar vergilendirilmiş olacaktır.
III- ENFLASYON DÜZELTMESİ SONRASI AMORTİSMANA TABİ
İKTİSADİ KIYMETLER
Düzeltme işlemine konu olan işletmeye dahil amortismana tabi iktisadi kıymetlerin, işletme

ile aidiyetinin tevsiki zorunludur. Bu hazırlık evresine müteakip
4 (dört) adımın izlenmesiyle gerçekleştirilecektir.
A- ATİK’LER PARASAL OLMAYAN KIYMET OLARAK İFADE
EDİLMİŞTİR
Bilindiği üzere enflasyon düzeltmesi yapabilmek için mali tablolarda yer alan
kıymetlerden hangilerinin parasal hangilerinin parasal olmayan kıymet olduğunu
tespit etmek gerekmektedir. Parasal kıymetlerin (parasal varlıklar ve parasal
kaynakların) enflasyon düzeltmesine tabi tutulmasına gerek yoktur. Mali tablonun
enflasyonun etkilerinden arındırılması için, parasal olmayan kıymetlerin (parasal
olmayan varlıklar ve parasal olmayan kaynakların) enflasyon düzeltmesine tabi
tutulması gerekir. VUK’nun Mükerrer 298. maddesi uyarınca Maliye Bakanlığı,
enflasyon düzeltmesine tabi tutulacak parasal olmayan kıymetleri belirlemeye yetkili
kılınmıştır. Maliye Bakanlığı tarafından yayınlanan 328 Seri No.lu VUK Genel
Tebliğinde (4) enflasyon düzeltmesine tabi tutulacak parasal olmayan kıymetler,
Tekdüzen hesap planında yer alan defter-i kebir hesabı düzeyinde belirlenmiştir.
Böylece incelememize konu olan amortismana tabi iktisadi kıymetler, parasal
almayan kıymetler olarak belirlendikleri için enflasyon düzeltmesine tabi tutulacaktır.
B- BU KIYMETLERİN ENFLASYON DÜZELTMESİNDE
DİKKATE ALINACAK TUTARLARI BULUNACAKTIR
Bu işlem iki aşamada tamamlanacaktır.
1- Defterlere Kayıt Tarihi
Birinci aşamada, amortismana tabi iktisadi kıymetlerin enflasyon düzeltmesinde
dikkate alınacak tutarları bulunacaktır. Amortismana tabi iktisadi kıymetler olan;
maddi duran varlıklar ve bu varlıkları oluşturan unsurlar, maddi olmayan duran
varlıklar ve bu varlıkları oluşturan unsurlar, özel tükenmeye tabi varlıklar ve bu
varlıkları oluşturan unsurlar, hakl ar ve şerefiyeler için; defterlere kayıt tarihi esas
alınacaktır. Bunlara mahsuben verilen veya alınan parasal olmayan avanslarda,
ödeme veya tahsil tarihinden mahsup tarihine kadar düzeltilecektir.
Kuşkusuz deftere kayıt tarihi, aktifleştirme tarihinde farklı olabilir. Gerek
yasada gerekse 328 Seri No.lu VUK Genel Tebliği’nde bu durumda hangi tarihin
esas alınacağına dair bir hüküm veya açıklama bulunmamaktadır. Ancak SPK
tarafından yayınlanan Seri: XI 20 No.lu Tebliğin 10. maddesinde, imal ve inşa
edilen varlıkların düzeltme işlemine tabı tutulmasında, aktifleştirme tarihi farklı ise,
aktifleştirme tarihi değil, varlığın maliyetine dahil edilen unsurlarının aktife ilk giriş
tarihi dikkate alınmaktadır. (5) Bu düzenlemeden hareketle VUK hükümlerine göre
yapılacak düzeltmede de aynı esasların uygulanacağı kanaatine varmak mümkündür.
Bilindiği üzere enflasyon düzeltmesinin amacı, paranın satın alma gücündeki
değişmeler nedeniyle gerçek durumu ifade edemeyen mali tabloların, gerçek durumu
ifade eder hale gelmelerini sağlamak üzere düzeltme işlemine tabi tutulması olarak
ifade edilmiştir. (6) Böyle olunca defterlere kayıt tarihinin enflasyon düzeltmesine
esas alınması bu amaçla pek örtüşmemektedir. Zira bir iktisadi kıymet, fatura
tarihinde ve işletmeye giriş tarihinden çok sonra defterlere kayıt edilmiş olabilir. Ancak,

