Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
+90 212 210 00 33 - 210 55 88
  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

Amortismana Dönüşen Yatırım İndirimi

ANASAYFA  /  MAKALELER  /  VERGI  /  Amortismana Dönüşen Yatırım İndirimi

                                                                                                                                         

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK                                                                                                             

VE DENETİM TİC. LTD. ŞTİ.

 

Dr. Yusuf İLERİ
Haliç Üniversitesi Öğretim Görevlisi
Dünya Gazetesi - 14.08.2003

 

AMORTİSMANA DÖNÜŞEN YATIRIM İNDİRİMİ
Vergi yasalarındaki değişikler yaşantımızın mutat ve olağan bir parçası haline geldi.
Değişiklikler birbirini izliyor. Bütün bu düzenlemelerde; şeffaflık ve güçlü ekonomi için
yapısal reformlar ortak söylem. Ne var ki bir de-regülasyondur sürüp gidiyor. Peki, bunlar
ulusal bir inisiyatifle mi yani ulusal ekonominin bir ihtiyacı olarak mı yoksa "kredi alma
koşullarının" gereği olarak mı gerçekleşiyor? Analize, bu yazının -yayımlandığında eğer
halen koruyorsa- yazıldığı sırada en son değişiklik olan 2482 sayılı kanunla başlayalım.
Bu kanunun ilk maddesiyle, 1963 yılından bu yana, GVK'nun Ek 1-6 maddelerinde
yer alan yatırım indirimi kaldırılan GVK'nun 19’uncu maddesinde yeniden düzenleniyor. Bu
yeni düzenlemeyi incelediğimizde gözümüze çarpan ilk özellikler; teşvik belgesi alınması
zorunluluğunun kaldırılarak formalitelerin azaltıldığı ve uygulamasının kolaylaştırıldığı,
yatırım indiriminin yapılabilmesi için gerekli olan asgari yatırım tutarı sınırının kaldırılarak
küçük yatırımların kapsanmak istendiği, stopaj uygulamasına son verilerek yatırımlar
üzerindeki mali yüklerin indirildiği, madde sayısının altı iken bire indirilerek basitleştirildiği
şeklinde olumlu bir görünüm ise de, konu ayrıntılı bir analize tabi tutulduğunda görülmektedir
ki; aksine, yatırım indirimi istisnası teşvik müessesi olmaktan çıkarılmış ve amortismana tabi
bazı iktisadi kıymetler için bir defaya mahsus amortisman indirimine olanak sağlamaktan
gayri kıymet-i harbiyesi kalmayan sıradan bir yapıya dönüştürülmüştür. Şöyle ki; (1) Yatırım
indiriminden faydalanmayacaklar sayılmak suretiyle kapsamı daraltılmıştır. (2) Daha evvel
mükelleflerin faaliyetlerinde kullanmak üzere satın aldıkları veya imal ettikleri amortismana
tabi iktisadi kıymetler ve bunların maliyet bedellerinin tamamı vergi matrahında indirilmekte
iken ve hatta bu oranın bazı durumlarda yükseltilmesi mümkün iken, indirim bu kez %40
oranıyla sınırlandırılmıştır. (3) Eski düzenlemede yurt dışında kullanılmış olsa dahi Hazine
Müsteşarlığı’nca uygun görülen makine ve tesislerin ithali halinde, bu aktif kıymetler yatırım
indirimi kapsamı içindeydi. Türkiye sanayiine herhangi bir nitelik getirmeyen, teknik bir
aşama sağlamayan, üretimi yükseltici ve rekabet edici bir gelişme yaratmayan ve üstelik dış
ticaret açığını körükleyen bu kullanılmış makine ve tesisat; bu kez yüzer havuzlar ve on iki
yaşından küçük gemilerle sınırlandırılmıştır. (4) Yatırım indirimiyle sektörel bazda özendirici
roller ve uygulamalar yapmaya imkân veren hükümler kaldırılmıştır. Böylece bundan böyle
bu müesseseyle; üretimi genişletmeye, verimi arttırmaya, ihracatı geliştirmeye, tarıma, bilim
ve teknik araştırmalara veya kalkınma planları ve yıllık programlarda belirtilen başkaca
alanlara yönelik yatırımları korumak ve teşvik etmek mümkün olamayacaktır. Hâlbuki ulusal
bir ekonominin sanayileşerek üretimini çeşitlemesi için, daha önce sanayileşmiş ülkelerin
rekabetinden korunması ve bunu sağlamak için de özellikli sektörlere ve stratejik alanlara
teşvikler yapması olmazsa olmazdır. (5) Aynı şekilde bölgesel olarak farklı yatırım indirimi imkânı sağlayan