anlaşılıyor ki iktisadi kıymetin işletmeye girişine ait fatura ve benzeri
belgeye ulaşmanın zorluğu düşünüldüğü için defterlere kayıt tarihi esas alınmıştır.
Enflasyon düzeltmesi uygulamasında sağlıklı sonuç parasal olmayan kıymetlerin
doğum tarihi olarak kabul edilen defterlere kayıt tarihlerinin doğru olarak
belirlenmesine bağlıdır. Çünkü düzeltme katsayılarının hesaplanmasında hareket
noktası bu tarihlerdir. Kullanılacak düzeltme katsayılarının belirlenmesinde esas
alınacak tarihler Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan 328 Seri No.lu VUK
Genel Tebliği’nde ayrıntılı bir şekilde belirlenmiştir.
2- Vergi Usul Kanunu’nun Değerleme Hükümlerine Göre Bulunan
Tutarlardan Düşülecek Değerler
Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin defterlere kayıt tarihlerinin tespiti
yeterli değildir. Sonraki yıllar itibariyle gösterdiği değişmelerin de saptanması
gerekir. İkinci adımın ikinci aşaması bir arındırma işlemidir. İşte bu aşamayı
meşakkatli kılan bir husus da, bu kıymetlerin enflasyon düzeltmesinde dikkate
alınacak tutarları belirlenirken bir kısım değerlerin, VUK’nun değerleme
hükümlerine göre bulunan tutarlarından düşülmesi ve bu işlemden sonra bulunan
tutarların düzeltmeye esas alınmasıdır. Düzeltmeye esas alınacak tutara ulaşılırken
düşülmesi gereken bu değerler; reel olmayan finansman maliyetleri, 01.01.2004
tarihinden önce ayrılmış ve öz sermayeye ilave edilmiş değer artış fonu gibi fonlar ile
maliyet artış fonlarıdır.
Aşağıda verilen örneğe göre binanın giriş değeri 1.000.000 lira, yeniden
değerleme sonucu ulaştığı değer ise 41.164. 691 liradır. Bu binanın iktisabında
aktifleştirilmiş finansman gideri olmadığı varsayılmıştır. Bu nedenle reel olmayan
finansman maliyetleri söz konusu değildir. Bu durumda binanın giriş değeri
1.000.000 lira enflasyon düzeltmesine esas alınacaktır.
C- BULUNAN BU TUTARLAR AİT OLDUKLARI DÜZELTME
KATSAYILARIYLA ÇARPILACAKTIR
Bulunan bu tutarlar ait oldukları düzeltme katsayılarıyla çarpılacaktır. Sağlıklı bir
endeksleme yapabilmek için kullanılacak endekslerin bilançoda mevcut kalemlerin
işletmeye girişine ilişkin tüm yılları kapsaması gerekmektedir. Düzeltme işlemi, Türkiye
geneli için hesaplanan toptan eşya fiyatları genel endeksi göz önünde bulundurularak
Maliye Bakanlığımızca saptanmış olan ve 328 Seri No.lu VUK Genel Tebliği ekinde
yayımlanmış düzeltme katsayıları kullanılarak yapılacaktır.
Özellikle maddi duran varlıkların enflasyon düzeltmesine tabi tutulmasında
karşılaşılan en önemli sorun bazı varlıkların işletmeye dahil olduğu tarih ya da yaşının
saptanmasında yaşanmaktadır. Bu sorun daha çok kuruluşu çok eskiye dayanan
işletmelerde yaşanmaktadır. Bunun yanında varlığın işletmeye dahil olduğu tarih belirlense
de o tarihlere ait fiyat endekslerine ulaşmada da sorunlar yaşanmaktadır. (7)Bu bakımdan
VUK’nun geçici 23. maddesinde düzeltme işleminin 1970 yılından itibaren yapı lacağı
benimsenmiştir. Bu yıldan önce hesaplara giren kıymetler 1970 yılında girmiş kabul
edilerek bu yılın Ocak ayına ilişkin düzeltme katsayısı ile düzeltilecektir. SPK tarafından yayınlanan

Seri: XI 20 No.lu Tebliğin 27.maddesinde de bu tarih 1976 yılı olarak
belirtilmiştir.
D- İKTİSADİ KIYMETLERİN ENFLASYON DÜZELTMESİNDE SON ADIM
BİLANÇONUN DÜZELTİLMİŞ DEÖERLER İLE İFADE EDİLMESİDİR
Parasal olmayan kıymetler düzeltilmiş değerleriyle, parasal kıymetler ise
düzeltmeye tabi tutulmaksızın mali tabloda gösteri lecektir.
Konuyu bir örnekle açıklamaya çalışalım. Hesap dönemi takvim yılı olan ve
kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan (F) Limited Şirketi; Şubat 1995’te 1 milyon
TL’ye satın aldığı, ve yeniden değerleme yaptığı binası için 31.12.2003 tarihli
bilançosunda görünen birikmiş amortismanları aşağıdaki gibi düzeltecektir
(Amortisman oranının %4 olduğu ve normal amortisman usulünün kullanıldığı
varsayılmıştır). Bu örnekte reel olmayan finansman maliyetleri ihmal edilmiştir.
Söz konusu bina ile ilgili olarak 1995-2003 yılları için aşağıdaki gibi bir tablo
düzenlemek mümkündür.

 

Yeniden Değerleme Oranı %

Yeniden Değerlenmiş Bina Maliyeti Cari Yıl Amortisman Gideri Birikmiş Amortisman Değer Artış Fonu
1995 99,5 1.000.000 40.000 40.000  
1996 72,80 1.728.000 40.000 80.000 728.000
1997 80,40 3.117.312 40.000 120.000 1.389.312
1998 77,80 5.542.581 40.000 160.000 2.425.269
1999 52,10 8.430.265 40.000 200.000 2.887.685
2000 56,00 13.151.214 40.000 240.000 4.720.949
2001 53,20 20.1 47.660 40.000 280.000 6.996.946
2002 59,00 32.034.779 40.000 320.000 11.887.119
2003 28,50 41.164.691 40.000 360.000 9.129.912

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Buna göre (F) Limited Şirketi’nin 31.12.2003 tarihli bilançosunda söz konusu
binanın değeri 1.164.691 TL, birikmiş amortismanı da 360.000 TL olarak
görünecektir.
31.12.2003 tarihli bilançoda görünen binanın düzeltilmesi , aşağıdaki adımların
gerçekleştirilmesi yoluyla yapılacaktır.
Birinci adım amortismana tabi tutulmuş olan binanın 31.12.2003 tarihli bilançoda görünen değerini düzeltmektir.

Bu da sırasıyla aşağıdaki adımların
gerçekleştirilmesi ile olur.
1- Düzeltmeye esas tarih vasıtasıyla düzeltme katsayısı bulunur.
Bina aktife, Şubat 1995’te girdiğine göre Tebliğe ekli listeden Şubat 1995’e
ait düzeltme katsayısı bulunur. Listeye göre söz konusu aya ait düzeltme katsayısı
46,42830’dur.
2- Düzeltme katsayısının uygulanacağı düzeltmeye esas tutar bulunur. Söz konusu
bina için düzeltmeye esas tutar 1 milyon TL’dir.
.
3- Binanın düzeltilmiş değeri bulunur.
Düzeltme katsayısının düzeltmeye esas tutar ile çarpılması suretiyle bulunan
düzeltilmiş rakamlar aşağıdaki gibi olur:
Düzeltilmiş Bina Değeri = 46,42830 x 1.000.000 = 46.428.300 TL.
İkinci adım binanın değerinde düzeltme sonrasında ortaya çıkan artış oranını
bulmaktır. Artış Tutarı = 46.428.300 - 41.164.691 = 5.263.609 TL. Artış Oranı =
%12,8
IV- ENFLASYON DÜZELTMESİNE GÖRE BİRİKMİŞ
AMORTİSMANLAR
Bilindiği üzere enflasyon düzeltmesine ilişkin 5024 sayılı Kanun ikili bir
yaklaşım getiri yor: Buna göre; a- Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298.
maddesinde, süreklilik arz eden ve düzeltme işlemine ilişkin ana esasların
belirlendiği hükümler, b- Kanun’un geçici 25. maddesinde, 31.12.2003 tarihli mali
tabloların düzeltilmesine ilişkin hükümler yer almıştır. Ancak birikmiş
amortismanlarla ilgili olarak mükerrer 298. madde ile geçici 25. maddenin
hükümleri kelime kelime aynıdır. Bu her iki maddede de; Birikmiş amortismanlar,
ait oldukları kıymetin bilanço tarihindeki değerinde düzeltme sonrasında ortaya
çıkan artış oranı dikkate alınarak düzeltilir, hükmü yer almıştır. Bu hükümden
anlaşılacağı üzere birikmiş amortismanlar için farklı bir düzeltme prosedürü
öngörülmüştür.
Tebliğ ekinde yer alan listede de belirtildiği üzere amortismana tabi iktisadi
kıymetler için ayrılmış olan birikmiş amortismanlar parasal olmayan kıymet
mahiyetindedir ve enflasyon düzeltmesine tabi tutulacaklardır. Buna göre
31.12.2003 tarihli bilançoda yer alan birikmiş amortismanların düzeltilmesi
işleminde, düzeltmeye esas tarih ve düzeltme katsayısı gibi ölçütler dikkate
alınmayacaktır.
Yukarıda da izahına çalışıldığı üzere birikmiş amortismanlar ait oldukları kıymetin bilanço tarihindeki