düzenlemeler de kaldırıldığı için bundan böyle bölgesel farklılıkları
giderecek uygulamalar mümkün olamayacaktır. Bu durumda ülkemizde zaten var olan
bölgeler arası eşitsizlikler artarak keskinleşecektir. (6) Peşin indirim olarak bilinen öngörülen
yatırım harcamalarının cari dönem vergi matrahından düşürülmesini sağlayan uygulamanın
kaldırılması, ilk bakışta olumsuz bir değişiklik gibi görünüyor ise de; gerek ülkemizde bir
süredir devam eden bunalım ekonomisi ve gerekse başta imar olmak üzere çeşitli mevzuat
değişiklikleri ve idari uygulamalar sonucu yatırımlar öngörüldüğü gibi gerçekleşmediğine ve
bu ortam ve iklim değiştirilemediğine göre; bu değişiklikle mükellefler bundan böyle
öngörüde bulunmayacaklarından hiç olmazsa yanılgıya ve dolayısıyla cezalı duruma
düşmeyeceklerdir. (7) Yurt dışındaki yatırımlarda kullanılmak üzere alınan iktisadi kıymetler
ve daha da önemlisi bu iktisadi kıymetlerin yerli ya da ithal olup olmadığına bakılmaksızın
yatırım indirimi istisnasından faydalanma imkânı getirilmiştir. Doğrusu ülke içinde yatırım
seviyesinin en alt düzeye, istihdam sorununun ise zirveye ulaştığı bir dönemden geçerken,
üstelik dış kaynak ve yabancı sermayeye olan ihtiyaç bariz iken, başka ülkelerdeki
yatırımlarda kullanılacak iktisadi kıymetlere, bu ülkeler tarafından sağlanması gereken
imkânları ülkemizi kaynak kaybına uğrayacak şekilde yapmamız pek anlaşılır olmasa gerek.
(8) Petrol kanunu ve Maden kanununa göre yürütülen arama ve sondaj faaliyetleri için yapılan
harcamaların tamamının yatırım indirimi istisnasından faydalanması ise, tekel niteliğindeki bu
kuruluşlara ait harcamaların ülke kaynaklarıyla finans edilmesini amaçlayan bir ayrıcalıktır.
20. yüzyılın sonları telekomünikasyon, bilgisayar teknolojisi ve üretim
mühendisliğinde büyük bir ilerlemeye tanık oldu. Bu ileri teknolojik yenilikleri, küresel
kapitalizm koşullarında, şirketlerin tüm dünyayı denetim altına almalarını sağlayan güçlü bir
araca, aşırı bir üretime ve üretimden kopuk trilyonlarca dolarlık spekülatif fonların
oluşmasına sebebiyet verdi. Bu bağlamda dünya üretiminin ve ticaretinin uluslararası bankalar
ve ulus ötesi şirketler yararına düzenlenmesini denetlemek üzere oluşturulan küresel
kuruluşlar, ulusal ekonomilerin yeniden yapılanma sürecinde önemli rol oynuyor. Özelde
yatırım indirimi ve genelde teşvik mevzuatındaki değişiklikler IMF’ye verilen niyet
mektupları ile AB komisyonunun Türkiye hakkında verdiği ilerleme raporlarının ortak
söylemidir. Aşırı üretim sonucu oluşan bu muazzam stokların eritilmesinin yolu, gelişmekte
olan ülkelerin tüketim düzeyinde bu ekonomilere eklemlenmelerine bağlıdır. Bunun için de
neo-klasik serbest dış ticaret vasıtasıyla açık pazara dönüştürülen ülkemizde yatırım ve üretim
üzerindeki teşviklerin kaldırılması kısacası ihracata dönük üretim dışında iç pazar için üretim
yapmamamız isteniyor.



Yusuf ileri
27-10-2015 13:59:09
Bu yaziyi indirmek için tıklayınız :   DOWNLOAD PDF

Bizi Takip Edin

  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Google Plus

© 2015 Tüm Hakları Saklıdır Yusuf ileri

HİZMETLERİMİZ

  • » Bağımsız Dış Denetim Hizmetleri
  • » Vergi ve Tasdik Hizmetleri
  • » Mali Danışmanlık Hizmetleri
  • » Diğer Danışmanlık Hizmetleri
  • » Hukuk Danışmanlığı

ADRES

Kaptanpaşa Mah. Darülaceze Cad. Bilaş İş Mrk. B Blok No:33 K:3 D:43 Okmeydanı
Şişli/İSTANBUL
Yusuf ileri
2019 © Powered by : KETENCEK I.T