değerinde düzeltme sonrasında ortaya çıkan artış oranı
dikkate alınarak düzeltilir. Örneğimizde birikmiş amortismanların ait olduğu binanın
bilanço tarihindeki değerinde düzeltme sonrasında ortaya çıkan artış oranı %12,8
olarak hesaplanmıştır. Düzeltilmiş birikmiş amortisman tutarı 360.000 x 1,128 =
406.080 TL olarak tespit edilecektir.
V- SONUÇ
- 5024 sayılı kanunla değişmeden önceki yeniden değerleme uygulaması
zorunlu olmayıp, isteğe bağlıydı. Buna karşılık enflasyon düzeltmesine ilişkin
düzenlemelere, ilk geçici vergi dönemi hariç diğer dönemlerde koşulların oluşması
kaydıyla uymak zorunluluğu var.
- Enflasyon düzeltmesi öncesi bina, arsa ve araziler yeni değerleri üzerinden
değil; yeniden değerlemeden önceki değerleri üzerinden amortismana tabi
tutuldukları için değerleme sonucu oluşan rakamlar üzerinde amortisman ayırmak
mümkün değildir. Yeni uygulamada bina, arsa ve araziler enflasyon düzeltmesine
tabi tutularak yeni değerleri üzerinden amortisman ayırabileceklerdir.
- Maliyet revizyonuna ilişkin hükümler yürürlükte kaldırıldığından enflasyon
düzeltmesi yapılmayan dönemlerde maliyet revizesi yapılamayacaktır. Bu durumda
enflasyon sebebiyle oluşan fıktif kârlar vergilendirilmiş olacaktır.
- Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin enflasyon düzeltmesine ilişkin işlemleri,
hazırlık evresi ve buna müteakip 4 (dört) adımın izlenmesiyle gerçekleştirilecektir.
-Amortismana tabi iktisadi kıymetler için defterlere kayıt tarihinin enflasyon
düzeltmesine esas alınması, bu düzenlemelerin amacıyla örtüşmemektedir. Ancak öyle
anlaşılıyor ki iktisadi kıymetin işletmeye girişine ait fatura ve benzeri belgeye ulaşmanın
zorluğu düşünüldüğü için bu belgeler değil, iktisadi kıymetin defterlere kayıt tarihi esas
alınmıştır.
- Birikmiş amortismanlar için farklı bir düzeltme prosedürü öngörülmüştür. Buna
göre birikmiş amortismanlar ait oldukları kıymetin bilanço tarihi ndeki değerinde düzeltme
sonrasında ortaya çıkan artış oranı dikkate alınarak düzeltilir.

 

Dr., Haliç Üniversitesi Öğretim Görevlisi
(1) 30.12.2003 tarih ve 25332 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmıştır.
(2) Recep PEKDEMİR, Enflasyon Düzeltmesi Ankara 2004: TÜRMOB Yayınları, s.22
(3) Denetim İlke ve Esasları, Maliye Hesap Uzmanları, istanbul-1996, s.281
(4) 28.02 2004 tarih ve 25387 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(5) 28.11.2001 tarih ve 24597 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(6) 328 Seri No.lu Vergi Usul Genel Tebliği
(7) Süleyman YÜKÇÜ - Serdar ÖZKAN, Enflasyon Muhasebesi, Yaklaşım Yayınları, Ankara-2003, s.39

 



Yusuf ileri
27-10-2015 13:01:29
Bu yaziyi indirmek için tıklayınız :   DOWNLOAD PDF

Bizi Takip Edin

  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

© 2015 Tüm Hakları Saklıdır Yusuf ileri

HİZMETLERİMİZ

  • » Bağımsız Dış Denetim Hizmetleri
  • » Vergi ve Tasdik Hizmetleri
  • » Mali Danışmanlık Hizmetleri
  • » Diğer Danışmanlık Hizmetleri
  • » Hukuk Danışmanlığı

ADRES

Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
Şişli/İSTANBUL
Yusuf ileri
2019 © Powered by : KETENCEK I.T